Yabancılara yönelik kararlar suç oluşturmadı
Bolu Belediye Başkanlığı görevinden yasal süreçler nedeniyle uzaklaştırılan Tanju Özcan, şehirde yaşayan sığınmacılara yönelik hayata geçirmek istediği bazı yerel uygulamalar ve düzenlemeler sebebiyle hakim karşısına çıkmıştı. Kentteki yabancı uyruklu vatandaşlara yönelik ayni ve nakdi yardımların kesilmesi, su faturalarının normal tarifelerin 10 katına çıkarılması ve yabancıların nikah ücretlerinin 100 bin lira yapılması yönündeki belediye kararları yargıya taşınmıştı. Çeşitli sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların yaptığı suç duyurularının ardından açılan "nefret ve ayrımcılık" davasında mahkeme nihai kararını verdi.
Bolu 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında iddialara yanıt veren Tanju Özcan, hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek beraatini istedi. Savcılığın mütalaasına itiraz eden Özcan, suç unsuru barındırdığı iddia edilen adımların resmi bir icra hareketine dönüşmediğini ve zaten kendi iradesiyle bu kararlardan vazgeçtiğini belirtti. Mahkeme heyeti, tarafların savunmalarını ve sundukları kanıtları değerlendirdikten sonra Özcan’ın bu suçtan beraat etmesine hükmetti.
Diğer dosyadan tutukluluk hali devam ediyor
Nefret ve ayrımcılık iddialarıyla açılan davadan aklanarak beraat alan Tanju Özcan'ın adli süreçleri bununla sınırlı kalmadı. Görevden uzaklaştırılmasına da neden olan ve başka bir adli dosya kapsamında yürütülen soruşturma, Özcan'ın cezaevindeki durumunu doğrudan etkilemeye devam ediyor. Eski belediye başkanının hukuki mücadelesi farklı bir kulvarda daha sürüyor.
Gelen son bilgilere göre, beraat kararı çıkan davanın haricinde Özcan hakkında yürütülen "icbar suretiyle irtikap" soruşturması kapsamındaki tutukluluk hali aynen devam ediyor. Sığınmacı davasından temiz çıksa da diğer ağır suçlama nedeniyle adli makamların verdiği tutuklama kararının kaldırılmadığı öğrenildi.
Bolu'daki tartışmalı kararlar mahkemeden döndü
Tanju Özcan’ın belediye başkanlığı koltuğunda oturduğu dönemde özellikle sığınmacı nüfusun şehirden gitmesini hızlandırmak amacıyla aldığı radikal kararlar Türkiye genelinde uzun süre tartışma konusu olmuştu. Yerel idare tarafından meclisten geçirilen fahiş zam ve yüksek ücret uygulamaları, ayrımcılık yapıldığı gerekçesiyle insan hakları savunucularının tepkisini çekmişti.
Yargılama safhasında bu idari kararların cezai bir sorumluluk doğurup doğurmayacağı netleşmiş oldu. Mahkeme her ne kadar bu söylem ve kararları hapis cezası gerektiren bir suç olarak görmese de Özcan'ın belediyedeki diğer idari ve mali işlemleriyle ilgili açılan yolsuzluk ve usulsüzlük iddialı davaların seyri kent halkı ve siyaset dünyası tarafından yakından izleniyor.