Birleşik Kamu-İş’in Şubat 2026 araştırması tabloyu net gösterdi. Açlık sınırı bir ayda 1.877 lira arttı. Rakam 33 bin 963 liraya çıktı. Asgari ücret ise 28 bin 75 lira. Aradaki fark 5 bin 888 lira.
Yani asgari ücret, daha sofraya oturmadan ekside başlıyor.
Aynı araştırmada yoksulluk sınırı da 104 bin liraya dayandı. Artış sadece bir ayda 4 bin 843 lira. Geçim derdi artık istisna değil, genel durum.
Pazarda tablo net: Göz görüyor, el alamıyor
ANKA Haber Ajansı mikrofonu İstanbul’da Kağıthane’de kurulan Çağlayan Pazarı’na uzattı. Söylenenler tek cümlede özetlendi:
“Mübarek ay geliyor, göz görüyor ama alamıyorsun.”
Dört çocuk okutan bir baba, kira ve faturaların arasında sıkıştığını söylüyor. Pazar arabası dolmuyor. Meyve tane ile alınıyor. Eskiden kilo hesabı yapılırken şimdi gram hesabı yapılıyor.
Vatandaşın ortak cümlesi şu: “El insaf.”
Emekli çalışmazsa aç
73 yaşında bir emekli konuşuyor. Tekstilde çalışıyor. Sebebi net: “Yoksa aç kalırım.”
20 bin lira maaş yetmiyor diyor. Ölene kadar çalışacağını söylüyor.
Dul maaşıyla geçinen bir başka yurttaşın geliri 17 bin 800 lira. Kirası 18 bin lira. Aradaki farkı kapatmak için pazarda ikinci el eşya satıyor, merdiven siliyor. “Doğrusu açız” diyor.
Pazar artık lüks
Eskiden pazar, en ucuz yerdi. Şimdi vatandaş “Pazara girince 2-3 bin liradan aşağı çıkamıyoruz” diyor.
Alım gücü düştükçe fiyat daha ağır hissediliyor. Herkes en ucuzu arıyor. Yarım kilo, çeyrek kilo, hatta tane hesabı…
Rakamlar yukarı gidiyor. Maaş yerinde sayıyor. Sokakta konuşulan tek konu: Geçim.




