Erdoğan’ın İmamoğlu ile alıp veremediği

Yıl 1908…

II. Abdülhamit istibdadı yıkıldı.

II. Meşrutiyet ilan edildi…

Türkiye 1908- 1918 arasında 10 yıl meşrutiyetle yönetildi.

Atatürk 1923’te halk yönetimi olan cumhuriyeti kurdu.

Cumhuriyet’in 79’uncu yılı 2002’de parlamentodaki üstünlüğü ele geçiren gerici AKP iktidarı, Fethullah Gülen cemaatinin de desteğiyle Mustafa Kemal’in Meclis’inde sinsice yıkım planını aşama aşama faaliyete koydu.

Başta eğitim olmak üzere dış politika, ekonomi, tarım, hayvancılık ve milli yerel üretime ağır vergiler getirip ithalattaki vergileri yer yer kaldırarak ve cumhuriyetin bağımsızlığı için yaşamsal önemi olan üretim politikasından hızla uzaklaşarak tüketim politikası uygulamasına geçti.

İktidar, Meclis’teki sayısal avantajıyla birlikte bir zamanlar aralarından su sızmayan FETÖ’nün de desteğiyle cumhuriyet kurumlarına ardı ardına kurdukları iftira ve kumpaslarla yüzlerce yurtseveri cezaevlerine atarak cezalandırdılar.

Özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) yapılan kumpaslar sonucu başta Deniz Kuvvetleri olmak üzere bütün kuvvet komutanlıklarına operasyonlar yaparak etrafı ateş çemberine dönen Türkiye’nin güvenliğini tehlikeye düşürdüler.

TSK’ya yönelik bu kumpaslar sonucu insanlığın vicdanını sızlatacak çok sayıda acı olay yaşandı. Kendilerine kurulan kumpaslara karşı onurlu bir şekilde canlarını veren Yarbay Ali Tatar ve Üsteğmen Nazlı Daşdanoğlu örneğinde olduğu gibi…

Buraya kadar birlikte geldikleri ve birçok örneği olduğu gibi sınırsız desteğini aldıkları Fethullahçı çetenin düzenlediği darbe girişiminde yüzlerce yurttaşımız şehit edilip ve yaralanırken 20 Temmuz’da da AKP kendi darbesini yaptı. Ve Türkiye’yi yaklaşık 170 yıl öncesine taşıyarak anayasalı, padişahlı, parlamentolu sisteme dönüştürdü. Adına da ‘partili cumhurbaşkanlığı sistemi’ denildi.

Partili Cumhurbaşkanı’nın unuttuğu bir şey vardı. Bu milletin aydınlanma mücadelesiyle geçen yaklaşık 170 yıllık bir birikimi vardı. Ve bu tarihsel birikimini hile, entrika ve din bezirgânlığıyla elde etmemişti. Çok ağır bedeller ödeyerek, ardında binlerce can bırakarak, insanlığın vicdanını sızlatacak hikâyeler oluşturarak elde etmişlerdi bu birikimi.

20 Temmuz darbesinden sonra kurmak istedikleri partili cumhurbaşkanlığı (padişahlı parlamento) sistemi demokrasiyi özümsemiş Türk halkı tarafından kabul görmedi. Ve Erdoğan’a 31 Mart yerel seçimlerinde tarihi bir ders verildi.

Ancak halkın bu tepkisini görmezden gelen AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul Belediye Başkanlığı seçimlerini kazanan Millet İttifakı’nın adayı CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasının verilmemesi konusunda YSK’ya baskı yapmaya devam ediyor.

Aslında AKP’li Cumhurbaşkanı’nın hazmedemediği, Ekrem İmamoğlu’nun AKP’lilerin kale olarak gördükleri İstanbul’da gönülleri fethetmesi değil. Asıl sorun Türk aydınlanma süreci…

Yerel seçim sonuçlarını ve bundan sonraki yaklaşık iki haftalık süreçte yaşananları değerlendirirken 31 Mart’ın sıradan bir yerel seçim olmadığını görüyoruz. Partili cumhurbaşkanlığı gömleği Türkiye’ye dar gelmiştir ve Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde olduğu gibi İstanbul’da da halk bu sistemi kabul etmediğini ilan etmiştir. Kurucu parti olan CHP’nin adayı İmamoğlu’nun çağdaş, Atatürk ilkelerine, devrimlerine bağlı olması ve İstanbullulardan aldığı büyük teveccüh, sadece belediyeciliğe verilmiş bir onay değil, Atatürk’ün 1923’te kurduğu cumhuriyetçi-halkçı bir sistemin devamını istemektir.

1923 değerlerinin ilelebet devam edeceğine duyulan inancın ilanı… Erdoğan’ın asıl hazmedemediği konu bu.

Kirazlı konusunda neden alttan alınıyor?

Kazdağları-Kirazlı çevre katliamı konusunu “Neden Bu Kadar Vicdansızlar?” başlıklı yazımda ele almıştım. Konunun bu sefer bir başka ve önemli yönünü ele almaya çalışacağım: devletin...

Montessori yöntemiyle eğitim-2

Montesorrı yöntemine geçen hafta bir giriş yapmıştık. Bu hafta Montesorrı yöntemine göre bir sınıf nasıl düzenlenir?, Sınıf içi uygulamalar nelerdir? Bunlardan bahsedeceğiz. Çocuk okulda olduğu...

Neden bu kadar vicdansızlar?

Son zamanlarda her gün devlet eliyle yürütülen yeni bir doğa katliamı haberini duyuyoruz. * Dünyanın sayılı güzelliklerinden Burdur’un Salda Gölü'ne 'millet bahçesi tesisleri' yapma kararı, *...

Ahlak toplumun temelidir

Çocuk eğitimi, ailede başlar, okul ve çevresiyle birlikte hayat boyu devam eder. Çocuğa ahlaki davranışların kazandırılması eğitimin önemli bir parçasıdır. Ahlak, bizim dini değerlerimizin...

Sol ve sokak

Türkiye'de 1950 li yıllarda çok ciddi bir sol örgütlenme vardı. 1960 lı yıllarda sol örgütlenme sokağa indi. DİSK bugün dahi yapamadığı kadar büyük katılımlarla...