Çin Halk Cumhuriyeti'nden küresel dengeleri bozacak hamleler: Amaçları ne

Gübre, çelik ve domuz eti tarifelerini arttırması bazı emperyal güçlerin tepkisini çekiyor. Ekonomide getirdiği kota ve ihracat kısıtlamalarıyla neyi amaçlıyor

Dünya 11.05.2022, 17:04
Çin Halk Cumhuriyeti'nden küresel dengeleri bozacak hamleler: Amaçları ne

Çin Halk Cumhuriyeti’in son ticaret hamleleri küresel güçler açısından büyük sorunlar yaratmaya devam ediyor.? Gübre, çelik ve domuz eti tarifelerini arttırması bazı emperyal güçlerin tepkisini çekiyor. Çin son yıllarda ekonomide getirdiği kota ve ihracat kısıtlamalarıyla neyi amaçlıyor? Dr. Girayalp Karakuş  Oda TV'de yayınlanan yazında bu soruların cevabını aradı. 

Karakuş'un yazısından öne çıkan başlıklar:

ÜLKESİNDE ARZI KORUYOR       
Rusya-Ukrayna Savaşı dünya ölçeğinde ciddi arz-talep şokları yarattı. Ukrayna dünyadaki ekmek sepeti olma özelliğini kaybetmesiyle gıda tedarikinde sıkıntılar yaşandı. Küresel gıda güvenliğine bir başka meydan okuma Çin’den geldi. 

Pekin, kendi ülkelerindeki arz sektörünü koruyabilmek için gübre satışını durdurdu. Çin bilindiği üzere muazzam bir gıda üreticisi ve tüketicisi konumunda. Yaşanan gıda tedarik krizinde kendi iç pazarını korumanın yollarını arıyor. Ancak küreselciler Çin’i küçük ülke kompleksi ile suçluyor.

ÇELİKTE ENFLASYONU TETİKLİYOR
2021 yılına kadar Pekin, yüksek oranda metal tedarikçisiydi. Yıllarca kapasite fazlası oluşturarak ABD ve Avrupa’daki çelik üreticilerini işsiz bırakmakla suçlandı. Sonra ülke aniden çeliğe ihracat kısıtlamaları getirdi. 

Bu durum ABD ve Avrupa’da çelik üretiminde enflasyonun tetiklenmesine yol açtı. Çin’in stratejisini akıllı politikalarla piyasayı önce ele geçirmek ve daha sonra kendi iç pazarını spekülasyonlardan korumak olarak nitelendirilebilir. 

ÇİFTÇİSİNİ KORUDU
Çin ülkesi dünyadaki domuz eti tüketiminin yüzde 40’ına sahipti. Önemli bir domuz eti müşterisi denilebilir. Ancak ülke, Ocak 2022’de domuz eti tarifelerini arttırmaya başladı. Yeni kısıtlamalarla ülke içinde domuz eti arzı ile yüzleşmeye gidildi. 

Aslında Çin, enflasyondan değil, çiftçilerin geçim kaynaklarını tehdit eden dışarıdan gelen domuz eti fiyatlarından endişe ettiği için böyle bir siyaset izledi. Yani kendi çiftçisini ithal mallara karşı korumak istedi.

KÜRESELCİLER TEPKİLİ
Çin’in uyguladığı bir nevi devletçi ekonomi modeli serbest piyasa ekonomisini baltalıyor. Küreselcilere göre Çin, serbest ve rekabetçi piyasaya müdahale ederek zenginliğin dağılımına engel oluyor. 

En önemli iddiaları ise Çin’in kendilerine Dünya Ticaret Örgütü’ne girerken söz verdiğidir. 

Yani Pekin yönetimi örgüte girerken ihracat vergilerini minimize edeceğini ve serbest piyasa koşullarına harfiyen uyacaklarını taahhüt etmişti.

 Ancak küreselciler Çin’in kendine özgü bir siyasi-ekonomik modelinin olduğunu bilerek Çin’i örgüte kabul etmişti. Ülkede kamu-özel işbirliğinin koordineli şekilde yönettiği bir ekonomik model var. 

Serbest piyasacı ekonomistler Çin’i ihracat kısıtlamaları ve kotalar getirmesinden dolayı küçük ülke gibi düşünmekle itham ediyor. Ancak Continental firmasının iflas bayrağı açması üzerine Pirelli tarafından alınmak üzereyken Alman devletinin söz konusu firmayı nasıl kurtardığı hâlâ belleklerde.

PANDEMİ SONRASI YAPILANMA
Covid 19, 2008 küresel finansal krizi ve 2018 ABD-Çin ticaret savaşı ardından Çin’in iç piyasa ve hizmet odaklı bir yeniden yapılanmaya yöneldiğini görüyoruz. 2005 yılında yüzde 26,3 olan toplam ihracatı içindeki yabancı katma değer oranı, bu yıldan başlayarak sürekli gerilemiştir. 

Yani kendi kendine yeter bir ekonomi anlayışı gelişmeye başladı. Temel olarak dünya ekonomisinin gidişatı kamucu politikaların gelişmesine neden oldu. Dünya Ekonomik Formu’nun kurucularından Klaus Schwab’un “paydaş kapitalizm” söylemlerinde bulunması şaşırtıcı değil.

ÜLKE MAL İTHALATÇISI OLUYORDU
Çin son on yıllık zaman zarfında küresel ekonomide imalatçı ve nihai mal ihracatçısı olmasının yanı sıra ara girdi tedarikçisi rolü oynamaya başladı. Artan kişi başı gelir sonucunda ortaya çıkan talep giderek azalan oranda yurtiçi tedarikçiler tarafından temin edilmekte, ülke önemli bir mal ithalatçısı olmaya başlamıştı. Bu durum Çin’i mal ithalatçısı bir konuma düşürecekti.

Bundan dolayı Pekin yönetimi son dönemde yenilik ve hizmet odaklı bir politika geliştirerek mal ihracatlarına kota getirdi.

İÇ TALEBİ KORUMAK İSTİYORLAR
Çin, 2000’li yılların başından itibaren kalkınma yardımlarını ve hükümet destekli yatırımlarını büyük ölçüde genişletmiştir. Bu çerçevede dünya genelinde 90’dan fazla ülkede çeşitli girişimleri desteklemektedir. Programların çoğunluğunu kredilerle desteklemektedir. Çinliler hibe yardımları, faizsiz krediler ve imtiyazlı krediler şeklinde bunları yapmakta. 

Bu yardımlar son zamanlarda ülkeye ağır yük olmaya başladı. Ekonomik büyüme ve kâr sağlamak yavaşladı. Bu durum Çin’i iç talebe yönelik politikalar üretmeye yöneltti. 

Ancak daha önce borçlu ülke kategorisinde olan Çin, bugün kredi veren bir ülke konumuna ulaşmasını önemli bir başarı olarak görebiliriz. Çin yabancı yatırımcı çekme çabasında olan bir ülke değil, pek çok ülke tarafından rağbet gören önemli bir yatırımcıdır. 

ABD’NİN GÜCÜ DÜŞÜRÜLÜYOR
ABD gibi başat güçler kısa vadede mali serbestleşme ile istikrarsızlığı arttırdı. Uzun vadede ise Amerikan hegemonik gücünün düşüşünü hızlandıran iktisadi ve toplumsal çelişkileri derinleştirerek, küresel kapitalist sistemi, sistem tam da kendi yapısal krizine girdiği sırada etkin liderlikten yoksun kaldı. Çin ve Asya’daki bazı ülkeler yeni işçi sınıfı yarattı. Özellikle Çin işçi sınıfı dünyanın en büyük işçi sınıfı hâline geldi. Bu durumda Pekin yönetimi bazı noktalarda işçi ve köylüden yana politikalar üretmek zorunda kaldı. 

TAYVAN FAKTÖRÜ
Çin genel olarak ticari bağlarını etkinliğe dönüştürmede başarılıdır ama yapılan çalışmalarda Çin’in ithalat açısından bağımlı olduğu ülkelerin Tayvan meselesinde Çin’in karşısında durduğu görülmektedir. Çin’in ithalat ve ihracat yönünden bağımlı olmasının politik sonuçları da var dolayısıyla Çin elinden geldiğince ithalat bağımlısı olmamaya çalışıyor. İthalat bağımlılığı dış politikadaki uyumu da etkiliyor.

KÜRESEL DEĞER ZİNCİRİ
 Çin kırk yılı aşkın dünya ekonomisine eklemlenme süreci neticesinde önemli bir konuma geldi. Çin geç sanayileşmenin avantajlarını kullanmakta. İşgücü maliyetlerini minimum seviyede tutabilmeyi başardı. Çin orta ve uzun vadede katma değer yaratmaya dayalı dış ticaret fazlası vermeyi önceledi. İşte bu noktada Made in China 2025 girişimi Almanya ve ABD’yi tehdit etmeye başladı.

MADE IN CHINA 2025 NEDİR
Çin hükümeti yüksek teknolojili sanayi politikası programı başlatmıştı. Bu program başta ABD tarafından endişe ile karşılandı. Program, devlet sübvansiyonlarını arttırmayı, devlete ait işletmeleri harekete geçirmeyi ve Batı’nın teknolojik hünerini geçmeyi amaçlıyor. 

Pekin yönetiminin dünyadaki bütün sektörlere el atıp daha sonra ihracat kısıtlamaları ve kotalar getirmesinin arka planında bu devlet destekli ekonomik büyüme programının olduğu söylenebilir. Aslında Çin Batı’yı kendi silahı ile vurmak istiyor. 

Çinli politika yapıcılar, Alman hükümetinin 4.0 kalkınma planından ilham aldılar. Pekin’in nihai hedefi, Çin’in yabancı teknolojiye bağımlılığını azaltmak ve Çinli yüksek teknoloji üreticilerini küresel pazarda teşvik etmektir. Planın ekonomiye yansıması ise yerli üretimi destekleyebilmek olduğu ifade edilebilir. 

Yorumlar (0)
25
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 37 57
9. Sivasspor 38 54
10. Kasımpaşa 38 53
11. Adana Demirspor 37 52
12. Galatasaray 38 52
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 37 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 37 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 37 31