TGS, Anayasa Mahkemesinin kararına tepki gösterdi: Basın özgürlüğü mü patronların özgürlüğü mü?

Anayasa Mahkemesi, gazetecilerin fazla mesai ücretinin zamanında ödenmediği her gün için işverenin yüzde 5 fazla ödeme yapmasını öngören kanun maddesini iptal etti. Bu karar ile gazetecilerin bir hakkı daha yok edildi.

Emek Ve Ekonomi 21.11.2019, 16:25 21.11.2019, 16:25
TGS, Anayasa Mahkemesinin kararına tepki gösterdi: Basın özgürlüğü mü patronların özgürlüğü mü?

Anayasa Mahkemesi, gazetecilerin fazla mesai ücretinin zamanında ödenmediği her gün için işverenin yüzde 5 fazla ödeme yapmasını öngören kanun maddesini iptal etti. Bu karar ile gazetecilerin bir hakkı daha yok edildi.

Konuya ilişkin olarak Türkiye Gazeteciler Sendikası(TGS) bir açıklama yaptı.

TGS tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

Gazeteciler kamu görevi yürütmektedir. Gazetecilerin meslek güvencelerinin kaybolması aynı zamanda zaten varlığı son derece tartışmalı ve sınırlı hale gelmiş olan basın özgürlüğünün de tamamen kaybolmasına yol açacaktır. Bugün, çoğunluğu asgari ücret seviyesinde ücretle ve güç odaklarının her türlü ağır saldırısı altında çalışan gazetecilerin yaptığı ve karşılığını alamadığı fazla mesai ücretlerinin zamanında ödenmemesine ilişkin düzenlemenin, Anayasaya aykırılık nedeniyle iptal edilmesinin kendisinin Anayasaya aykırı olduğu kanaatindeyiz.

4 Ocak 1961 tarihinde varlığına önem verilip düzenlenen ve gazetecilerin ekonomik haklarını korumaya ve böylece gazeteciyi mâli kaygılardan uzaklaştırıp özgürce çalışmasını sağlamaya yönelik kanun düzenlemesinin 60 yıl sonra gazeteciye fazla bulunmasını anlayamıyoruz.

Gazetecilerin görevlerinin toplumsal yaşamdaki büyük öneminin yok sayılmasının sonuçları ağır olacaktır. Gazeteciler zaten işsizlik, düşük ve süresinde ödenmeyen ücretler, patron ve hükümetlerin ağır baskısı altında nefes almaya çalışırken, süresinde verilmeyen alacağının, yine mahkemelerce yapılan yüksek takdiri indirimlerle ödenmesine dahi tahammülsüz olunması, gazetecilerin basın mesleğinden uzaklaşmaları ve halkın haber alma hakkının çok ağır darbe alması anlamına gelecektir.

Basın özgürlüğünün temeli, gazetecinin özgürlüğü ve güvenceleridir. 1961 yılında yazılan 212 sayılı kanundaki haklar, bugün birer birer ve maalesef yüksek yargı kararlarıyla budanıyor.

Gazetecinin habere ulaşması ve haberi yayınlayabilmesi konusundaki güvencelerin arttırılması gerekirken “212” olarak bilinen Basın İş Kanunu ile getirilen hakların dahi yok edilmesi, Gazetecilerin ve halkın haber alma hakkının iyice zayıflatılması anlamına gelmektedir.

Basın özgürlüğü mü patronların özgürlüğü mü?
AYM’nin kararında “basın sektöründe çalışanlar için diğer çalışanlara göre nesnel ve makul bir nedenle de olsa orantısız bir farklı muamelenin getirilmesinin” önlenmesinin amaçlandığı belirtilmiştir. Sadece basın çalışanları için bir kanun hazırlanmış olması zaten farklı bir muamele ihtiyacından doğmuştur. Gazetecilerin editöryal bağımsızlığı ve kamu sorumluluğunun sağlanması için mesleki güvenceleri, kanun ile korunmaya çalışılmıştır. Üstelik AYM kararı, “çalışanlar arasında bir denge” gibi sunulsa da “işverenin teşebbüs özgürlüğü ile gazetecilerin ve toplumun çıkarları arasında makul bir denge kurulmalıdır” ifadeleri, iptal kararının kimi koruyacağını göstermektedir. Teşebbüs hürriyeti ile basın özgürlüğü arasındaki “adil denge” arayışını anlamak mümkün değildir. Medya şirketleri kanuna uygun davrandıkları sürece çalışan haklarından, basın özgürlüğünden zarar görmezler.

Anayasa Mahkemesi kendisi ile çelişti
Anayasa Mahkemesi en son 2008 yılında aynı konuyu değerlendirmiş ve ‘basın özgürlüğüne vurgu yapılarak’ ‘basın çalışanlarının ödenmeyen ücretleri konusunda korumaya yönelik düzenlemelerin Anayasaya aykırı bir yönü bulunmadığını ve itirazın reddine karar vermiştir.

Bu karar 12 ye 4 karşı oy ile oluşturulmuştur. Karşı oy bildiren Anayasa Mahkemesi üyelerinin de değindiği gibi 2008 tarihli AYM kararı henüz güncelliğini korurken verilen bu iptal kararı kanunun düzenleme amacından, basın özgürlüğünden uzaklaşılması anlamına gelmektedir.

Bu AYM kararı gazetecilerin sendikalı olması ve toplu iş sözleşmesi ile korunması ihtiyacını çok açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bizi kurtaracak olan birlikten gelen gücümüzdür.

Yorumlar (0)
19
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30