9 Mart 1883'te dünyaya gelen Şükrü Kaya “Mason”, “Atatürk’ü İnönü ile birlikte zehirledi”, “elitist” denerek hedefe konuyor. Sebebi bağımsız, milli birliğini pekiştirmiş bir cumhuriyet yolunda çabalaması. Neden hedefte olduğunu yaptıkları üzerinden anlatalım.

Abdülhamit yönetimine karşı açıktan mücadele eden İttihak Terakki ile ilişkileri daha öğrenciyken başlamıştır. Kaya Aşiretler ve Göçmenler Genel Müdürü olarak görevlendirilmiştir. Bu genel müdürlük Balkan Harbi bozgunundan sonra ülkeye gelen göçmenleri yerleştirmek, topraklandırmak, iş sahibi ve üretici yapmak amacıyla kurulmuştu.

İzmir Müdafaai Hukuk ve Osmaniye Cemiyeti’ne girerek dış ilişkiler bölümünde çalışmıştır. Şükrü Kaya, milli mücadelenin içinde yer alması, İttihat ve Terakki’nin ileri gelenlerinden olması, Ermeni tehcirine adının karışması sebepleriyle tutuklanarak Mart 1919’da Bekirağa Bölüğü’nde, sonra da Malta’da hapsedilmiştir.

Bekirağa Bölüğü’nde tutukluluğu sırasında Mustafa Kemal Atatürk tarafından ziyaret edilmiştir. Bu ziyaretinde Kaya, Atatürk’ün bağımsızlık niyetini sezmiştir. Kaya ziyareti anılarında şu şekilde anlatmaktadır:

Şükrü Kaya, Cumhuriyet Dönemi’nin ilk İzmir Belediye Başkanıdır ve 1922-23 yıllarında bu görevi yapmıştır. 1927-1938 yıllarında İçişleri Bakanlığı yapan Şükrü Kaya ve diğer Cumhuriyet kadroları topraksız ve az topraklı köylüyü topraklandırmak, ağaların Cumhuriyet ve halk üzerindeki baskısını yok etmek amacıyla 2510 Sayılı İskan Yasası’nı gündeme almıştır. Devletin taşra teşkilatı ile yurdun bütün ihtiyacının vaktinde görülebilmesi ve “inkılâp hareketlerinin daha fazla kökleşmesi” amaçlarıyla Vilayet İdaresi Yasası hazırlanmıştır.

Dahiliye Memurları Yasası ile İçişleri Bakanlığı memurlarının derece ve sınıfları düzenlenmiştir. “Dahiliye Vekaleti Merkez Teşkilatı ve Vazifeleri Hakkında Yasa” ile Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün kurulmasını sağlamıştır. “Belediye Yasası” ile 1 Haziran 1933 tarihli “Belediyeler Bankası Yasası” gibi belediyeciliğe yön veren yasaların çıkmasına öncülük etmiştir. 15 milyon sermaye ile kamu hizmetleri için gerekli parayı bulmak amacıyla Belediyeler Bankası kuruldu.

Kaya, toprak reformu meselesini sadece köylünün geçimi açısından düşünmemiştir. Toprağı olan köylü ağanın kölesi değil kendisinin efendisi olacak, çağdaşlık yolunda ilerleyecekti. Göçmen ve mültecilerle topraksız ve az topraklı ailelere toprak dağıtılmıştır.

2 Haziran 1929 tarih ve 1505 sayılı “Şark Menatıkı Dahilinde Muhtaç Zürraa (Çiftçiye) Tevzi Edilecek (Dağıtılacak) Araziye Dair Yasa” ile hükümet Doğu illerinden batıya nakledilen kişilerin arazisini göçebe, muhacir, köylü ve aşiret çevresine vermeye yetkili kılınmıştır.

14 Haziran 1934 tarihinde kabul edilen ve 21 Haziran 1934 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 2510 sayılı İskan Yasası ile aşiret reisliği, beyliği, ağalığı ve şeyhlik gibi herhangi bir belgeye ve göreneğe dayanan her türlü teşkilat ve organ kaldırılmıştır. Ayrıca herhangi bir hüküm veya vesika ile veya örf ve adetle aşiretlerin şahsiyetlerine veya onlara atfen reis, bey, ağa ve şeyhlere ait olarak tanınmış, kayıtlı, kayıtsız bütün gayrimenkuller devlete geçirilmiştir.

Kaya’nın laiklik anlayışında dinler, “vicdanlarda ve mabedlerde” kalmalı, “maddi hayat ve dünya işine” karışmamalıydı. Çukurova’da yaşayan kimi Alevilerin ile mezhep ayrımına tabi tutularak milletten koparılmaya çalışılmasına karşı çıkarak Alevilerin “büyük Türk kütlesi ile beraber milli mücadeleye karışarak kan dökmüş” olduklarını belirtmiştir.

Şükrü Kaya Türkiye’de uygulanan devletçiliğin devlet sosyalistlerinin uygulamalarına benzediğini söylemiştir.

Not: Şükrü Kaya’nın cumhuriyetimize katkıları için “Atatürk’ün Bakanı Şükrü Kaya” kitabımı inceleyebilirsiniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.