CHP'den 'BAE ve Varlık Fonu' uyarısı: Çok sıkıntılı bir durum

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, BAE'nin Türkiye'ye yatırım için 10 milyar dolar ayırdığının açıklanmasına dikkat çekerek konunun Varlık Fonu'nu da kapsayabileceğine işaret etti.

Gündem 25.11.2021, 17:38
CHP'den 'BAE ve Varlık Fonu' uyarısı: Çok sıkıntılı bir durum

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Faik Öztrak'ın başkanlığındaki Ekonomi Masası, OSTİM Sanayi Bölgesi Müdürlüğü'nde Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, yönetim kurulu üyeleri, sanayiciler, iş insanları ve üreticilerle bir araya geldi. 

OSTİM OSB Bölge Müdürlüğü'nü ziyaret eden Öztrak'ın başkanlığındaki Ekonomi Masası heyetinde, CHP Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık, CHP İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi, CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım, CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, CHP İzmir Milletvekili Bedri Serter yer aldı. Heyete, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da eşlik etti.

Faik Öztrak, burada sanayicilere bir sunum yaptı. Öztrak sunumda Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Türkiye'ye 10 milyar dolarlık yatırım fonu açmasına ilişkin, "Merkez Bankası Başkanı ‘Ben artık enflasyona değil, çekirdek enflasyona bakacağım’ dediğinde, Varlık Fonu’nun dolar cinsinden değeri 34,5 milyar dolardı. O günden bugüne dolar hızla değer kaybetti. Bugün Varlık Fonu’ndaki varlıklarımızın değeri 23,5 milyar dolara düştü. Yani Abu Dabi’den gelen para, neredeyse yarısını satın alabilecek duruma geldi" dedi. Öztrak, BAE ile yapılan anlaşmaların ilgili boyutunu "çok sıkıntılı" olarak niteledi.

Öztrak’ın sunumundan öne çıkan başlıklar şöyle

ÜRETİCİ KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMİYORSA ÜRETMİYOR

“Biraz önce ‘Çözüm dinlemek isteriz’ dediler. Haklılar, çözümü önerebilmemiz için doğru da tespit yapmamız lazım. Dolasıyla bizim yaptıklarımızı eleştiriden çok tespit olarak değerlendirirseniz, o tespitler çerçevesinde bakarsanız, biz bu yoğurdu nasıl yiyeceğiz iktidara geldiğimizde, sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bugün içinde olduğumuz durum, bizce bir buhran. Üretmeden, borçlanarak büyüme modeli iflas etti. İkinci önemli sıkıntı, devlette uzunca bir süredir bir yönetim krizi yaşıyoruz. O ne zaman başladı, 2014 yılında ilk defa seçilecek olan cumhurbaşkanının ‘Ben, bundan önceki cumhurbaşkanları gibi olmayacağım’ demesiyle birlikte başladı. Ondan sonraki süreçte hızlıca bir tek kişilik rejime doğru gitti. Bu süreçte Türkiye’nin demokratik standartları yıprandı, hukuk devleti yıprandı ve hukuk devleti yıprandı da bu ekonomiyi neden ilgilendirir derseniz en çok ilgilendiren konulardan birinin bu olduğunu hepimiz gördük. İş insanı, üretici kendini güvende hissetmiyorsa üretmiyorlar. İş adamı yatırım yapmıyor, dışarıdan yatırım gelmiyor. Dolasıyla hukuk devleti ve demokrasi bu bakımdan son derece önemli.

SALGININ GÖLGESİ HALA EKONOMİNİN ÜSTÜNDE

 2020’de küresel salgınla karşı karşıya kaldık. Aşılarımız yapıldı ama bugün hala baktığımızda vaka sayıları da vefat sayıları da geçen yılın aynı aynının üstünde. Dolasıyla pandemiyi tam anlamıyla atlatmış değiliz. Özellikle bugün Hollanda, Almanya, Belçika’da gördüğünüz kapanma süreçleri ve bunlara insanların tepkisini gördüğümüzde, bu olayın henüz atlatılmadığını, salgının gölgesinin hala ekonominin üstünde olduğunu unutmamak gerekiyor.

TÜRK LİRASI ADINI BİLMEDİĞİMİZ BİR SÜRÜ PARAYA KARŞI DEĞER KAYBETTİ

Türk lirası sadece dolara karşı değil, bütün yabancı paralar karşı da değer kaybetti. Pakistan rupisine karşı, adını bilmediğimiz bir sürü paraya karşı değer kaybetti. Problem bizde, dışarıda değil. Dışarıda da var ama ağırı bizde.

KUYRUKLAR OLUŞUYOR SINIR KAPILARINDA

 Stefan Zweig, kendi biyografini yazmış. Yazarken de II. Dünya Savaşı sırasında Avusturya’daki durumu anlatmış. ‘Avusturya kronu eriyip gittiği için herkes İsviçre frangı, Amerikan doları istiyor. Bunu fırsat bilen bir sürü yabancı, can çekişen Avusturya kronunun leşini kemiriyor. Viyana’daki tüm oteller bu akbabalarla dolmuştu. Bunlar diş fırçasından otellere kadar her şeyi satın alıyordu’ diyor. Şimdi mesela Edirne’de gördüğünüz manzaralar… Bulgaristan’dan geliyorlar, alışveriş yapıyorlar, her şey çok ucuz, yüklüyorlar, götürüyorlar ve muazzam kuyruklar oluşuyor sınır kapısında. Bu sistemin oluşturduğu birinci kuyruk, sınır kapısındaki araç kuyrukları. Kötü değil satış yapıyor ama, baktığınız zaman da çok ucuza gidiyor her şey.

VARLIKLARIMIZIN DEĞERİ 23,5 MİLYAR DOLARA DÜŞTÜ

 Abu Dabi Veliahdı geldi. İçişleri Bakanı ‘Bunlar FETÖ ile birlikte hareket etti’ diyordu. Basın da böyle manşetler atıyordu. Şimdi bugün baktığımız zaman aynı basın, ‘Körfez’de yeni dönem’ diye başlık atıyor. Peki ne oluyor? Varlık Fonu ile iş birliği yapacakmış, 10 milyar dolar getiriyorlarmış Varlık Fonu’na. Bu ilk, Merkez Bankası Başkanı ‘Ben artık enflasyona değil, çekirdek enflasyona bakacağım’ dediğinde Varlık Fonu’nun dolar cinsinden değeri 34,5 milyar dolardı. O günden bugüne dolar hızla değer kaybetti. Bugün Varlık Fonu’ndaki varlıklarımızın değeri 23,5 milyar dolara düştü. Yani Abu Dabi’den gelen para neredeyse yarısını satın alabilecek duruma geldi. Bu tabii çok sıkıntılı bir durum.

SAVUNMA SANAYİ İÇİN ÜRETİM YAPAN ŞİRKETLERİ ALACAKLARI SÖYLENİYOR

 Yine satın alınacaklar arasında ağırlık olarak savunma sanayi için üretim yapan şirketlerin de olduğu söyleniyor. Bu da ayrıca daha da riskli bir durum. Bunlar bizim değerlerimiz. Bunlar 3, 4, 5 ay önce parmakla gösterilen değerlere sahip olan fabrikalardı. Şimdi hızla Türk lirasının değer kaybetmesi nedeniyle aşağıya doğru gittiler.

128 MİLYAR DOLAR SATILMASAYDI

Biz, baştan beri 128 milyar dolardan bahsediyoruz. 128 milyar dolar dursaydı durum böyle olur muydu? Bana göre olmazdı. Bir gün içinde para bu kadar oynamazdı. ‘Brüt rezervimiz var’ diyorlar. Bu brüt rezervlerden bankaların döviz mevduatını, Uluslararası Para Fonu’ndan özel çekme haklarını, diğer şeyleri ve SWAP’ları düştüğümüzde bu Uluslararası Para Fonu tanımına göre net rezervimiz 35 milyar dolar. Yani Merkez Bankası’nın kasası 35 milyar dolar açık veriyor. Merkez Bankası kasasındaki dövizlerden bugün, bu yıl içinde ödemesi gereken yükümlülerini düştüğümüz zaman, 35 milyar dolar açık veriyor. Dolasıyla eli serbest değil. Günlük analitik bilançodan hesapladığınızda, bu yaklaşık 51 milyar dolar civarında açık veriyor. Halbuki bu 128 milyar dolar, o gün Türkiye’de istikrar varmış izlenimi vermek için, seçimlerden önce Türk lirasını değerli tutmak için satılmasaydı bugün şu son gördüğümüz oynaklığa Merkez Bankası müdahale edebilirdi.

DEVLETTE İŞTİŞARE, KOORDİNASYON YOK

 Ekonomik kriz var ama daha ağırlıklı olan mevcut sistem, tek adam sistemi var. Bu, devlette yönetim krizine neden oluyor. İstişare, koordinasyon yok devlette. Tek kişinin dediği oluyor. Bir gün Hazine Bakanı çıkıp diyor ki ‘Enflasyonda arzuladığımız seviyede değiliz, kurumlar üzerine düşeni yapmalı. Cari açığı düşürmek hükümetin görevi’. Ben bu görüşe katılıyorum, doğru. Yanlış değil, doğru söylüyor. Ama Merkez Bankası Başkanı, baştan bir kural vaaz ediyor, ondan sonra diyor ki ‘Ben bu kurala uymam. Manşete değil, çekirdek enflasyona bakarım. Vazgeçtim manşetten’ diyor. Manşet istediği gibi gelmeyince, çekirdek de istediği gibi gelmeyince ‘Cari açığı düşürerek fiyat istikrarı sağlarım’ diyor. Onun için de sürekli kural değiştiriyor, güveni sarsıyor.

ÜLKENİN EN BÜYÜK AÇIĞI TARAFSIZ CUMHURBAŞKANI AÇIĞIDIR

Dört işi başarmamız gerekiyor. Bunlardan bir tanesi can ve mal güvenliğini sağlayacak bir şekilde hukuk devleti ve demokrasiyi yeniden güçlendirmemiz lazım. Bunun altında neler yapacağımızı söyledim. Bunun birincisi, güçlendirilmiş parlamenter sistemdir. İstişareyi yeniden getirmemiz lazım. Tarafsız cumhurbaşkanı olması lazım. Bugün bu ülkenin en büyük açığı, tarafsız cumhurbaşkanı açığıdır. Olsaydı farklı uzlaşmalar sağlanırdı. Yargının bağımsız olması lazım. Seçim yasalarının kural olarak değişmesi lazım. Milletin vekilini milletin seçmesi lazım. Siyasi Ahlak Yasası’nın çıkarılması lazım. Ekonomik Sosyal Konsey’in toplanması lazım. Vergi Konseyi’ni kurmamız lazım. Burada iş adamları ve devlet, bir arada nasıl bir vergileme olacağına karar vermesi lazım. Bir de üzerinde durduğumuz, Meclis’te bir Kesin Hesap Komisyonu kurmamız lazım.

DÖVİZ KAZANDIRACAK YERE YATIRACAĞIZ, BETONA DEĞİL

 İkinci sütun, üreten Türkiye. Üretmeden büyüme olmaz. Borçla ekonomiyi şişirerek onun kalıcı olması mümkün değil. Borçlanacağız ama aldığımız borcu üretime yatıracağız. Döviz kazandıracak yere yatıracağız, betona yatırmayacağız.

AİLE DESTEKLERİ SİGORTASI KURUMU

 Güçlü sosyal devlet. Kimseyi dışarıda bırakmayacağız. Oyunun devam etmesini sağlayacağız. Kadınlar, gençler… Ciddi şekilde sahip çıkılması lazım. Bunların girişimciliklerinin özendirilmesi lazım. Önemli bir kurum getirmeye çalışıyoruz. İspanya getirdi bunu krizde ve çok işe yaradı. Aile Destekleri Sigortası Kurumu. Birçok mekanizma kullanıldı. İşler çıkartmalar önlendi, şu oldu, bu oldu. Bunların bir kısmı yapay etkinliği de bozdu. Yapmak zorunluluğu vardı, çalışan kesimleri korumak için. Ama biz diyoruz ki ekonomide daha fazla etkinlik sağlayacak bir biçimde biz Aile Destekleri Sigortası Kurumu’nu getirelim, devlet sahip çıksın, yeniden üretime kazandırsın.

ÇEVREYİ TAHRİP ETMEDEN BÜYÜYECEĞİZ

 Sürdürülebilirlik. Bunu da Polatlı’daki bir üretici bana söylemişti. ‘Biz kral değil kural istiyoruz’ demişti. Evet, devlette kral değil kural olacak. Herkes neyi nasıl yapacak, öyle yapmadığı zaman hangi müeyyideyle karşı karşıya gelecek veya hangi teşvikleri alacak bunu bilmeli. Geceden gündüze para politikası değişmemeli. Sürdürülebilirlik önemli, ekosistem hakkını anayasal güvence altına alacağız, çevreyi tahrip etmeden büyüyeceğiz. Devlette borç sorunu yaratmayacağız. Para politikasıyla da enflasyon yaratmayacağız.

Yorumlar (0)
17
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Alanyaspor 14 24
5. Fenerbahçe 13 23
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 13 10
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 13 30
2. Man City 13 29
3. Liverpool 13 28
4. West Ham 13 23
5. Arsenal 13 23
6. Wolverhampton 13 20
7. Tottenham 12 19
8. M. United 13 18
9. Brighton 13 18
10. Leicester City 13 18
11. Crystal Palace 13 16
12. Brentford 13 16
13. Aston Villa 13 16
14. Everton 13 15
15. Southampton 13 14
16. Watford 13 13
17. Leeds United 13 12
18. Burnley 12 9
19. Norwich City 13 9
20. Newcastle 13 6
Takımlar O P
1. Real Madrid 13 30
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 13 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 14 20
9. Espanyol 15 20
10. Valencia 15 19
11. Osasuna 14 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Cádiz 15 12
18. Elche 14 11
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7