AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM'nin yeni yasama yılında konuştu

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 27. Dönem 4. Yasama Yılı'nın başlaması dolayısıyla özel gündemle toplanan TBMM Genel Kurulu’nda açıklamalarda bulundu.

Gündem 01.10.2020, 15:21
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM'nin yeni yasama yılında konuştu

Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Onur Kıtası'nı selamlayan Erdoğan, daha sonra Genel Kurul Salonu'na geçti. Erdoğan, Genel Kurul'da 27. Dönem 4. Yasama Yılı açılış konuşmasını yaptı.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

"TBMM'nin yeni yasama yılının ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve ülkemizin gelişimine katkı sağlayanlara şükranlarımı sunuyorum.

Tarihimize ne kadar iyi bilirsek geleceğimize sahip çıkabiliriz. Ülkemizin terörle mücadelesinde, haklarını koruma konusunda net tavır gösteren Meclisimize şükranlarımı sunuyorum.

'100. YILI ŞANINA LAYIK KUTLAYACAĞIZ'
Coronavirus salgının yayılma günlerine denk gelmesi nedeniyle bu yıl dönümünü arzu ettiğimiz gibi kutlayamadık.  Cumhuriyetimizin 100. Kuruluş yıl dönümünü inşallah şanına layık kutlamalarla karşılayacağız

Bizim Meclisimiz herhangi bir Meclis değildir. Milli iradenin tecelligâhı olmuş yerdir. Burası ülkemizin istiklal harbini yönetmiş bir Meclis'tir.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi değişikliğinin ideal seviyeye gelmesi vakit alacaktır.

Yeni dönemde Meclis çalışmalarına katkı verecek her partiden milletvekillerimize şimdiden teşekkür ediyorum. Gelişmiş denen ülkelerin gerçek bir kriz durumunda kendi vatandaşlarına dahi hayırlarının dokunmadığı görülmüştür. 

‘KÜRESEL YÖNETİM KURMAMIZ ŞART’
Dünya beşten büyüktür tespiti bu gerçeğin ifadesidir. Biz her şeye rağmen mevcut kurumların yeniden yapılanmasıyla bu ihtiyacın karşılanabileceğini düşünüyoruz. Dünyanın doğusu ve batısıyla, her köşesinin güvenliğe ihtiyacı vardır. 

Küresel yönetim kurmamız şarttır. Türkiye olarak insanlığı tehditten kurtaracak çözümleri gündeme getirme ve neticeye ulaştırmaya çalışıyoruz. 

Ülke olarak küresel krizlerin en çok yaşandığı coğrafyanın tam merkezinde yer alıyoruz. Balkanlar'daki katliamların izleri hâlâ tazedir. Karadeniz'de Kırım'ın işgali ile başlayan kriz alanıdır. 

'AZERBAYCAN'IN YANINDAYIZ'
Azerbaycanlı kardeşlerimizin vatanlarını koruma mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu belirtmek istiyorum.  İşgalcilere sessiz kalıp, onların yanında yer alanların sözünün bizim nezdimizde kıymeti yoktur. 

Azerbaycanlı kardeşlerimize tüm imkânlarımızla destek vermeye devam edeceğiz. Bu alçak oyun inşallah bozuluyor. Dağlık Karabağ’daki kalıcı barışın yolu Ermeni işgalcilerin geri çekilmelerinden geçiyor. Ermenistan yönetimini ısrarla Türkiye'ye iftira atmaları kurtarmayacak.  Rabbim Azerbaycanlı kardeşlerimizin yar ve yardımcısı olsun.

Kriz haritasını biraz daha güneye inerek baktığımızda Körfez bölgesi geliyor. Körfez bölgesi kaynamaya devam ediyor. Kuveyt Emiri El Sabah'a Allah'tan rahmet diliyorum.

‘AKDENİZ’DE ÇATIŞMA PEŞİNDE ASLA DEĞİLİZ’
Irak'ta Körfez Savaşı'ndan beri süren istikrarsızlıklar en çok ülkemize zarar vermiştir.

Suriye'deki zulüm ve savaştan çıkan 4 milyon insanı şehirlerimizi biz ağırlıyoruz. "Türkiye'nin Suriye'de ne işi var?" diyorsa ya ülkeyi ve tarihini bilmiyordur ya da kafasında hesaplar yapıyordur. Sınırlarımızı terör örgütlerine teslim etmedik, etmeyeceğiz. Son teröristi imha edene kadar harekâtlarımızı sürdüreceğiz.

Akdeniz’de çatışma peşinde asla değiliz. Tek talebimiz haklarımıza saygı gösterilmesi.

Libya ile yaptığımız anlaşma Türkiye’nin Akdeniz’den tasfiyesine verdiğimiz yanıttır. Yıllardır bölgede bizi yok sayanlar attığımız adımların ardından tehdit ve şantaj dilini denediler. Türkiye’nin siyasi ve diplomatik gücünün yanında, kahraman ordumuzun kara, deniz, hava unsuru, kararlı duruşu karşısında diyalog yöntemini kabul etmek durumda kaldılar. 

Kudüs davasının sonuna kadar takipçisi olacağız. Türkiye’nin, Gezi Olaylarıyla başlayan yoğun saldırı sürecinde en çok hedef alınan unsurlarından biri de ekonomidir.

Son olarak, 2018 Ağustos’unda kur üzerinden ekonomimize kurulan tuzağı bir kez daha bozarak, 2019 yılında oldukça güçlü bir görünüme kavuşmuştuk. Nitekim geçtiğimiz yıl cari işlemler dengesi 8,8 milyar dolar fazla verdi. Enflasyon yüzde 11,8’e geriledi. Bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 3’ün altına indi. Yine 2019’da 181 milyar doları bulan ihracatımızla, dünyanın 50 ülkesi arasında ihracat büyümesi bakımından 6’ncı sırada yer aldık.

Böylece dünya ihracatındaki payımızı da yüzde 1’e yaklaştırmış olduk. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, yıllık büyüme oranını yüzde 1’e yakın bir seviyede tuttuğumuz 2019 yılının ardından 2020’ye büyük umutlarla başladık. Bu yılın ilk çeyreğinde elde ettiğimiz yüzde 4,4 oranındaki büyüme oranı, hedeflerimize doğru kararlılıkla ilerlediğimizin işaretiydi.

Dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizi de etkisi altına alan Koronavirüs salgınına, işte böyle bir iklimde yakalandık. Salgın sürecinde, elbette önceliğimiz milletimizin sağlığını korumaktı.

Bunun yanında, açıkladığımız destek paketleriyle ekonomimizin salgından en az hasarla çıkmasını temin etmeye çalıştık. Bugüne kadar açıkladığımız desteklerin ve paketlerin toplam ekonomik büyüklüğü 495 milyar lirayı, yani milli gelirimizin yaklaşık yüzde 10’unu bulmuştur.

Sosyal koruma kalkanı çatısı altında milletimize ve ekonomimize 35 milyar lirayı aşkın karşılıksız ödeme yaptık. Bu kapsamda, kısa çalışma ödeneği yoluyla bugüne kadar 19 milyar liraya yakın kaynağı doğrudan çalışanlarımıza aktardık. İstihdamı korumak için devreye aldığımız nakdi ücret desteği için 4,5 milyar liraya yakın bir kaynak kullandık.

İşsizlik ödeneğini de aktif şekilde değerlendirerek, 3,6 milyar liralık bir desteği halkımızın istifadesine sunduk.

Ertelediğimiz SGK ve Bağ-Kur ödemeleri 40 milyar lirayı bulurken, vergi ödemeleri de 30 milyar liraya yaklaştı. Vergi indirimleri, mücbir sebep uygulamaları, Kredi Garanti Fonu limit artırımı gibi yöntemlerle, ekonomimize destek olduk.

Kamu bankalarını teşvik ederek 267 milyar liranın üzerinde bir finansmanın ekonomimize aktarılmasını sağladık. Bireysel ihtiyaç desteği, esnaf desteği, işe devam desteği, kurumsal ve bireysel kredi ertelemesi gibi yöntemlerle, her kesimin finansman ihtiyacının giderilmesini temin ettik.

Yılın ikinci çeyreğinde yaşanan yüzde 9,9’luk eksi büyüme, elbette üzüntü vericidir. Ancak, genel tablo itibariyle bakıldığında Türkiye, OECD ve Avrupa Birliği ortalamalarının çok altında bir daralmayla bu süreci geride bırakmıştır.

Üçüncü çeyrekle ilgili tüm öncü göstergeler, hamdolsun, ekonominin hızla toparlandığına ve kayıpların kısa sürede telafi edileceğine işaret ediyor. Açıklanan her endeks ve veri bu tabloyu destekliyor ve ileriye taşıyor. Amacımız, V tipi bir toparlanmayı sağlayıp, bu yılı artı büyümede kapatmaktır.

Önümüzdeki yıl için belirlediğimiz büyüme oranı ise yüzde 5,8’dir. Esasen, biz daha büyük bir büyüme gerçekleşeceğine inanmamıza rağmen, beklentiyi ihtiyatlı bir düzeyde tutmayı tercih ettik.

Türk ekonomisi, yaşadığı bunca saldırının ve şokun ardından, kırılganlıklara karşı daha dayanıklı, krizlere karşı daha hazırlıklı bir yapıya kavuşmuştur.

Gelişmiş ülkeler dâhil pek çok devlet, salgın döneminde sağlık hizmetlerinde başlayan sarsıntının, tüm ekonomilerine ve yeni yönetim sistemlerine sirayet etmesine engel olamamıştır. Türkiye ise tüm bu alanlarda gösterdiği olumlu yönde bir ayrışmayla, bölgesinin ve dünyanın yükselen yıldızı konumuna gelmiştir.

OECD, Türk ekonomisini, dünyada salgından en az etkilenen 3’üncü ekonomi olarak göstermiştir.

Bütçe açığındaki kısmi artış gibi olumsuzluk konusunda dahi, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerden daha iyi durumdayız. Dünya Bankası’nın İş Yapma Kolaylığı Endeksinde 10 basamak birden yükselerek, 33’üncü sıraya çıkmamız, yapısal reformlarımızın başarısını gösteriyor.

Önümüzdeki üç yıllık dönemi kapsayan Yeni Ekonomi Programını; yenilikçi, yüksek katma değerli, ihracat odaklı ve kapsayıcı bir kalkınma modeli üzerinde inşa ettik. İnşallah Türkiye’yi her alanda olduğu gibi ekonomide de 2023 hedeflerimize ulaştıracağız.

Çin’de başlayan ve kısa sürede dünyaya yayılan KOVİD-19 hastalığının henüz kesin bir tedavisi bulanamamıştır.

Aşı çalışmaları belirli bir seviyeye gelmiş olmakla birlikte, insanlığın tamamını kuşatacak altyapının kurulması için vakte ihtiyaç olduğu açıktır.

Türkiye, diğer ülkelerdeki aşı çalışmalarını yakından takip etmenin yanında, kendi aşısını üretme konusunda da yoğun bir gayret içindedir.

Dünyadaki diğer ülkelerin salgınla mücadele yöntemlerine baktığımızda, Türkiye’nin, bunların çoğunun önünde olduğunu görüyoruz. Tabii bu olumlu tabloda, son 18 yılda sağlık alanında gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşümün ve inşa ettiğimiz altyapının çok büyük katkısı vardır.

Sadece salgının ülkemize sıçradığı Mart ayından bu yana hizmete açtığımız hastanelerin yatak kapasitesi 15 bini geçmiştir. İnşallah yarın Konya’da Şehir Hastanemizin resmi açılışını yaparak, sağlıktaki bu güzel tabloyu bir adım daha ileriye taşıyacağız.

Sağlık çalışanlarımızın sayısı da, 1 milyon 100 bin ile kamudaki en büyük istihdam oranına ulaşmıştır. Şayet Türkiye, sağlık sistemini ve kapasitesini bu denli geliştirmemiş olsaydı, Allah göstermesin, bu salgının altında kalabilirdi.

Bu vesileyle, salgın sürecinde fedakarlıkla görev yapan sağlık çalışanlarımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Devlet ve millet el ele vererek, inşallah bu musibetin de üstesinden geleceğiz.

Salgınla mücadele ederken, kendi vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmetleri kesintisiz sürdürmenin yanında, 153 farklı ülkenin ve 8 uluslararası kuruluşun destek çağrısına cevap verdik.

Ayrıca, dünyanın 141 farklı ülkesinde geçici süreyle bulunan 100 bini aşkın vatandaşımızı, kurduğumuz hava, kara ve deniz köprüleriyle ülkemize getirdik.

Bunun yanında 67 farklı ülkeden 5 bin 500 yabancının da ülkelerine dönebilmelerini sağladık. Gelişmiş ülkelerin dahi vatandaşlarını kendi hallerine terk ettiği salgın döneminde, Türkiye içeride ve dışarıda gerçekten erdemli bir duruş ortaya koymuştur.

Ne ülkemiz ne de dünya henüz salgının önüne tamamen geçebilmiş değildir. Ülkemizde vakitlice aldığımız tedbirler ve geliştirdiğimiz etkin tedavi protokolleri sayesinde, süreç kontrol altında tutulabilmiştir.

Salgının doğal yolla veya ilaç tedavisiyle tehdit olmaktan çıkacağı güne kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Hâlâ en büyük ve etkili salgınla mücadele tedbirimiz, TAMAM diye ifade ettiğimiz temizlik, maske, mesafe unsurlarıdır.

İnşallah bu virüsü hep birlikte yenecek, hep birlikte kol kola sağlıklı, huzurlu,  müreffeh, esenlik dolu bir geleceğe yürümeyi sürdüreceğiz. Bu duygularla bir kez daha Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 27’nci Dönem 4’üncü Yasama Yılının ülkemize, milletimize, milletvekillerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Sizlere Meclis çalışmalarında kolaylıklar temenni ediyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum."

Yorumlar (0)
banner196
10
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 30 58
4. İstanbulspor 30 54
5. Altay 29 53
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Tuzlaspor 30 44
9. Ümraniye 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23