Yeni kuşaklar bilmeyebilirler.Koalisyon ortaklık demektir.Tek başına iktidar olacak sayıda milletvekili çıkaramayan partiler (önce 226,şimdi 276 milletvekili ) aralarında anlaşarak bir hükümet ortaklığı kurarlar.Buna ''Koalisyon'' denir.

Türkiye'de ilk koalisyon hükümeti uygulaması 1961'de CHP ve AP arasında kurulan ilk koalisyon Hükümeti uygulaması ile başlamıştır. Tek başına iktidar çıkaran seçimler 1965,1969 (A.P.),1983 ve 1987 ( ANAP.) seçimleridir.2002'den buyana Türkiye'de tek parti iktidarı ( AKP ) yaşanmaktadır.

1973,1977,1991,1995 ve 1999 genel Seçimlerinde hiç bir parti tek başına iktidar olacak sayıda milletvekili çıkaramadığı için bu seçimler sonunda koalisyon hükümetleri kurulmuştur.

BAŞKANLIK SİSTEMİNE GEÇİŞİN ANA NEDENİ GÜÇLÜ İKTİDARI HEDEFLEYİP, KOALİSYON HÜKÜMETLERİNİ ÖNLEMEKTİ

Koalisyon hükümetlerinde bakanlıklar paylaşıldığı için hükümet içinde zaman zaman sıkıntılar yaşanmıştır.Bu da hükümetin çalışmasını olumsuz etkilemiştir.
Bu yüzden 2010 Referandumu sonunda Türkiye'de koalisyon hükümetlerinin önünü kesmek için Başkanlık Sistemine (Cumhurbaşkanlığı ) geçilmiştir.

Bu sistemde meclis üye tam sayısının yarısından bir fazlası olan '' salt çoğunluk '' (önceleri 226,şimdi 276 ) değil Türkiye'de kullanılan geçerli oyların %50'sini almak gerekmektedir.
Son genel ve yerel seçimler gösterdi ki ; Türkiye'de hiç bir siyasi parti bu oy potansiyeline sahip değil.

İYİ PARTİ FAKTÖRÜ

MHP tabanının önemli bir kısmının İYİ parti’ye kayması,AKP’ye oy veren eski DYP ve ANAP kökenli seçmenlerin İYİ Parti’yi bir çıkış yolu ve kurtarıcı olarak görmesi ve İYİ Parti’nin kamuoyu nezdinde çok itibar görmesi ve sağ cenahta AKP’ye alternatif bir parti görevi oluşturması ,Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı olan MHP ‘nin lideri Sayın Devlet Devlet Bahçeli’yi ürkütmüştür.’’Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir’’ özdeyişinde olduğu gibi tek başına barajı geçemeyeceğini anlayan Sayın Devlet Bahçeli ,’’Vatan ,Millet ;Sakarya ‘’ edebiyatı ile AKP şemsiyesi altına sığınarak barajı aşmayı garanti altına almıştır.

MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli Salı günü gurup toplantısında ‘’Bayram değil ,seyran değil ,eniştem beni niye öptü’’ söylemindeki gibi ortalıkta erken seçime dair en ufak bir emare yokken ,birden Erken seçim isteğiyle siyaset arenasını kaynattı.AKP buna ertesi günü cevap vereceğini söyledi.Nitekim öyle de oldu.

Son dönemdeki ekonomik göstergeler,köylünün,çiftçinin,esnafın emeklinin durumu,doların önlenemeyen yükselişi ve benzin fiyatlarının zirve yaptığı bir dönemde iktidarda kalmak yıpranma demektir.Geçen her gün İYİ Parti’ye yarayacaktır.Hazır Afrin Zaferi’nin rüzgarıyla yelkenleri doldurarak garantili göremedikleri seçimleri almak amacıyla erken seçim kararı alındığı kanısındayım.

Bunun bir ‘’ Danışıklı döğüş’’ olduğunu düşünüyorum.Bu konuda Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ,daha önce erken seçim ile ilgili olarak söyledikleriyle ters düşüp kamuoyundan puan kaybetmemek için Sayın Devlet Bahçeli ‘nin ‘’Sözcülük ‘’ görevini üstlendiğini düşünüyorum.

KAZAN KAZAN POLİTİKASI
% 10 Seçim barajını geçemeyecek olan partiler, aralarında ''zihniyet akrabalığı'' bulunan bir büyük partiye yamanarak Mecliste yer alma telaşı içindedir.
Bu seçimde bir oy bile önemli olduğu için küçük partilerden kendilerine gelen ortak seçime girme önerisi AKP tarafından olumlu görülmektedir.

Şimdilik AKP,MHP ve BBP arasında yaşanan ''CUMHUR İTTİFAKI ''ortaklık düşüncesine Saadet Partisi'nin de katılması istenmektedir.Ama Saadet Partisi şu ana kadar bu konuya mesafeli durduğu görülmektedir.Bu ı ortaklığın iktidar olması durumunda 70'li ve 90'lı yıllarda yerden yere vurulan Koalisyon Hükümeti uygulamasının Cumhur İttifakı adı altında ,III.Milliyetçi Cephe Koalisyonu olarak ortaya çıkacağı aşikârdır.

O zaman birisi bizi kandırdı mı? Neden Başkanlık sistemine geçtik.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.