Zeynep Gürcanlı: Esad, Ermeni kartını açıyor

2011'de patlak veren Suriye iç savaşından galip çıkan isim Beşar Esad oldu. Rusya ve İran'ın desteği ile iktidarda kalmayı başaran Esad, şimdi Türkiye'nin muhtemel muhataplarından biri. 

Zeynep Gürcanlı: Esad, Ermeni kartını açıyor

2011'de patlak veren Suriye iç savaşından galip çıkan isim Beşar Esad oldu. Rusya ve İran'ın desteği ile iktidarda kalmayı başaran Esad, şimdi Türkiye'nin muhtemel muhataplarından biri. 

14 Ocak 2019 Pazartesi 17:16
Zeynep Gürcanlı: Esad, Ermeni kartını açıyor

Sözcü Gazetesi yazarı Zeynep Gürcanlı, 'üç günde Şam'da namaz' hayali ile çıkılan macerada Esad'ın devrilemediğini hatırlattı ve Türkiye'ye bundan sonrası için hep düşman olacak rejimin kaldığını belirtti. 

"Esad, Suriye toprakları üzerindeki kontrolünü genişletip güçlendirdikçe, gözünü daha fazla Türkiye'ye dikmeye başladı" diye yazan Gürcanlı, Esad'ın 'onarılacaklar' listesinin ilk sırasına, '1915 olayları'nın Suriye'deki simgesini koyduğunu kaydetti. 

Gürcanlı Esad'ın, geçen hafta kendisini ziyaret eden bir Ermeni heyetine Deyrizor'da IŞİD tarafından yıkılmış, 'Ermeni soykırımı' anması için kurulmuş olan kiliseyi Suriye devlet fonlarıyla onaracağını vaat ettiğini aktardı.

Bu durumun devamı olarak, Esad yönetiminin Fırat'ın doğusuna hakim olan YPG ile işbirliğine de gideceğine değinen Gürcanlı, işbirliğinin ilk adımlarının Menbiç'te atıldığını, PYD-YPG silahlı unsurlarının, kentin dış mahallelerinin kontrolünü Esad ordu birliklerine bıraktığını savundu.

"Türk Ordusu Menbiç'e girmesin diye devriyeye başlayan Esad ordu birliklerine, Rus askerleri de eşlik etmeye başladı" diye yazan Gürcanlı, Rusya tarafından da desteklenen bu işbirliği neticesinde Türkiye'nin başının çok ağrıyacağını dile getirdi.

İşlerin İdlib'te de karıştığını aktaran Gürcanlı, yazısını şu satırlarla sürdürdü:

"ABD'nin askerlerini çekeceğini açıklamasıyla Suriye'de tüm dikkatini Fırat'ın doğusuna çeviren Türkiye açısından bir başka başağrısı ise İdlib… AKP iktidarının Rusya ile yaptığı Soçi anlaşmasının belkemiği, Türkiye'nin İdlib bölgesindeki El Nusra terör örgütü ve türevlerini “kontrol altına alması” ve bunların Esad ya da Rus birliklerine saldırılarda bulunmasını engellemesi idi.

Anlaşmanın Türkiye'ye sorumluluk yükleyen maddelerinden biri de Halep'i Şam'a bağlayan M5 ile Halep'i Lazkiye'ye bağlayan M4 karayollarındaki terörist unsurların bertaraf edilmesiydi. Nitekim eylül ayında Putin ile üzerinde uzlaşılan İdlib anlaşması ile ilk etapta Türkiye, bölgede kendisine bağlı Özgür Suriye Ordusu unsurlarıyla birlikte bir tampon bölge oluşturup, Esad ve Rusya'ya karşı saldırıların azalmasını sağladı. Ancak “yıl sonuna kadar terörist unsurlardan tamamen temizlenecek” olan M4 ve M5 karayolları bir türlü ulaşıma açılamadı.

Daha da kötüsü, yıl başından itibaren El Nusra'nın isim değiştirmiş şekli Tahrir üş Şam terör örgütü, Esad'ı bırakıp Türkiye yanlısı cihatçı gruplara saldırmaya başladı. El Nusra ve türevlerinin İdlib'de kontrolleri altındaki bölge, 2019'un ilk günleri ile birlikte yeniden genişlemeye başladı. Kısacası, İdlib'de Ruslarla varılan anlaşma da iyice zora girdi." 

Yazının tamamı için tıklayınız.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.