Büyük olmanın büyük bedeli var!..

‘Gelişme’ deyince, ekonomik, sosyal, kültürel ve insan yaşamına dokunan ne kadar ne varsa hepsi de aklıma geliyor.

Hani “Para var huzur var” sözü var ya ondan…

“Parayla sadet olmaz” denilse de o zaman “Dünyada bu kavgaların nedeni ne?” diyesi geliyor insanın.

*

Ekonomik gelişmişlik;

Sosyal,

Kültürel,

Ve insan yaşamına dokunan bütün gelişmişliklerin başını çekiyor para.

*

Gelişmişlik denilince;

Giyim-kuşam yenilenmesi…

Yiyecek-giyecek meselâ…

Konut-monut…

Rezidans-mezidens gibi, bir çoğumuzun hayalinde olanlar ve daha adını bile bilemediğimiz, tamamen dünyevi ihtiyaçların karşılanması aklımıza gelir ilk önce.

*

Yani gelişmişlik; dışarıdan görünmeli, içeride gizli kalmamalı sanki!

Ben öyle anlıyor(du)m bu zamana kadar.

Meğer yanılmışım.

Çünkü tam anlamıyla bu değilmiş. Bu gelişmişliğin sadece madde tarafıymış ki bir de iç huzuru veren bir gelişmişlik de varmış.

*

Meğer sabır da bu gelişmişliğin önemli bir göstergesiymiş meselâ!..

Hem nereden bilebilirdim ki:

Sabırlı olmak,

Sevgiden,

Hoş görüden,

Tevazudan,

Yardımlaşmadan,

Sahiplenmeden

Kucaklamadan yana olmak, belki de gelişmişliğin insana özgü en etkin özelliklerinden bazıları.

*

Yine yaşadıklarımdan çıkardığım sonuç bana gösterdi ki; yukarıdaki bu insani özellikler; olası birçok olumsuzluğun da önüne geçebilmek demekmiş.

Çünkü “Keskin sirke küpüne zarar veriyormuş.”

Veriyor da.

Belki de o yüzden halkımız “Sabır, kuvvetin diğer adıdır” demiş.

*

O zaman bugün devletin tepesindekilerin, alttakilere gösterdikleri hiddet ve şiddet niye?

*

Her şeyden önce insanın doyması, doygunluğu hazmetmesi gerekiyor.

Edeb Âli boşuna mı; “Öfke bana, sakinlik sana” demiş.

Çünkü özellikle de devletin en tepe makamı;

Sakinliği,

Olgunluğu,

Sabrı gerektiren bir makam.

O makam;

Yurttaşından gelen sıkıntıları,

Dertleri,

Sorunları,

Serzenişleri, sabır makamına yakışan olgunluğu göstermesi gerekir.

Asla yurttaşını ayrıştıracak ve ötekileştirecek söylemlerde bulunmaması gerekir.

*

Sahi Edeb Âli boşuna mı; “Öfke bana, sakinlik sana” demiş.

Gerçekten de büyük olmanın büyük bedelleri var.

Kirazlı konusunda neden alttan alınıyor?

Kazdağları-Kirazlı çevre katliamı konusunu “Neden Bu Kadar Vicdansızlar?” başlıklı yazımda ele almıştım. Konunun bu sefer bir başka ve önemli yönünü ele almaya çalışacağım: devletin...

Montessori yöntemiyle eğitim-2

Montesorrı yöntemine geçen hafta bir giriş yapmıştık. Bu hafta Montesorrı yöntemine göre bir sınıf nasıl düzenlenir?, Sınıf içi uygulamalar nelerdir? Bunlardan bahsedeceğiz. Çocuk okulda olduğu...

Neden bu kadar vicdansızlar?

Son zamanlarda her gün devlet eliyle yürütülen yeni bir doğa katliamı haberini duyuyoruz. * Dünyanın sayılı güzelliklerinden Burdur’un Salda Gölü'ne 'millet bahçesi tesisleri' yapma kararı, *...

Ahlak toplumun temelidir

Çocuk eğitimi, ailede başlar, okul ve çevresiyle birlikte hayat boyu devam eder. Çocuğa ahlaki davranışların kazandırılması eğitimin önemli bir parçasıdır. Ahlak, bizim dini değerlerimizin...

Sol ve sokak

Türkiye'de 1950 li yıllarda çok ciddi bir sol örgütlenme vardı. 1960 lı yıllarda sol örgütlenme sokağa indi. DİSK bugün dahi yapamadığı kadar büyük katılımlarla...