ÇEVİRİ I Gardiyanlar aşılanıyor, mahkûmlar kitlesel halde ölüme terk ediliyor

ABD'de komünistler, hapishanelerde sadece gardiyanların aşılanıp mahkûmların kitlesel halde ölüme terk edilmesiyle mücadeleyi sürdürüyor.

Dünya 26.11.2020, 21:45 27.11.2020, 19:30
ÇEVİRİ I Gardiyanlar aşılanıyor, mahkûmlar kitlesel halde ölüme terk ediliyor
Toplumsal Çeviri: Ercan Çankaya

Salgının başlangıcından bu yana en yüksek bulaş oranının geçtiğimiz hafta gerçekleştiği ABD hapishanelerinde sadece gardiyanlar aşılanıp mahkûmlar kitlesel halde ölüme terk ediliyor. ABD’li komünistler, ezilenleri ve tutsakları adaletsiz ceza infaz sistemine karşı mücadeleye çağırıyor.

Koronovirüs salgınının şiddetini hiç azaltmadan devam ettirdiği ABD’de; salgından en çok yoksul halk kesimleri, yoksul halk kesimleri içinde de tutsaklar etkileniyor. Hapishane nüfusu içindeki en yüksek bulaş oranının geçtiğimiz hafta gerçekleştiği ülkede, hapishanelerde 14 bin 697 yeni vaka kaydedildi. Özellikle Wisconsin ve Michigan hapishanelerinde bulaş oranının çok yüksek olduğu iddia ediliyor.

Hapishanelerdeki insanlık dışı hayat şartlarının bile tutsakların can güvenliğinin yetkililerin umurunda olmadığını açıkça gösterdiği ülkede, Associated Press’in haberine göre hapishanelere gönderilen ilk parti aşı tutsaklara değil; gardiyanlara uygulanacak. Amerikan Sosyalizm ve Kurtuluş Partisi’nin (Party for Socialism and Liberation) yayın organı Liberation News’e göre hükümetler değişse de Amerikan devletinin değişmeyen resmi politikası tutsakları ölüme terk etmek…

KOCAMAN BİR HAPİSHANE OLAN ÜLKE
Dünyanın en yüksek tutsak nüfusunu hapishanelerinde barındıran ABD, tutsak sayısının genel nüfusa oranı konusunda da birinciliği elden bırakmıyor. Yetkililerin bilinçli politikaları ve aşırı kalabalık hapishane nüfusu, hapishanelerde yeterli sağlık ve güvenlik önlemleri alınabilmesini ve yeterli gıda ve teçhizat tedariği yapılabilmesini imkânsız hale getiriyor.

MAHKÛMLARIN AİLELERİ DE TEHLİKE ALTINDA
ABD’de cezaevlerinin yarısına yakını, nüfusu 50 binden az olan kırsal bölgelerde bulunuyor. Hükümet, hapishanelerin küçük şehir ve kasabalar için istihdam yarattığını iddia ederek cezaevlerini bu bölgelerde yaygınlaştırsa da yeterli altyapının olmadığı bu bölgelerde cezaevleri “süper yayıcı” olarak işlev görüyor. Yeterli altyapının olmadığı bu bölgelerde salgının daha da yayılmasının trajik sonuçlara yol açacağı öngörülürken hapishanelerdeki yüksek enfeksiyon oranlarının mahkumların aileleri için de çok büyük bir risk oluşturacağına işaret ediliyor.

SOSYAL MESAFE TUTSAK İÇİN TECRİTTİR
Hapishanelerde, sayıları gün be gün artan hasta mahkûmları tedavi etmek ve hastalığın yayılmasını engelleyebilmek için yeterli teçhizat bulunmuyor. Yeterli teçhizat temin edilse bile çok kalabalık olan ABD hapishanelerinde gerekli güvenlik önlemlerini alabilmenin imkânsız olduğu konuşuluyor. Ayrıca uzmanlar, hapishane koşullarında fiziksel mesafe uygulamasına gitmenin tecrit anlamına gelebileceğini ve mahkûmların psikolojilerinin bundan kötü etkilenebileceği konusunda yetkilileri uyarıyor.

GÜNLÜĞÜ 2 DOLARA CESET TAŞIYICISI
ABD’deki dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen ceza infaz sistemi, kölelik hukukunun hüküm sürdüğü bir sömürü mekanizması olarak çalışıyor. Tutsaklar, günlük 1 2 dolar gibi komik rakamlara kimsenin kabul etmeyeceği yüksek riskli işlerde çalıştırılan köle işçi havuzu gibi görülüyor. Örneğin, Kaliforniya Kadın Enstitüsü’nde mahkûm kadınlara, salgının ilk günlerinde en yakındaki erkek hapishanesinin mahkûmlarına ait kullanılmış kumaşlardan maske diktirildi. Kullanılmış kumaşlara temas ederken maske ve eldiven gibi koruyucu teçhizat kullanmalarına izin verilmedi. Yine aynı şekilde, Rikers Adası’ndaki mahkûmlara günlüğü 6 dolardan koronavirüsten ölen insanlar için toplu mezar kazdırıldı; günlüğü 2 dolara morglara ceset taşıttırıldı.

HAPİSHANE NÜFUSU PANDEMİDE KATLANDI
Tutsaklar ve ABD hapishane sistemindeki adaletsizliklerle mücadele eden aktivistler, hapishanelerdeki aşırı kalabalığı azaltmak ve virüsün yayılımını durdurmak için erken tahliye çağrısında bulunuyor. New Jersey’deki bir yasa, cezalarının bitimine bir yıldan az kalmış mahkûmların erken tahliyesine izin veriyor. Bu yolla, 2 binden fazla insanın topluma kazandırıldığı tahmin ediliyor. Fakat diğer eyaletlerde böyle bir uygulama bulunmuyor. Prison Policy Initiative (Hapishane Politikaları Girişimi)’in 451 taşra hapishanesinin analiz edildiği raporunda, hapishane nüfusunun pandemi öncekinden çok daha yüksek olduğu iddia ediliyor.

‘BEYAZ İKTİDAR’IN MAĞDURLARINA MÜCADELE ÇAĞRISI
Amerikalı komünistler, pandeminin Amerikan cezaevi sisteminin suçluların rehabilitasyonunu değil; yoksulların, ezilenlerin, ‘beyaz iktidar’ın mağdurlarının sosyal kontrolünü hedeflediğini bir kez daha ve su götürmez bir şekilde gözler önüne serdiğini söylüyorlar. Tutsakları ve ezilenleri; hapishanelerde gerkeli sağlık önlemlerinin alınması, erken tahliye, tutsakları kitlesel halde öldüren acımasız ve adaletsiz ceza infaz sistemine karşı mücadele etmeye çağırıyorlar.

Yorumlar (0)