Türkiye'nin günlerce konuştuğu "gizli fon dolandırıcılığı" davasının müştekilerinden Emre Belözoğlu ilk kez konuştu. Dolandırıldığını anlayınca mahkemeye gittiğini söyleyen Belözoğlu, "Seçil Erzan'la bir kez yüz yüze görüştüm. Yatırım yapmadan tanımıyordum" dedi.

Emre Belözoğlu, mahkemeye intikal eden gizli fon dolandırıcılığı süreci ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Futbol Plus Youtube kanalına konuşan Belözoğlu, "Bir bankacılık işlemi olduğunu ve yatırım yaptığımı düşündüm. Bunun dışında olduğunu anlayınca mahkemeye gittik. Elimize geçen kağıtların, dekontların karşılığının bankada olmadığını öğrendiğimiz anda şikayetimizi yaptık. Bize vaat edilen tarih gelmemişti bile. Banka müdürü ve yardımcısının imzalarının olduğu belgeler var. Hukuksal süreçler ilerliyor. Seçil Erzan'la bir kez yüz yüze görüştüm. Yatırım yapmadan tanımıyordum" ifadelerini kullandı.

İDDİANAMEDE KAMUOYUNUN YAKINDAN TANIDIĞI İSİMLER

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan'ın bir bankanın Levent'teki şubesinde müdür olarak çalıştığı ve müşteki Bülent Çeviker'den kişisel güven ilişkisine dayalı 2 milyon dolar alarak yüksek kar vaadiyle yeniden kendisine iade edeceğini bildirdiği kaydediliyor.
İddianamede, müşteki Bülent Çeviker'e para karşılığında yazılı evrak verildiği ancak daha sonra Çeviker'in Erzan'a ulaşmaya çalışsa da ulaşamadığı, durumu bankaya bildirdiği, banka tarafından araştırma yapıldığı, Erzan hakkında suç duyurusunda bulunduğu ifade ediliyor.

Sanık Erzan'ın bu yöntemle futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarından müştekilere, yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon bulunduğunu ve yine kamuoyunda tanınan Fatih Terim, Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek, müştekileri bu fona para yatırmaya ikna ettiği anlatılan iddianamede, gerçekte ise böyle bir fonun hiç olmadığının tespit edildiği belirtiliyor.

İddianamede, Erzan'ın, müştekilerin verdiği paralara ilişkin sahte belgeler oluşturarak, bu belgelere bankanın kaşesini ve ıslak imzasını atarak müştekilere teslim ettiği ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği kaydediliyor.

ERZAN'A İSTENEN CEZA 252 YILA YÜKSELDİ

Sanık Erzan'ın "özel belgede sahtecilik" ve "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık" suçlarından 69 yıldan 226 yıla kadar hapsi istenen ana iddianamenin ardından hazırlanan yeni iddianameyle Erzan hakkında istenen hapis cezası da yükseldi.

Erzan'ın 77 yıldan 252 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

İddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk'ün ise aynı suçlardan 3 yıl ile 85 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor.

İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4'ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım'da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024'e ertelemişti.