Türkiye 150 yıllık inişli çıkışlı bol darbeli parlamento deneyimini bir yana bırakarak başkanlık sistemine geçmiş bulunuyor. RTE’nin gazetecilere bana “Başkan” diye hitap edin sözü de bunu doğrulamış bulunuyor.

Bu rejim değişikliğine karşı duruş ve egemenliği tek adamdan yeniden ulusa vermenin yolu örgütlenmekten geçiyor.

Bu örgütlenmenin adresi de birçok eksikliğe ve yapısal sorununa rağmen ülkenin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

Cumhuriyet Halk Partisi eksikliklerinden arındırılmadan ve yapısal birçok sorun düzelmeden ülkede iktidarın değişmesi mümkün görünmüyor.

CHP’de yapılması gereken en önemli değişiklik zihniyet ve kadro değişimi. Zihniyet değişimi ile neyi kastettiğime gelirsek; Einstein’ın, “Aynı şeyleri söyleyerek ve yaparak farklı sonuçlar almayı beklemek aptallıktır” diye bir sözü var. Bu söz bilimsel bilginin kökü olan deney ve gözlemlerin bir sonucu. CHP’de yıllardır aynı şeyleri yaparak, farklı bir sonuç elde etmeye çalışıyor ver her seçim sonucunda hüsrana uğruyor.

Aynı şeyler nelerdir derseniz:

Öncelikle Cumhuriyet Halk Partisinde ideolojik bir netlik yok. “Biz kitle partisiyiz her türlü görüşü barındırıyoruz” şeklinde cahilce bir savunma mekanizması var. Bu netliğin sağlanamaması her seçim döneminde sağdan aday göstermelerle kendini gösteriyor.

CHP’de yönetici kadrolar, buna ilçe, il, genel merkez kadrolarının hepsi dâhil yıllardır aynı kişilerden oluşuyor. Birkaç hizip arasında sürekli siyasi çekişmeler dışına çıkılmıyor.

Tabandan tavana değil, tavandan tabana bir örgütlenme modeli ile genel merkeze sırtını dayıyayım, susayım bir yerlere gelirim felsefesi bu değişmeyen kadrolara egemen.

Üyelik mekanizması çalışmıyor. Üye olmanın bir kıstası yok. Eş, dost, akraba üye yapılarak mahallede, ilçede, ilde güçlü olmaya çalışılıyor.

Parti içinde yapılan eğitimler kısıtlı ve tüm üyeleri kapsamıyor. Birçok üye parti politikalarından bir haber. Parti tarihini doğru düzgün bilenler ise bir elin parmaklarını geçmiyor.

Kadroların çalışma modelleri de hiç değişmiyor. Seçime birkaç ay kala ev ziyaretleri, partililerin düğün dernek gezileri, önemli gün ve haftalarda mitingler, yürüyüşler ve bol bol fotoğraf çektirmeler vb.

Yukarıda yazdıklarım gözlemlerimin kısa bir sonucudur. Bunlara onlarca ekleme daha yapılabilir. Yukarıdaki sistemin oluşmasını sağlayan en önemli etken ise CHP’nin tüzüğüdür.

CHP KENDİNİ YENİLEMELİDİR

Yazının birinci bölümünü yazdıktan sonra Habertürk TV’de programa katılan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’yi dinlemek için ara vermiştim. Yazının ikinci bölümünde yazacağım, peki ama ne yapılmalı sorusuna İnce’nin söyledikleri bir reçete niteliğindeydi. Ne demişti İnce:

CHP kendini yenilemelidir, genel başkanını da, kadrolarını da, tüzüğünü de, programını da yenilemelidir.

Tüzüğü değiştireceğiz. Mesela biz diyoruz ki demokrasi eksikliği var Türkiye’de. CHP’nin tüzüğü tek adam tüzüğü değil mi? Türkiye’nin anayasası ne ise CHP’nin tüzüğü o. İkisi de yetkileri tek elinde toplamıştır.

Bizim tüzükte üyenin, milletvekilinin hiçbir hakkı yok, her şeyi MYK belirliyor. Tüzüğü değiştirelim, programı değiştirelim, üye sayımızı arttıralım. Bana sorarsanız bir sandık kurulmalı ve aday öyle belirlenmelidir

Bir milyon genç üye yapmamız lazım. Söylemimizi, kadrolarımızı, iddialarımızı değiştirmeliyiz

188 bin sandık var, hemen şimdiden 188 bin sandık görevlisine bir statü vermeliyiz.

Gitmediğim köy bile kalmayacak.

Cumhurbaşkanlığı kampanyası sırasında kendinden beklenmeyen bir performans gösteren ve kitleleri heyecanlandıran Muharrem İnce, bu açıklamaları ile de CHP’de değişimi sağlayacak lider olarak görünmektedir. CHP’de yaşanacak bir değişim sonrasında İnce’nin yukarıda söylediklerini yapmasını beklememiz en doğal hakkımızdır.

Mahmut Aslan- 13.07.2018

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.