Ergenekon işbirlikçileri (4)

İlhan Bahar ve Erdal Şimşek, “Türkiye’de İstihbaratçılık ve MİT” adlı kitabın yazarları…

Erdal Şimşek MİT’e yakın isimlerden.

Şimşek’in Mehmet Eymür’le arası oldukça iyi…

İlhan Bahar, Erdal Şimşek’in arkadaşı…

Bahar, aynı zamanda, Gizli tanıklar Mart ve Şemdin Sakık’ın gizli tanıklıklarının mimarı Hasan Gürbüz’ün yayınevinin müdürü…

İlhan Bahar ve Erdal Şimşek, “Türkiye’de İstihbaratçılık ve MİT” adlı bir kitap yazmışlar.

Kitapta, Ergenekon savcılarınca evinde bulunduğu öne sürülen hemen hemen herkesi yönetici yaptığı Ergenekon “lobi” zırvaları, iddianame ile birebir aynıydı. Üstelik kitap, 2004 yılında basılmış. Ergenekon savcıları bu kitaptan Ergenekon belgelerini Hasan Gürbüz’ün ortağının yayınladığı bu kitaptan bire bir alıntı yapmıştı…

Ne garip ki, Hasan Gürbüz bu gerçeği sürekli olarak saklamıştı…

Hasan Gürbüz’ün bu durumu sakladığı gibi İşçi partililerde benim duruşmada bunu belgeleriyle anlatmama rağmen görmediler…

Tıpkı, Hasan Gürbüz’ün; Cihan Oskay’ın gizli tanıklık yapacağı gün mahkemeye gelmeyip kaçması gibi…

Kitabın yazarlarındanErdal Şimşek, adı bazen Akit, bazen de Vakitolan ve gazete sıfatı ile anılan yayının İstihbarat Şefi’ydi. O gazetede yazarken İngiliz işgal günlerini özlediğini söylerdi, nereden ilham almışsa…

Aynı Erdal Şimşek, çok garip bir işe imza attı. Teke Tek Programında Fatih Altaylı’nın yardımcısı oldu. Ardından Sabah gazetesine geçti.

Hasan Gürbüz’ün yayınevinin müdürü, hani şu Doğu Perinçek’in reklâmını yaptığı kitapları yayınlayan yayınevinin müdürü, ortağı İlhan Bahar, Erdal Şimşek’le beraber yukarıda bahsettiğim kitabı yazmış: “Türkiye’de İstihbaratçılık ve MİT” işte bu kitap Nisan 2004’de basılmış ve yayınlanmış. Kitabın 433. sayfasında bakın ne yazıyor:

“Aksiyon Dergisi’nin 12 Mayıs 2001 tarihli sayısında işlediği ve Harun Odabaşı imzası ile yayımlanan sivil Ergenekon başlıklı araştırmasında bahse konu olan gizli teşkilatın nizamnamesinin bizzat Doğu Perinçek tarafından kaleme alındığı iddia ediliyordu…”

Şimdi diyeceksiniz ki; duymamışlardır!

Peki, bunu da mı duymadılar?

Ergenekon mahkemesi, 30. celse de mahkeme heyetine karşı şu beyanda bulunuyordum;

“Şimdi sizlere başında çakma bir savcının yer aldığı yürütme ile yapılan işbirliği sonucunda gayri meşru olarak ortaya çıkan karşı devrim iftira namelerinin temel belgesi olarak sunulan ve çok gizli olduğu sürekli olarak kurgulanan Ergenekon lobi adlı temel iftiranın, MİT tarafından kendi elemanları olduğu hususunda çok kuvvetli şüphe taşıyan şeriatçı ve hilafetçi olduğunu her fırsatta ilan eden bazen Vakit ve bazen de Akit adını alan gazetenin bir dönem İstihbarat Servisi Müdürlüğü’nü yapan Erdal Şimşek’e yazdırılan ve Nisan 2004 tarihinde yayınlanan “Türkiye’de İstihbaratçılık ve MİT” adlı kitaptan noktasına ve virgülüne kadar yürütme olduğunu, çok kuvvetli şüpheye yer bırakmayacak bir şekilde belgeleyecek ve bu konuyla alakalı bazı taleplerde bulunacağım…

Kitabın 450, 451, 452, 453 ve 454’üncü sayfaları iddianame ile birebir aynıdır. Sadece çok küçük değişiklikler yapılmıştır… Bu kitabın yazarı MİT mensubudur. Aynı zamanda Çakma Savcı’nın damadının başında olduğu ATV’nin haberlerini de yapmaktadır ve bu Erdal Şimşek’in yaptığı haberler Ergenekon üzerinedir ve Ergenekon iftiranamelerinin mutfağında yer almaktadır…

Karşı devrim iftira namelerinin sayfa 109. ve 345- 347 ve daha birçok sayfada yer alan ve “çok gizli” olduğu iddia edilen Ekim 1999 tarihli, “Ergenekon: Analiz-Yeniden Yapılanma, yönetim ve geliştirme” ya da diğer adıyla Lobi örgüt belgesi, Alo İhbar adlı sitede 18 bin kişi tarafından indirilmişti.

Bu çok çooook gizli örgüt belgesi(!) adı bazen Vakit bazen Akit olan siyasal şeriatçı gazetenin İstihbarat Şefliği’ni de yapan ve Mehmet Eymür’e en yakın isimlerden Erdal Şimşek’in iddianameden yaklaşık dört yıl önce Nisan 2004’de Kum Saati Yayınları’ndan çıkan, “Türkiye’de İstihbaratçılık ve MİT” adlı kitabının 435.439. sayfalarından imla hatalarına kadar bire bir yürütmeydi.

Savcılar bu yürütmeleri için bir de “bu belge öyle gizli öyle gizli ki, sadece örgüt yöneticilerinde bulunmaktadır” diyorlardı.”

Kimin evinden çıkmışsa da onu sözde örgütün yöneticisi, yapmışlardı.

Mahkemede yaptığım bu açıklamayı başta Doğu Perinçek olmak üzere birçok İP’li de izlemişti.

Ne garip ki, ortalığı ayağa kaldırmaları gerekirken, bu olayın üzerine gitmediler, gidemediler, sessiz kaldılar…

Ne Hasan Gürbüz’müş;

Güya Cihan Oskay’la kavgalı…

Cihan Oskay cinayet işliyor, ardından onu ziyarete gidiyor ve Cihan Oskay gizli tanık.

Cihan Oskay dinleneceği gün davadan kaçıyor, pardon karısı ile tatile gidiyor…

Hay Allah müstahakkını versin Kabasakal!..

Hasan Gürbüz, Şemdin Sakık’ın kitabını basıyor, ardından Sakık gizli tanık.

Peki, Sakık’ı ziyarete gidiyor mu?

Bilemem ki!..

Bir diğer müdürü Ergenekon lobi belgelerini 2004 yılında yazıp yayınlıyor…

Hasan Gürbüz, yayınevinde Doğu Perinçek ve diğer partilileri hakkında en sert eleştirileri, hakaretleri, küfürleri yayınlıyor, hatta yayınladığı kitaplarda Perinçek için TSK düşmanı, PKK yandaşı ve Ermeni bile diyor, ne garip ki onlarla kanka…

Ne garip ilişkiler çözün çözebilirseniz.

NOT; Yakında çıkacak olan Ergenekon İşbirlikçileri adlı kitabımda 4 seridir yazdığım garip ilişkilerle, işbirlikçileri tüm çıplaklığıyla göreceksiniz. Hele Tayyip’e küfrederek tutuklananların çıkarken Tayyip’e şükretmeleri arasında geçen safhaları ibretle okuyacaksınız.

Yakında…

Kirazlı konusunda neden alttan alınıyor?

Kazdağları-Kirazlı çevre katliamı konusunu “Neden Bu Kadar Vicdansızlar?” başlıklı yazımda ele almıştım. Konunun bu sefer bir başka ve önemli yönünü ele almaya çalışacağım: devletin...

Montessori yöntemiyle eğitim-2

Montesorrı yöntemine geçen hafta bir giriş yapmıştık. Bu hafta Montesorrı yöntemine göre bir sınıf nasıl düzenlenir?, Sınıf içi uygulamalar nelerdir? Bunlardan bahsedeceğiz. Çocuk okulda olduğu...

Neden bu kadar vicdansızlar?

Son zamanlarda her gün devlet eliyle yürütülen yeni bir doğa katliamı haberini duyuyoruz. * Dünyanın sayılı güzelliklerinden Burdur’un Salda Gölü'ne 'millet bahçesi tesisleri' yapma kararı, *...

Ahlak toplumun temelidir

Çocuk eğitimi, ailede başlar, okul ve çevresiyle birlikte hayat boyu devam eder. Çocuğa ahlaki davranışların kazandırılması eğitimin önemli bir parçasıdır. Ahlak, bizim dini değerlerimizin...

Sol ve sokak

Türkiye'de 1950 li yıllarda çok ciddi bir sol örgütlenme vardı. 1960 lı yıllarda sol örgütlenme sokağa indi. DİSK bugün dahi yapamadığı kadar büyük katılımlarla...