Düşünme yetisini kaybetmiş bir toplum

Öğrenim hayatımızda gördüğümüz derslerde aklımıza kalan nedir diye sorsak herhalde hemen herkesin üzerinde mutabık olacağı hususlardan biri de

07 Ekim 2019 Pazartesi 15:14
Düşünme yetisini kaybetmiş bir toplum

Öğrenim hayatımızda gördüğümüz derslerde aklımıza kalan nedir diye sorsak herhalde hemen herkesin üzerinde mutabık olacağı hususlardan biri de “insan düşünen hayvandır” cümlesidir. Bu sözle söylenmek istenen “İnsan da hayvanlar gibi doğar, yaşar ve sonunda ölür, yaşamını devam ettirmek için beslenir neslini devam ettirmek için çiftleşir. Aradaki fark ise hayvanlar tüm faaliyetlerini içgüdüsel olarak seçimsiz yaparken insan davranışlarında seçme hakkına sahiptir” olsa gerektir.

Malum olduğu üzere kutsal kitabın ilk ayeti “oku” emridir. Ancak bu emrin muhatabı olan peygamber ümmi yani okuma yazma bilmeyen bir kişidir. Bu bakımdan buradaki oku emrinden kasıt çoğumuzun sandığı gibi okuma yazma öğrenmek ve tahsil görmek değil “düşünmek, idrak etmek, muhakeme etmektir.” Allah akıl fikir versin derler ya aslında burada kastedilen de verilen aklı kullanmak yani düşünmektir. Bugün ülkede okuma yazma oranının yüzde 97’lerde olduğu dikkate alındığında neredeyse hepimizin “okuduğu ve okuma bildiği” ortadadır. Oysa bugün gelinen noktada toplumdaki bireylerin çoğunluğunun; düşünmeyen, sorgulamayan, çelişkili tutum ve davranışlar içinde olması “okuyanların” aslında o kadar çok olmadığını gösteriyor.

Düşünün ki; toplumun neredeyse tamamının doğumundan önce imzalanan ve hiçbir imzacısı hayatta olmayan Lozan anlaşmasında gizli maddeler olduğuna, Türkiye’de çok zengin petrol yatakları olmasına karşın çıkarılmadığına, her kötü şeyi yapanların dış güçler olduğuna, hoşlanmadığı herkesin birilerinin ajanı/adamı olduğuna, sevdiği kişi görevi bırakırsa ülkenin batacağına inanan kişiler var. Dahası bugün ak dediğine yarın kara diyen, sorgulamadan itaat eden, önder gördüğü kişinin her yanlışını doğrulamak için çaba gösteren, sıradan bir fani olan liderine adeta kutsal bir varlık gibi tapan, onun her günahına her suçuna her kabahatine kılıf uyduran, kendi başına geldiğinde şiddetle kınadığı olayları başkası için şiddetle dileyenlerin, ülkede olan kötü şeylerden on yedi yıldır tek başına iktidar olanları değil 1950’den bu yana tek başına iktidar olamamış muhalefeti sorumlu tutanların ezici çoğunlukta olduğu bir toplumda yaşıyoruz.

Sanmayın ki “düşünmeyenler” sadece belli görüş ve zihniyette olanlardır. Parti veya başka şeyler bu konuda ayırt edici değil ve maalesef ki bu husus neredeyse toplumda ortak özellik. Gruptan gruba konudan konuya elbette farklılıklar olması mümkün ancak oradaki farkı belirleyen de öznellik ve hakkaniyetten ziyade menfaat ilişkileri veya aidiyet duygusu. Yani; benim hırsızım iyidir seninki kötü, benim zulmüm iyidir seninki kötü, ben çalınca iyidir sen çalınca kötü, benim ki evlat seninki karga yavrusu kısacası benimki can seninki patlıcan yani hak değil ben merkezli bir düşünce hakim.

Atatürk’ün hedef gösterdiği ancak yüzyıl geçmesine karşın halen ulaşamadığımız “muasır medeniyet”in temeli ifade ve düşünce özgürlüğüdür. Ancak düşünmek yerine aklını fikrini hep başkasına ipotek etmeye hazır bir toplum olmaktan kurtulamadık. Düşünmediğimiz gibi düşünenden nefret eden düşünenleri hep düşman gören bir sisteme sahip olduk. Ceza Kanunun düşünceyi suç sayan meşhur 141, 142 ve 163. maddelerini ancak 1991 yılında kaldırabilmiş olsak da 2011 yılında dile getirilen “bazı kitaplar bombadan daha tehlikelidir” söylemi değişmesi gerekenin mevzuat değil zihniyet olduğunu gösterdi.

Netice olarak insanı hayvandan ayıran düşünceyse insanı insandan ayıran da düşünmenin somut sonucu ve göstergesi olan sorgulamadır. Sorgulamadan inanmak, kabul etmek, inanmak insan olmayla örtüşmez. İnsana sonuçları kutsamak değil sebepleri tartışmak, anlamak; başkasının peşinden gitmek yerine kendi yolunu çizmek; her söylenileni kabul etmek yerine sorgulamak yaraşır. Velhasıl sorgulamamaya, düşünmemeye devam eden bireylerden oluşan bir toplum olduğu yerde dahi durmaz gerisin geri gitmeye ve düşünenlerin kölesi olmaya başlar.

Son Güncelleme: 07.10.2019 15:14
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.