Yıllardır hep söylüyoruz.

İsrail; Batılı Emperyalistlerin Arap Halkı’nın bağrına sapladığı bir kamadır.

Yani İsrail; ABD’dir.

Kıvılcımlı’nın 1971’lerde dediği gibi; “... kapitalizmin can damarı, kan damarı, petrol damarı Yakındoğu’dadır. Bu can damarının böğrüne Emperyalizm tuttu, hiç yoktan İsrail kamasını soktu. Ne vardı bu Filistin’de? 1,5 milyonluk zavallı vatansız Yahudiyi getirip o nalla mıhın arasına sokmanın ve her gün ölümle göz göze getirmenin alemi var mıydı? Vardı. O “alem” Petroldür.

“New York milyonlarca Yahudi dolu. Bunların hepsi zengin milyoner. Yerlerinden kıpırdamazlar. Türkiye’deki 50 bin Yahudiden bile kalkıp giden yok Filistin’e. Hem Yahudilik ne? Bir din. Bu dindekilerin ortak bir dilleri bile yoktu. Yahudilik bir millet değil, olsa olsa bir Ümmet. İçine yetmiş yedi buçuk millet karışmış, İslamlar, yahut Hristiyanlar, yahut Budacılar ayrı bir yurt istiyorlar mı? NATO’lar, yurtları belli onlarca milletin sınırlarını eritirken, o bir avuç Yahudi züğürdü, müzeden bir“İbranice” dil çıkararak ayrı bir devlet kurmayı nereden aklına getirdi?.. “Petrol”den.” (Filistin: Kaynayan Petrol Kazanı)

İşte bu nedenle İsrail; yetmiş yıldan bu yana ABD Emperyalizminin Ortadoğu’da Petrol Bekçiliği’ni yapmakta ve Filistin Halkı’nı acımasızca katletmektedir.

Son olarak da ABD Büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınmasını protesto eden 55 masum Filistin’liyi alçakça katlettiler. 2500 civarında Filistin’liyi de yaraladılar.

Büyük bir olasılıkla bu sayı daha da artacak.

Bu namussuzların, Mekke ve Medine’den sonra Müslümanların üçüncü kutsal kenti olan Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmeleri ve Büyükelçiliklerini (hem de Müslümanların kutsal ayı Ramazan’a girerken) buraya taşımaları elbette kabul edilemez.

Filistin Halkı, bu saldırıya karşı elbette haklı tepkisini gösterecek.

Ama Ortadoğu’yu “ölüm tarlalarına” çeviren bu alçaklar sürüsü, Filistin Halkı’nın bu son derece meşru tepkisini kanla boğmak istemekteler.

Taş atan gençlere makineli tüfeklerle saldırmaktalar.

Her zaman yaptıkları gibi, kitlesel katliamlarla protestoların önüne geçmek istemekteler.

Ama zalimin zulmü varsa mazlumun da direnme hakkı vardır.

Filistin’li “küçük generallerin” kahramanca direnişi dünyaya örnek olmakta.

Çünkü onlar, işgal altında büyüyen, hemen her gün İsrail Siyonizminin soykırımcı uygulamalarına maruz kalan gençler.  

O nedenle Ortadoğu’daki yerli işbirlikçilerin her türlü ihanetine rağmen ABD Emperyalizmi ve bekçi köpeği İsrail’e karşı vatanlarını, kutsallarını canları pahasına savunmaktalar.

Bizimkiler ise; katliam karşısında, üç günlük yas ilan ediyorlar, başta İstanbul Yenikapı olmak üzere ülkenin birçok yerinde mitingler organize ediyorlar. Bir de BM Güvenlik Konseyi’ni acil toplantıya çağırıp, İslam İşbirliği Örgütü olarak Ramazan ayı boyunca Filistinlilere yardım toplayacaklarmış...

Sanki Güvenlik Konseyi’ndeki “veto yetkileri” olan ABD ve diğer Batılı Emperyalistlerin karşısında bir sonuç alacaklarmış gibi...

Bir yandan; “İsrail terör devletidir”. “Bugünkü olaylar artık göstermiştir ki Filistinlilerin kanında ABD’nin de eli vardır” diyorlar.

Diğer yandan aldıkları kararlar tamamen protesto niteliğinde.

Kararların hiçbirisi yaptırıma dönük değil.

Hükümetin yaptığı açıklamada, “artık” denilerek ABD’nin yetmiş yıldır İsrail’le birlikte “kara altına” sahip olmak için Ortadoğu halklarına kan kusturduğu gerçeği gizlenmekte.

ABD, sanki bugüne kadar masummuş gibi gösterilmekte.

Aldıkları bu kararlarla tam da seçim arefesinde düzenleyecekleri mitingleri propaganda aracına, siyasi ranta dönüştürecekleri kesin.

Yani bunu da “Allahın lütfuna” çevirecekler?

Filistin Halkı’nın gerçekten yanında olmak ya da bu katliama karşı tepki vermek, öncelikle İsrail Büyükelçisini sınırdışı etmekle, İsrail’le her türlü ilişkiyi kesmekle, ekonomik, siyasi ve askeri anlaşmaları sonlandırmakla ve devamında İsrail’in devlet olarak tanınmasından vazgeçmekle olur.

ABD için de aynı şekilde.

Bir çuval boş laf yerine, niye “ülkemizdeki ABD üslerini kapattık, NATO’dan çıkıyoruz, bütün askeri, ekonomik ve siyasi anlaşmaları iptal ediyoruz” diyemiyorlar?

Öyle ki, AB-D Emperyalistlerinin katil Siyonist İsrail’le yetinmeyip, Ortadoğu’da ikinci bir Müslüman İsrail kurma planlarını göstere göstere yaşama geçirmesi karşısında dahi yukarıdaki tepkileri veremiyorlar.

Veremezler...

Çünkü, onlara diyet borçları var.

Bakın biz, bugün üç ayrı yerde Katliamı protesto edeceğiz. Başkaları da aynı şekilde protestolar yapıyorlar, yapacaklar.

Ama devlet protesto ile yetinemez.

Sadece protesto ile yetinen devletler zalimin zulmüne seyirci kaldıklarını gizleyemezler.

Tıpkı, İsrail önünde çil yavrusuna dönmüş Arap Devletleri gibi...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner72

banner78