Hiç mideniz yerine duygularınız için yediğinizi düşündünüz mü?

Psikolog Gözde ANDIÇ’asorduk..

Karnımız mı aç yoksa duygularımız mı? 

"Temel gereksinimlerimizden olan beslenme alışkanlıklarımızı etkileyen birçok faktör vardır. Gündelik hayatta yorgunluk, öfke, yalnızlık gibi duygu durumumuzu etkileyen etmenler işlevselliğimiz kadar beslenme alışkanlığımızı da doğrudan tetiklemektedir. 

Açlık hissi fiziksel olarak midede başlayan ve besin alımıyla sonlanan bir durumdur. Besin alımına rağmen kısa sürede açlık hissinin oluşması ve kişinin kendini yemek yerken bulması duygusal açlığın bir belirtisidir.

Duygusal açlık beslenme ve yeme bozuklukları kategorisinde yer almaktadır. Bulimianervoza, anoreksiyanervoza, tıkınırcasına yeme gibi kişinin besin ihtiyacı olmadığı halde ruh hali değişiklikleriyle ortaya çıkan, kendini sınırlayamadığı, temelde ruhsal boşluğun doyurulması amaçlanan beslenme bozukluğudur.

İş hayatı, ikili ilişkiler, sınav kaygısı gibi birçoğumuzu davranışsal ve fizyolojik açıdan etkileyen stresörle beraber yaşarız. Strese karşı gösterdiğimiz davranışsal yanıtlardan biri de beslenme alışkanlığımızdır. Ruhsal boşluğun besin ile tamamlanmasını engellemek için yediklerimizi yazı ile kayıt altına alabiliriz. Burada amaç bireyin ruhsal durumundaki değişimin beslenme ile tamamlamasını önleyerek farkındalık düzeyinin oluşmasını sağlamaktır.

Hangi duygumda ne tüketiyorum, şimdiki ve geçmişteki duygumda yediğim yiyecekler arasındaki ilişki nedir, bu davranış bana ne hissettiriyor, yemek konusunda kendimi sınırladığımda ne hissediyorum ve sınırlamadığım zaman ki davranışımla aradaki farklılık nelerdir gibi kişinin kendine sorduğu bilinç düzeyini arttırma ve olumsuz davranışların yerine olumlu davranışların eklenmesine dayalı yüzleştirme uygulanabilir.

Uzun dönem yeme alışkanlıklarında görülen değişimler ise yıkıcı olabilmektedir. Bireyde sosyal güçlük, beden ağırlığı ve biçim değerlendirmede suçluluk, depresyon, anksiyete bozukluğu gibi psikiyatrik rahatsızlıklarla süregiden sorunlar yaşanıyorsa psikiyatrik ve tıbbi tedavi alınması gerekmektedir.'' diyor Psikolog Gözde Andıç

Duygusal Açlıkla Nasıl Başa Çıkabiliriz?

İlk adım:

Gerçekten aç mısınız?

Cevabınız hayır ise, hemen bir bardak su için. 

Cevabınız evet ise biraz bekleyin ve ne kadar aç olduğunuzu değerlendirin. Mesela en son ne zaman yemek yediğinizi belirleyin. Eğer bu süre 3-4 saatten uzun ise fiziksel açlığın bir göstergesi olabilir. 

Yediklerinizi not alın!

Açlık krizlerini değerlendirmek önemlidir. Birkaç gün boyunca ne yediğinizi, yemekten önce ve sonra ne hissettiğinizi not alın. Açlık paterninizi değerlendirmek için oldukça önemli bir davranış olacaktır. 

Genel beslenme planınızın sağlıklı ve dengeli olmasına özen gösterin. Günde en az 4 ile 5 öğün yapmanız iki öğün arasındaki boşluğu azaltarak sizi duygusal yeme ataklarından koruyabilir. 

Kahvaltıyı atlamayın!

Beslenmenin sihirli öğünüdür kahvaltı. Nedeni ne olursa olsun kahvaltıyı atlamayın.
Günlük beslenmenizde kepekli tahıllara, sebze ve meyveye, kaliteli protein kaynaklarına yer verin.
Çok gerginseniz hemen bir papatya veya melisa çayı için, sakinleşin..
Güneşe çıkın ve biraz D vitamini alın.
Pilates ve yoga gibi sakinleştirici egzersizler yapmayı deneyin.
Bol bol su için,

Eğer kendinize yenik düşüp yediyseniz ertesi gün dengelemeyi de bilin.

Farkında olun!

Duygusal ve kontrolsüz yeme davranışları bireylerin tekrar eden ağırlık kazanımı için önemli bir risk faktörüdür. Bu nedenle bireylerin psikolojik ve beslenme durumu ilgili profesyonellerce (psikiyatrist/psikolog/diyetisyen/psikiyatri hemşiresi) bireylerin hem psikolojik durumları hem de beslenme alışkanlıkları göz önüne alınarak değerlendirilmeli ve bir tedavi planı oluşturulmalıdır.
Duygularınıza yenik düşmeyin, sevgiyle kalın.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.