Bir insanlık ayıbı: Çocuk Anneler

Çocuklar… İlgiye ve desteğe muhtaç olan masumlar… Korunmaya ve şefkate ihtiyaç duyan saf melekler… Yarının mutlu insanlarının, mutlu toplumlarının küçük mirasçıları…Bu memleketin dertleri biter mi? Yüreğimizde çıban yerine bir gün güller biter mi?

Sadece bir memleket meselesi değil bu. Bir insanlık ayıbı… Küçük yaşta rızasız ve zorla evlendirilen, çocukluğunu yaşayamadan kadınlığa sürüklenen, henüz kendisi çocukken çocuk sahibi oldurulan masum ve mazlum kız çocuklarının hepimizin boynuna astığı kocaman bir insanlık ayıbı bu…İyi kariyerleri, iyi yaşantıları, iyi elbiseleri olan yirmi birinci yüzyıl insanlarının kara bir lekesi bu… Cahil, zalim, vicdansız, kapkara dünyası olan insanların yaptıklarından her birimizin üzerine bulaşan günahın payı…

Dünya toplumlarının bir çoğunda olduğu gibi bizim çocuklarımızın da dertleri çok. Çocuk işçiliği, sokak çocukları, göçmen çocuklar, engelli çocuklar, kayıp çocuklar, çocuk istismarı… Ülkemiz ve tüm dünya çocuklarının meseleleri o kadar çok ki, o kadar büyük ki kendi boylarından…

Küçük Hakan’ın tek hayali büyük adam olmaktı, babası ona hiç sormadan ve küçücük yaşına bakmadan bir tamirci çırağı yapmazdan önce… Küçük Aslı’nın tek hayali başarılı bir sanatçı olmaktı, ailesi onu baskı ve şiddet göstererek evden kaçmak zorunda bırakmazdan önce… Küçük Mert’in hayali mert bir insan olmaktı sadece, bir engeli olduğu için toplum tarafından hayata engellenmezden önce… Küçük Sevgi’nin tek hayaliyse sevgi dolu bir yaşam sürmekti, kalbi aile meclisi tarafından yerinden sökülüp, bir kocaya satılmazdan önce…

Başlık parası, berdel, kuma gibi örf ve adetlerin yüzyıllar geçse de, bağladığı kabuk daha da sertleşiyor sadece. Kimse kabuğu kaldırıp, yaraya bakacak cesareti bulamıyor. Çağlar geçiyor, insanlar ölüyor, yıldızlar yer değiştiriyor, ama geçmiyor bu insanın içine işleyen kara kabuk… Zorla evlendirilen küçücük bir kızın düğününde silahlar patlıyor, o masum odasında başına gelecekleri düşünürken tir tir titriyor. Birçoklarımızsa o anlarda sporumuzu yapmakla, son icat teknoloji ürünlerimizi kurcalamakla, tutmadığımız takımlara kin gütmekle veya internette cıvıldamakla meşgulüzdür. Adına ister medenileşme, ister ilerleme, ister bilgi çağı, isterseniz uzay çağı deyin; ama her yüzyıldaki insanların üzerine bulaşan bu çocuk gelinlerin ve çocuk annelerin acısının hepimize geçen vebalini de düşünmeden artık gözlerinizi yummayın.

Kırsalda, varoşta, kentte, köyde aramızdalar. 12 ve 15 yaş arasındaki çocuk gelinler… Gelinliğin kefen gibi giydirildiği, ruhlarının toprağa gömüldüğü küçük kız çocukları…

Eğitimde çöküş

Yazımın başlığını Destek yayınlarından bu günlerde çıkan“Eğitimde Çöküş – İnanç Eksenli Eğitim ve Sonuçları” kitabımın adından aldım. Eğitim nasıl “çökertildi”, yeni öğretim yılına girdiğimiz...

Adli yıl açılışı: Adaletin teslimi

Mevzuata göre adli yıl; her yıl 01 Eylül'den 20 Temmuz'a kadar olan süredir. Adli yıl açılışı Yargıtay Kanununun “Her adli yıl, Ankara'da Yargıtay 1....

Vakıf-Cemaat ve devlet işbirlikleri

İktidarda beşinci dönemini yaşayan AKP hükümetleri, kendilerine taban desteği sağlayan vakıf, dernek ve cemaatlerle “karşılıklı beslenme” esasına dayanan ilişkisini gün geçtikçe perçinledi. Yerel yönetimler...

Bi’ bitmediler

Kripto FETÖ'cüler, Atatürkçülere FETÖ'cü iftirası atmaktan bıkmıyorlar, usanmıyorlar üstelik utanmıyorlar...

Aydın ve Aydınlıların düşmanları

En zeki, akıllı, uyanık, Ateş gibi insanlar çoğunlukla Aydın’dan çıkardı. Hoş hala da öyle… Ondandı, ÖSYM birincilerinin de Aydın’dan olması… Bunun yanında az da olsa, Aydın’da...