İsrail’in Somaliland’i “bağımsız devlet” olarak tanıma yönündeki adımı, Filistin sahasında sert tepkilere yol açtı. Filistinli siyasi aktörler, bu hamlenin Gazze başta olmak üzere Filistinlilerin zorla yerinden edilmesini hedefleyen daha geniş bir planın parçası olduğunu belirterek, Afrika Boynuzu’nun yeni bir tehcir coğrafyasına dönüştürülmek istendiği uyarısında bulunuyor.
Tel Aviv’in Somaliland kararı, tekil bir diplomatik tanımanın ötesinde, bölgesel istikrarsızlığı derinleştiren ve Filistin halkının iradesini yok sayan çok katmanlı bir strateji olarak değerlendiriliyor. Filistinli kaynaklar, bu girişimin hem Somali’nin toprak bütünlüğünü zedelediğini hem de Filistinlilerin sürgününe zemin hazırladığını vurguluyor.
HAMAS: Tehlikeli Emsal
HAMAS, İsrail’in kararını “tehlikeli bir emsal” olarak nitelendirerek, Filistinlilerin yerinden edilmesini hedefleyen tüm projelere karşı net bir tutum aldı. Yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Somaliland’in Gazze halkı için bir varış noktası/hedef olarak kullanılması da dahil olmak üzere tüm tehcir planlarını kesin bir dille reddediyoruz.”
Açıklamada, İsrail’in bu adımının uluslararası alanda giderek derinleşen yalnızlığını aşma çabası olduğu belirtilerek, Filistin topraklarını işgal eden ve ağır savaş suçlarıyla anılan bir yönetimin “sahte meşruiyet” arayışına girildiği kaydedildi. HAMAS, bu izolasyonun uluslararası düzeyde hesap sorulmasıyla daha da pekiştirilmesi gerektiğini vurguladı:
“Bu izolasyon, uluslararası düzeyde işgal liderlerinden hesap sorma çabalarıyla eş zamanlı olarak, hem halklar hem de resmi kurumlar nezdinde daha da pekiştirilmelidir.”
Sessizlik Tartışması
İsrail’in Somaliland kararına İslam dünyasında geniş tepki gelirken, Tel Aviv’i açık biçimde kınamayan Birleşik Arap Emirlikleri, Fas ve Umman’ın tutumu dikkat çekti. İbrahim Anlaşmaları ekseninde İsrail’le ilişkilerini normalleştiren bu ülkelerin sessizliği, tehcir tartışmaları bağlamında “dolaylı onay” eleştirilerine neden oldu.
Mahmud Abbas: Ümitsiz Girişimler
Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas da İsrail’in Somaliland hamlesinin ardında Filistinlileri Afrika Boynuzu’na sürmeye yönelik “ümitsiz girişimlerin” bulunduğunu belirtti. Abbas, bu adıma karşı çıkan ülkelerin tutumunu olumlu karşıladıklarını ifade ederek, Somali’nin toprak bütünlüğüne verdikleri desteği yineledi ve Mogadişu’nun egemenliğini zayıflatacak her türlü girişimi reddettiklerini açıkladı.
İsrail Medyasında Tehcir Senaryosu
İsrail basınında yer alan değerlendirmeler, Somaliland’in tanınmasının sembolik bir adım olmadığını ortaya koyuyor. İsrailli ABD uzmanı Ido Dembin, bu hamlenin, eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde gündeme gelen Gazze nüfusunun sürülmesine yönelik planlarla bağlantılı olduğunu dile getirdi. Dembin, Başbakan Binyamin Netanyahuhükümetinin, uluslararası alanda tanınmayan bir yapıyı devlet olarak kabul ederek tehcir kartını baskı unsuru olarak canlı tutmayı hedeflediğini söyledi.
Alternatif Varış Noktaları ve Pazarlık İddiaları
Şubat ayında İsrail medyasında çıkan haberlerde, Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi planı kapsamında Mısır ve Ürdün’den olumsuz yanıt alınmasının ardından Fas, Somaliland ve Somali’nin ayrılıkçı bölgesi Puntland’ın “alternatif varış noktaları” olarak değerlendirildiği öne sürüldü. Nisan ayında ise ABD ve İsrail’in, Filistinlilerin yerleştirilmesi konusunu Somaliland yönetimiyle perde arkasında görüştüğü, bu görüşmelerin Berbera Limanı’nın askeri erişime açılması ve uluslararası tanınma gibi tavizler üzerinden yürütüldüğü iddia edildi.
Puntland Uyarısı
Afrika Boynuzu’nda Kızıldeniz ile Hint Okyanusu’nun kesişiminde yer alan Puntland da benzer bir senaryonun parçası hâline getiriliyor. İsrail basınına göre Tel Aviv, Filistinlilerin “yeniden yerleştirilmesi” karşılığında bu tür ayrılıkçı yapılara siyasi tanınma ve teşvikler sunuyor. Uzmanlar, bu yaklaşımın bölgesel istikrarsızlığı artırdığını ve Filistin halkının zorla sürülmesini meşrulaştırmaya yönelik tehlikeli bir emsal oluşturduğunu vurguluyor.