Yerel

DİSK Basın-İş: Gazeteciler hemen bırakılmalı

3 Mayıs’ta basın örgütleri sert çıktı. DİSK Basın-İş ve meslek örgütleri, cezaevindeki gazeteciler için acil özgürlük çağrısı yaptı.

Abone Ol

Basın meslek örgütleri, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde ortak açıklamayla net konuştu. Cezaevindeki gazeteciler için “derhal serbest bırakın” çağrısı yaptı. Açıklamada, gazeteciliğin suç gibi gösterilmesine tepki büyüktü.

Ankara’daki Mülkiyeliler Birliği’nde yapılan açıklamada, Türkiye’nin basın özgürlüğü karnesinin her yıl daha da kötüleştiği vurgulandı. Ülkenin 180 ülke arasında 163. sıraya düşmesi “kriz” olarak tarif edildi.

“Gazetecilik yapıyoruz diye içerideyiz”

Açıklamada en sert vurgu cezaevindeki gazetecilere geldi. Örgütler, gazetecilerin içeride olmasının sadece meslek sorunu değil, doğrudan toplumun gerçeklerden koparılması anlamına geldiğini söyledi.

“Gazeteci susturulursa işçinin sesi duyulmaz” denilerek baskının sadece medya ile sınırlı olmadığına dikkat çekildi.

Mektuplar okundu: “Suçumuz gerçeği anlatmak”

Tutuklu gazetecilerin gönderdiği mektuplar salonda yankılandı. Üç aydır cezaevinde olan gazeteciler, “Kameramızdan, sokağımızdan koparıldık” diyerek yaşadıklarını anlattı.

En çarpıcı cümle ise şuydu:
“Suçumuz, işçinin ve ezilenin sesini duyurmak.”

“Medya tekelleşti, gazeteci açlık sınırında”

Açıklamada sadece baskı değil, ekonomik tablo da masaya yatırıldı. Medya sahipliğinin tekelleştiği, bağımsız gazeteciliğin sistematik olarak zayıflatıldığı belirtildi.

Gazetecilerin artık üçlü bir kıskaca sıkıştığı söylendi:
İşsizlik, güvencesizlik ve baskı.

“Amaç: Sesleri kısmak”

Gazeteci Merdan Yanardağ’ın mektubunda dikkat çeken bir iddia yer aldı. Tutuklamaların hedefinin sadece kişiler değil, medya kurumları olduğu vurgulandı.

“TELE1’siz bir medya ortamı yaratmak istiyorlar” sözleri, salonda en çok konuşulan başlıklardan biri oldu.

“Dışarıda olan da güvende değil”

Cezaevinde olmayan gazetecilerin de hedefte olduğu ifade edildi. Tehditler, saldırılar ve davaların sıradan hale geldiği belirtildi.

Gazeteci İsmail Arı’nın sözleri ise tabloyu özetledi:
“Ya içeridesin ya da hedeftesin.”

Son söz net: “Özgür basın yoksa demokrasi de yok”

Açıklamanın finali tartışmaya yer bırakmadı. Basın örgütleri taleplerini tek tek sıraladı:

Tutuklu gazeteciler serbest bırakılmalı

Gazetecilik suç olmaktan çıkarılmalı

Basın özgürlüğünü kısıtlayan yasalar kaldırılmalı

Sendikal haklar güvence altına alınmalı

Verilen mesaj açık:
Gazeteci özgür değilse, toplum da özgür değil.

{ "vars": { "account": "G-9KFVFXJPJ" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }