İslâm tarihinde gerçeklik sorunun aşılmasında Aydın Tonga çalışmaları

Nilgün Baykızı yazdı

İslâm tarihinde gerçeklik sorunun aşılmasında Aydın Tonga çalışmaları

Nilgün Baykızı yazdı

11 Aralık 2018 Salı 16:24
İslâm tarihinde gerçeklik sorunun aşılmasında Aydın Tonga çalışmaları

İslâm tarihiyle ilgili yapılan çalışmaların ve İslâm tarihini bağlayan literatürün en büyük sorunu genel olarak perspektiften yoksun oluşlarıdır. Tarihte perspektif sorunu olguculuğun (pozitivizimin) anladığı biçimde tarih yapıcılığıyla ilgili değildir. Pozitivizm tarih yapar, ancak, bunun nedeni perspektiften ve açılardan yoksun oluşu, tarihi yapı, olay ve kişileri boşlukta yüzermişçesine ele alarak kaba bir determinizmle nesnelliği oluşturmasıdır. Böylece tarih egemenlere ve sistemlerine hizmet eden ideolojik bir yığın haline gelmektedir.

İslâm tarihini bağlayan Batı menşeili çalışmalardaki en büyük sorun bu olmakla birlikte, kendini İslâm tarihinin içinde konumlandıran çalışmaların en büyük sorunuysa dinsel akideleri öncelemeri ve İslâm tarihindeki devlet yapılarının "fetih" "gaza" gibi siyasal ve ekonomik kavramlarını olumlayıcı bir çizgiden hareketle aşkınlaştırmaları, adeta mistisize etmeleridir. Böylece Batı menşeili çalışmalarda var olan nesnellik sorunu, kendini İslâm tarihinin içinde konumlandıran çalışmalarda bir eksiklik gibi durmakta, bu bağlamda bir güven sorunu da ortaya çıkarmaktadır. Oysa her iki tarih üretim biçiminde de var olan sorun "gerçeklik ilkesinden" yoksun oluşlarıdır.

Mevcut tarih anlayışlarında "gerçeklik" ya nesnelliği ya da kutsal akideleri zedeleyecek zararlı ve dışsal bir müdahale biçimi olarak görülmektedir. Her nedense gerçeklere bağlılıkla kaynaklara bağlılık arasındaki ilişki ters yüz edilmiştir; böylece tarih, özellikle de İslâm tarihi dinsel boyutu ve kavramlarıyla, gerçeklik duygusunun yarattığı boşlukta ideolojik ve siyasal bir istismar deposu haline getirilmiştir.

Günümüzdeki siyasi, dini ve ekonomik iktidar ilişkilerini oluşturup egemenlik yapılarını kuran ve tarih bilimini doğrudan bağlayan tüm bu sorunların ortasında ve de ideolojik nedenlerle, gerçeklik duygusuna yönelik kasıtlı olarak bırakılmış boşlukta Aydın Tonga'nın çalışmaları tarihi bir önem taşımaktadır. Çünkü bu çalışmalar tam da siyasal İslamın ideolojik ve ekonomik boyutlarıyla, iktidar algısı ve normlaştırmalarıyla kendini tekrar ettiği günümüzle çakışmaktadır. Çünkü bu çakışma, tarih yapıcılığının kurguladığı bir randevudan değil, bizzat realiteden doğmuş bir örtüşmeden kaynaklanmaktadır.

Aydın Tonga "Kapital İslâm'ın Temeli Muaviye" ve "Emeviler" isimli çalışmalarında siyasal İslam'ın dününden hareketle bugününü, tek tip bir açıyla değil; ekonomi, siyaset, din, sınıf gibi birbirinin içinde filizlenip birbirini oluşturan yapıları çoklu bir diyalektikle ortaya çıkarıyor ve gözler önüne seriyor. Bu anlamda Tonga'nın çalışmalarının genel boyutuyla Marksist tarih literatürünü de ötelere taşıdığını rahatlıkla söylemek mümkündür.

Tüm bunların önemiyse tarih algılamalarında açığa çıkıyor. Bilindiği üzere tarihin öneminden söz edilirken daima tarihi anlamanın günümüzü anlamlandırmanın koşulu olduğu söylenir. Oysa tarih anlamlandırma nesnesi değildir, araç değildir, tastamam yaşayan gerçekliğin kendisidir; bu nedenledir ki "kapital", bir ideoloji olarak "İslâm" ve "Muaviye" sözcüklerini çıplak halleriyle bile yan yana koyduğunuzda günümüz egemen siyasal iktidarının portresini yapıyor, adeta "kayıp bir tarihsel gerçeklik failinin" robot resmini çiziyor. İlginçtir ki benzer bir kavrayışsal diyalektik Tonga'nın üçüncü çalışması "Osmanlı'nın Paralel Devleti Kadızadeliler" de de söz konusudur.

Tonga siyasal iktidar olgusunun dünü ve bugünü bir yüzün iki profili gibi vermektedir, bu yüzün hangi profiline bakarsanız bakın diğer profilini de görmüş oluyorsunuz, tarihte bugünün iktidarını ve bugünün iktidarında onun tarihsel yüzünü... Dahası her iki profil de şu anda, bugünde ve tam karşınızdadır. Bu, aynı zamanda doğrudan iktidar olgusunu sorgulama ve siyasal İslâm'la yüzleşme olanağını doğurmakta, buna başlı başına yer açmaktadır.

Açıkça söylemek gerekirse diğer çalışmalarıyla birlikte yazarın son çalışması "Şeriatın Kestiği Parmak" da da ortaya çıkan diyalektik başarı, başka bir deyişle gerçekliğin öne çıkarılmasında böyle bir eşik, İslâm tarihi literatüründe başka hiçbir yazarın çalışmasında yakalanmamıştır.

Nilgün Baykızı

Yazar

Anahtar Kelimeler:
Aydın Tonga
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.