Bizim de elbette edindiğimiz kulis bilgilerimiz var. Buna dayanarak erken davranıp CHP’nin adayını açıklama (refikleri atlatma) manşeti atmak istiyoruz… Fakat sıkıntımız da var. Siyasi arenada haberlerin -doğrulatmak koşuluyla- sağlam kulis bilgilerine dayandırılması olağandır. “Olması gereken”i böyle ortaya koyduktan sonra bizim “elimizde olan” bilginin, olması gerekene ters olmasının -yani teyit alamama- bizi boşa düşürmesinden endişe ederiz.

Maalesef ki haber kaynağıma çifte teyit için tekrar döndüğümde bir türlü ulaşamaz oldum. Parti disiplinine riayet ağır basmış olsa gerek. Üstelik parti içi dengeler benim kulis bilgimi her zaman için boşa çıkartmaya muktedir. O nedenle yine de sağlam olduğuna inandığım kulis bilgisinden ziyade eldeki somut verilerden hareketle soyut belirlemelere giderek CHP’nin gizli adayını ilan edeceğiz. Peki, somut verileri irdeleyelim bakalım.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, AKP'den gelen "Adayınızı açıklayın!" çağrılarına karşı düzenlediği basın toplantısı ile AKP’nin Sayın Genel Başkanına şu yanıtı vermiş:

"Onu en çıldırtacak zamanda en çıldırtacak adayı açıklayacağız."

Burada önemli olan “çıldırtma” vurgusudur. Karşının kendini en güçlü gördüğü bir noktada çıldırmasına -yani yenilgi endişesine- sebep ne olabilir ki? Kastedilen kalibre üstünlüğü-yarışı olsa gerek. Tamam, anladık!

Peki, CHP’lilerin genel başkanları Sayın Kılıçdaroğlu ne demiş?

Ne dediğinden önce belirtelim ki hedefe engelsiz kilitlenmek için Parti Meclisinden tam yetki almıştır tartışmasız ve muhalefetsiz aday belirlemek üzere. Yani daha çıkarken iç tartışmalarla yıpratılan bir aday görüntüsü olmasın istenmektedir. O beklenen saat geldiğinde adayımız şudur, denilerek direkt sahaya inilecek.

Evet, gelelim Kılıçdaroğlu’nun ne dediğine. Cumhurbaşkanı adayı 4 Kriter taşıyacaktır. Bunlar:

-Başarı hikâyesi olacak

-Herkesi kucaklamış olacak

-Polemikçi olmayacak

-Ekonomi bilecek

Şimdi bu kriterler parti içinde saygıdeğer bir kişilik olması nedeniyle Yılmaz Büyükerşen’e yakıştırılmaktadır ve dolayısıyla kastedilen isim olduğuna dair yorumlar getirilmektedir.

Tamam, bu da kabul, diyelim. Fakat Kılıçdaroğlu’nun şu “ekonomi bilecek” kriterini kendi tarifiyle biraz daha derinleştirelim.

Ekonomideki sıkıntılara dikkat çekerek der ki “Seçilen adayın yaşanabilecek bir krizle baş edebilecek donanımda ve kadroda olması gerekmektedir.”

Haksız mı? Seçimden sonrası için böyle bir beklenti var. Gelecek olan yeni yönetim uygulamak zorunda olduğu acı ekonomik tedbirlerle daha baştan yara alacaktır. O nedenle ekonomi önemli ve ekonomi alanında yönetim deneyimi olan birisinin gelmesine işaret etmektedir.

CHP Genel Başkanı Cumhurbaşkanı adayının tarifini yaparken “adam” ifadesini de ek olarak kullanmıştır. Eğer bunu ağız alışkanlığı olduğu üzere sırf niteliksel tanımlama maksadıyla kullanmadıysa demek ki kafasında adresi belli olan o adayın kadın olmadığını anlamamız gerekecektir. Sıralayalım:

Evet, Büyükerşen tartışmasız, başarılı üstün bir yerel ve akademik yöneticidir. Sanatseverdir. Aranan niteliğe uygun unvanı da var. Yani iktisatçı. Fakat akademik. Genel ölçekte saha tecrübesi yok. Üstelik yaş nedeniyle emeklilik hakkını kullanmaktan yana olacağı yaygın şekilde düşünülmektedir.

Peki, kemal Bey adrese teslim şeklinde yaptığı tanımlamanın içine örneğin bir fizikçiyi koymak ister mi? Neden olmasın? Fakat fizik var da iktisat yok, diyecektir.

Peki, Kemal Bey’in çevresinde -yine dışarıdan olmayan- parti içinde bu tariflere uyan ve Cumhuriyet’in temel değerleriyle barışık, ne dersek diyelim üstelik de mütedeyyin, muhafazakâr kitlelere de inebilen her türlü kışkırtıcı taşlamaları kesecek başka birileri yok mu? Kemal Bey’e göre var. Hem de çok! Evet, bildiniz. Bunlardan birisi: İlhan Kesici.

Bizdeki tüm seçimler stratejiktir. Öyle lay lay lom arası bir seçim olmamıştır. Seçimler illaki bir rejim ya da ekonomik bunalım gibi olağanüstü hâller evresinde gelmiştir. Son yıllardaki seçimler için hep “çok stratejiktir-son dönemeçtir” denilmişken bu önümüzdeki 1 Temmuz seçimleri gerçekten stratejik, gerçekten demokratik parlamentarizm açısından son dönemeçtir.

Partiler bir daha dönüşü olmayacak bu yolda çok taktikli stratejiler belirliyorlar. İdeolojik tanımlamalar bu endişeler çerçevesinde rafa kaldırılmış durumda ve rejimin güvenliği ve bekası peşine düşülmektedir. O nedenle seçmeni avlayacak tavlayacak türden aday sunumlarına özen gösterilmektedir. Yani bir anlamda manevi oy çalma üzerine taktikler geliştirilmektedir. Ha bu arda fiziki oy çalmalar bu yazı çerçevesinde kapsam dışıdır.

Bu nedenledir ki partiler aday seçerken seçmenlerin ekonomik ihtiyacına cevap hazırlayacak aday modelinden ziyade psikolojik yapılanmalarını gözeterek aday piyasaya sürmeye çalışmaktadırlar. CHP açısından İlhan Kesici’yi de bu pencereden değerlendirmek yerinde olacaktır. (Yorum yaparken seçmenler açısından ekonomik beklenti ve programları dışladığımız gibi bir yanlış anlaşılma olmasın. Hassasiyetin katsayısını göstermek için sıralamayı böyle uygun bulduk.)

Tüm tarafların, en iyi yöntemin, her partinin kendi en güçlü adayını çıkartarak ilk tura gitmesinin daha doğru olacağı gibi bir yaklaşımı var. Evdeki bulgurun tehlikeye girme riskini pek irdeleyemediklerini naçizane bir not olarak düşelim. Yine naçizane belirtelim ki HDP’nin ikinci turda sol gösterip sağ vurma gibi bir hin iç hesabı harekete geçirmeyeceğinin garantisi yoktur. Beklenilmelidir. Biliyoruz kapalı kutu gibi bir yorum oldu. Bu iki unsuru açmak bir başka yazı çalışması ister.

CHP’nin adayını ilan etmişken zaten kesin olan diğer parti adaylarımızı da not düşerek seçim üzerine bir başka değerlendirme için nefes aralığı bırakalım.

AKP-MHP: R. T. Erdoğan. Aday ve ittifak kesin.

İYİ PARTİ-RP-DP: Meral Akşener. Aday kesin. İttifak bizim öngörümüzdür.

HDP: Selahattin Demirtaş. Aday kesin. İttifak henüz söz konusu olmamakla birlikte olası kimi bindelik sosyalist bileşenler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.