Gözlerde yaş yoksa Ruh, gökkuşağına sahip olamaz

Bugün, Kızılderililerle ilgili bir şeyler paylaşayım istedim…

Bir zamanlar, kendilerine has giyim kuşamları olan,

Yüzlerini boyayan,

Başlarına tavuk tüyleri diken doğa sevdalısı insanlarla  ilgili yani…

Benim çocukluğumda okuduğum Teksas, Tommiks cep kitaplarında, bize hep kötü ve vahşi tanıtılan bu insanlar aslında;

Yüreklerine insan ve doğa sevgisini,

Kardeşlik ve dostluğu yerleştirerek, bugünlere taşımayı başarmışlar.

Dünyalıların onlardan öğreneceği ‘Doğa, yaşam ve kardeşlik’ üzerine, o kadar çok şey var ki.

*

Şu oldukça düşündürücü söze bakar mısınız?

“Kartalı vuran, kendi tüyünden yapılmış oktur.” diyor.

*

Ne kadar da çok derin, anlamlı ve üzerinde düşünülmesi gereken bir söz.

Belki de “Düşmanınızı kendi içinizde arayın” diyor bizlere!

*

Meselâ yine onların:

“Dur, dinle. Hep konuşursan hiç bir şey duyamazsın.” sözüne ne demeli?

*

Belki de o yüzden benim ülkemde hep yönetenler konuştukları için, karşısındakileri duyamıyorlar.

Ya da kendi konuşmalarını daha çok önemsediklerinden, karşısındakileri bir türlü dinleyemiyorlar.

Demek ki hep konuşanlar biraz olsun susup dinlemeyi ve dinlenmeyi akıl etmeliler.

*

Ya şuna ne demeli?

“Su gibi olmalıyız. Her şeyden aşağıda, ama kayadan bile kuvvetli.” diyor.

Demek ki onlar ‘Beyaz Adam’dan çok çektiklerinden, böyle bir telkin vermişler kendilerine!

Su gibi açık ve berrak…

Sabırla davranmayı (akmayı) anlatmak istemişlerdir belki de!

*

Bugün benim ülkemi yönetenler sahiden de su gibi berraklar mı?

Her şeyden aşağıdalar mı?

Sabırlı ve sakinler mi?

Elbette değil…

Ve elbette, onlar her şeyden yukarıda ve her şey onların aşağısında.

*

Bakın ne güzel söylemişler.

“Gözlerde yaş yoksa, ruh, gökkuşağına sahip olamaz.” diye…

Yani yürek –OTDÜ de hissedilmediği gibi– acıyı ve haksızlığı hissetmiyorsa, hissettiğini gözpınarlarıyla paylaşamıyorsa, ruhun gökkuşağına sahip olması mümkün değil, demek isteniyor.

*

Peki, “Gözün ile değil, yüreğin ile hüküm ver.” sözüne ne demeli?

Gözün gördüğünde yanılabileceğini, yüreğin ise asla yanılmayacağına mı vurgu yapıyordu Kızılderililer?

Galiba öyle!

*

Galiba bizi yönetenler, bunlara kulaklarını tıkamamış olsalardı, 23 Haziran seçimlerinde ‘sevgi’ sözcüğüne bu kadar vurgu yapılır mıydı?

Eğitimde çöküş

Yazımın başlığını Destek yayınlarından bu günlerde çıkan“Eğitimde Çöküş – İnanç Eksenli Eğitim ve Sonuçları” kitabımın adından aldım. Eğitim nasıl “çökertildi”, yeni öğretim yılına girdiğimiz...

Adli yıl açılışı: Adaletin teslimi

Mevzuata göre adli yıl; her yıl 01 Eylül'den 20 Temmuz'a kadar olan süredir. Adli yıl açılışı Yargıtay Kanununun “Her adli yıl, Ankara'da Yargıtay 1....

Vakıf-Cemaat ve devlet işbirlikleri

İktidarda beşinci dönemini yaşayan AKP hükümetleri, kendilerine taban desteği sağlayan vakıf, dernek ve cemaatlerle “karşılıklı beslenme” esasına dayanan ilişkisini gün geçtikçe perçinledi. Yerel yönetimler...

Bi’ bitmediler

Kripto FETÖ'cüler, Atatürkçülere FETÖ'cü iftirası atmaktan bıkmıyorlar, usanmıyorlar üstelik utanmıyorlar...

Aydın ve Aydınlıların düşmanları

En zeki, akıllı, uyanık, Ateş gibi insanlar çoğunlukla Aydın’dan çıkardı. Hoş hala da öyle… Ondandı, ÖSYM birincilerinin de Aydın’dan olması… Bunun yanında az da olsa, Aydın’da...