DSP’yi neden öpüyorlar… Bayram değil seyran değil!

31 Mart seçimleri için CHP’den aday gösterilmeyenlerin Demokratik Sol Parti’ye (DSP) geçip oradan aday olmaları; diğer bir adıyla da ‘Siyasette Sarıgül’ etkisi daha çok konuşulacağa benziyor. Aday listeleri Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) teslim edilirken bile bu konudaki tartışmalar dinmek bilmiyor. Çünkü Ecevit DSP’si, sağcı yayınların, iktidara yakın gazetelerin manşetlerinden düşmüyor.

Evet, DSP yeniden siyaset sahnesinde. Ancak oldukça farklı yollarla. DSP 31 Mart yerel seçimlerine; CHP başta olmak üzere diğer partilerden ‘transfer ettiği’ adaylarla girmeye hazırlanıyor. İlk olarak Mustafa Sarıgül’ün CHP’den ayrılmasıyla başlayan, bu nedenle de ‘Sarıgül etkisi’ denilebilecek DSP rüzgarı, Gaziantep’te Celal Doğan’la sürdü. CHP’den aday olamayan birçok ‘kritik’ isim DSP’nin kapısını çaldı.

Siyasetçilerin kravat değiştirir gibi parti değiştirmesi, bakkal hesabıyla siyaset yapılmasına alışık olan Türkiye’de garipsenecek bir durum değil. Kimileri hatta ”Siyasi hayatı boyunca 6-7 parti değiştirmiş olanlar var, bu da ne ki!” diyebilir. Haklılar da… Peki parti değiştirmek, kırk yıllık doğruları da bu kadar kolay değiştirebiliyor mu?

16 Şubat 2019’da, yani birkaç gün önce DSP Genel Başkan Yardımcısı Uğur Gürel sağcı yayın organı Diriliş Postası’na konuşmuştu. Gazete bu açıklamaları da manşetten görmüştü. Gürel bu gazeteye ”Biz CHP’nin yerini almaya falan talip değiliz. Onlar daha sağ bir noktada. Biz Türkiye’nin tel sol partisi olarak Türkiye’nin her tarafında yerel seçimlere katılacağız” açıklamasında bulunmuş, gazetede bu açıklamaları ”Solun oyuna talibiz” ifadeleriyle manşetten ilan etmişti.

DSP’nin ”Türkiye’nin tek sol partisi biziz” iddiasını bir kenara bırakalım, çünkü tartışmaya başlasak sanırız birkaç dakikadan uzun sürmez. Ancak Yurt’un 17 Şubat tarihli nüshasında, bu açıklamaları hangi başlıkla gördüğünü hatırlatmakta fayda var:

”Sağcı gazetede solculardan oy istemek…”

‘AK GÜVERCİN HAREKETİ’
Burada kalsa iyiydi… Kalmadı. DSP dün de Star gazetesinin manşeti oldu.


CHP’den ayrılarak DSP saflarına katılan siyasetçilere iktidara yakın Star’dan destek geldi. Gazete, DSP’yi ‘AK güvercin harekatı’ olarak niteledi.

Haberde CHP’den aday gösterilmeyerek DSP’ye katılan ve Ankara adayı olan Haydar Yılmaz, Gaziantep adayı Celal Doğan, Şişli adayı Mustafa Sarıgül, Avcılar adayı Handan Toprak Benli ve Marmaris adayı Ali Avar’ın fotoğrafları yer aldı. Gazete, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun ‘tek adam rejimi’ ve ‘mezhepçi siyaset’ uyguladığını öne sürerek bu tutumun siyasetçileri DSP’ye yönelttiğini iddia etti. Gazete, Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi terör örgütlerinin emrine verdiğini yazdı. DSP’lilerin fotoğrafları bu ifadelerin yanlarında sergileniyordu….

DSP PROJE Mİ?
Peki CHP ne diyor? Birçok CHP’li, DSP’ye geçişlerle ilgili açıklamalar yaptı, hatta bazıları önemli iddialar ortaya attı. Bunların en serti ise 15 Şubat’ta CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek’ten gelmişti:

“Belli bir proje gerçekleştiriliyor olabilir. 24 haziran’da DSP seçimlere sokulmamıştı ama şimdi sokuluyor. Ben artık seçmenin gerçeği gördüğünü düşünüyorum..”

“Bunlar bu süreçlerde oluyor. Çok etkileyeceğini düşünmüyoruz. Ama isterdik ki DSP de bu demokrasi mücadelesine dahil olsun.”

Bunlar CHP’nin en üst karar organının üyelerinden birinin; Muharrem Erkek’in açıklaması… Yani CHP, DSP’nin CHP’yi zayıflatmak için kullanıldığını, bir proje olduğunu düşünüyor!

DSP 24 Haziran seçimlerine sokulmadı. O gün Millet İttifakı’nı destekleme kararını da açıklayan DSP Başkanlık Kurulu bildirisinde, ”Demokratik Sol Parti’ye bağlı olan toplum kesimlerine karşı sorumluluğumuz gereği, 16 yıllık iktidarlarında ülkeyi ekonomik, politik ve sosyal yapısı itibariyle tam bir çöküntünün içine sürüklemiş olan AKP’nin karşısında, seçmenlerin Millet İttifakı’na ve bu ittifak içerisinde demokratik sol politikalarımıza en yakın partinin ve Cumhurbaşkanı adayının desteklenmesi gerektiği hususunun kamuoyuyla paylaşılmasına karar verilmiştir” denilirken DSP’nin seçimlere girmesinin YSK tarafından ‘tam kanunsuzluk haliyle’ engellendiği de savunuluyordu. Hatta ‘AİHM’e kadar gideceğiz’ diyordu DSP’liler!

YURT SORUYOR

  • Şimdi ne değişti? DSP kime-neye karşı bir kurtuluş savaşı başlatmış edasında?
  • Düne kadar d, s ve p harflerini yan yana kullanmayan gazeteler ne oldu da DSP’yi keşfetti, şimdi de manşetlerden indirmiyor?
  • 2002’de AKP’yi iktidar yapan süreç sonrası adeta beyaz bayrak çeken bir parti, nereye kadar ilerleyebilecek?

Bu soruların yanıtını kısa sürede alacağımızı düşünüyoruz. Çünkü Türkiye siyaseti, birtakım bilgileri kişilerde unutmayacak kadar hızlı akıyor.


Kimler ‘transfer’ oldu?

Mustafa Reşat Oktay ( Antalya Büyükşehir Belediyesi)
Haydar Yılmaz (Ankara Büyükşehir Belediyesi)
Selami Gördebil ( Adana Büyükşehir Belediyesi)
Celal Doğan ( Gaziantep Büyükşehir Belediyesi)
Sevgi Küpelioğlu ( Muğla Büyükşehir Belediyesi)
Naif Alibeyoğlu ( Kars Belediyesi)
Suat Bahçekapılı ( Kırklareli Belediyesi)
Musatafa Sarıgül ( İstanbul- Şişli)
İsa Yıldırım ( Antalya-Aksu )
Mehmet Habalı ( Antalya-Serik)
Buket Dağlı ( Antalya-Konyaaltı)
Necati Topaloğlu ( Antalya-Kemer)
Coşkun Özden ( İstanbul-Adalar)
Handan Toprak Benli ( İstanbul-Avcılar)
Ali Fatinoğlu ( İstanbul- Bakırköy)
Selami Değirmenci ( İstanbul-Silivri)
Handan Toprak (İstanbul – Avcılar)
İsmail Bekiroğlu ( İzmir-Buca)
Ali Acar (Muğla-Marmaris)
Haydar Çorum ( Eskişehir-Mihallıçık)
Salim Özkarakaş (İzmir-Kiraz)

Kirazlı konusunda neden alttan alınıyor?

Kazdağları-Kirazlı çevre katliamı konusunu “Neden Bu Kadar Vicdansızlar?” başlıklı yazımda ele almıştım. Konunun bu sefer bir başka ve önemli yönünü ele almaya çalışacağım: devletin...

Montessori yöntemiyle eğitim-2

Montesorrı yöntemine geçen hafta bir giriş yapmıştık. Bu hafta Montesorrı yöntemine göre bir sınıf nasıl düzenlenir?, Sınıf içi uygulamalar nelerdir? Bunlardan bahsedeceğiz. Çocuk okulda olduğu...

Neden bu kadar vicdansızlar?

Son zamanlarda her gün devlet eliyle yürütülen yeni bir doğa katliamı haberini duyuyoruz. * Dünyanın sayılı güzelliklerinden Burdur’un Salda Gölü'ne 'millet bahçesi tesisleri' yapma kararı, *...

Ahlak toplumun temelidir

Çocuk eğitimi, ailede başlar, okul ve çevresiyle birlikte hayat boyu devam eder. Çocuğa ahlaki davranışların kazandırılması eğitimin önemli bir parçasıdır. Ahlak, bizim dini değerlerimizin...

Sol ve sokak

Türkiye'de 1950 li yıllarda çok ciddi bir sol örgütlenme vardı. 1960 lı yıllarda sol örgütlenme sokağa indi. DİSK bugün dahi yapamadığı kadar büyük katılımlarla...