Atatürkçü aydınımız bilimsel ve diyalektik mi?

Maduro Olayı gösterdi ki azımsanmayacak ölçüde Atatürkçü aydınımızın şu eksikleri var:

1) Bilimsel değiller: “Maduro diktatör mü? Vatansever mi?” tartışmasında kafalar karışıkken elde ettikleri bilginin kaynağını belirtmeyerek okuru yanıltıyorlar. Demek ki kendileri araştırmadan birilerinden aktarıyorlar. Nesnel olmayan (emperyalist etki altındaki) kaynaklardan bilgileniyorlar. Dolayısıyla kendileri emperyalist etkiye açıklar. Benim Güney Amerika’da yaşayan mücadele arkadaşım olduğu halde onu kaynak göstermiyorum ama bu yazarlar güvenilir olmayan kaynaklardan bilgileri paylaşabiliyorlar. “Atatürkçüyüz ve ünlüyüz ya, Nasıl olsa okurlarımız bize inanır” algısı olmalı.

2) Emperyalizmi kavramıyorlar: Benim Maduro’yu değerlendirmem için güvenilir kaynaklara pek ihtiyacım yok. Neden? Emperyalizmin kar isteğini bilirseniz, enerji kaynaklarına el koyma isteğini görür ve kendisine direnleri ambargo ve silahla tehdit edeceğini görürüm. Venezuella’da olan budur. Dahası Maduro altınlarını bize emanet etti, Suriye’de bizim yanımızda. Ben Maduro’yu değil de kimi destekleyim. Bu aydınlarımızsa meseleyi Venezuella halkı ne kadar zayıfladıya kitliyorlar.

3) Diyalektik değiller: Venezuella 2005 yılında Ermeni Soykırımı’nı kabul etmişmiş. “O zaman Maduro’yu niye destekleyimmiş!”

Diyalektik, olayların birbirini etkilemesi durumudur. Maduro, bugün Türkiye’nin ihtiyaçlarına uygun konumlanırken Ermeni Soykırımı’nı tanımış olsa bile bugün bunu sürdürüyor olabilir mi?

Hayır.

4) Bağımsızlıkçılık anlayışları zayıf: Bunlardan dolayı da bu tür Atatürkçülerimizin bağımsızlık algısı en fazla “Ne Maduro ne Trump, biz Venezuella halkının yanındayız” oluyor. Venezuella halkı kimin yanında? Maduro’nun. Peki Maduro’nun alternatifi olan ve AB, ABD’nin tanıdığı kişi AB, ABD’ye el mi açıyor? Direniyor mu?

El açıyor. ABD, Venezuella’nın banka hesaplarına, İngiltere altın stoklarına el koyarken Maduro’nun yanında olmadan Venezuella halkının yanında olamazsınız. Ya da nasıl olacağınızı somut olarak söylemelisiniz. AB, ABD’nin başkan tanıdığı kişi ise bu devletlere “siz haydutsunuz” demiyor. Hatta AB, ABD bu malların kontrolünü bu kişiye bırakmış. Yani antiemperyalist değil. Gerçeği görelim. Maduro Venezuella’dır. Maduro’nun alterantifi köle olmaya razıyken Venezuella halkının yanında nasıl olacaksınız? Yanıt yok, çözümsüzlük.

Dolayısıyla Venezuella halkını, emperyalizm karşısında desteksiz bırakma. Saf olmayalım ve Venezuella için Maduro’yu destekleyelim.

5) Elitistler: Mine Kırıkkanat’ın Maduro hakkında nereden bilgilendiğini geçtim. “Liseyi bile bitirmemiş bir otobüs şoförü için gerçekten şaşırtıcı kariyer yapan Maduro” ifadesiyle Maduro üzerinde şaibe yaratıyor. Emekçi ve liseli biri devlet yönetemez demek! Elitist tavır değil de ne bu!

Atatürkçü aydınlar ile aldanan Atatürkçülerimizin Maduro’nun yanında olan Akit’e yanıt vermesi akıllara ziyan.

Bunlara göre Akit neyi savunursa otomatikmen tersi savunulmalı. Emperyalizmi kavramayan Atatürkçünün açmazıdır bu. Dünyadaki saflaşmaya bakalım.

Kirazlı konusunda neden alttan alınıyor?

Kazdağları-Kirazlı çevre katliamı konusunu “Neden Bu Kadar Vicdansızlar?” başlıklı yazımda ele almıştım. Konunun bu sefer bir başka ve önemli yönünü ele almaya çalışacağım: devletin...

Montessori yöntemiyle eğitim-2

Montesorrı yöntemine geçen hafta bir giriş yapmıştık. Bu hafta Montesorrı yöntemine göre bir sınıf nasıl düzenlenir?, Sınıf içi uygulamalar nelerdir? Bunlardan bahsedeceğiz. Çocuk okulda olduğu...

Neden bu kadar vicdansızlar?

Son zamanlarda her gün devlet eliyle yürütülen yeni bir doğa katliamı haberini duyuyoruz. * Dünyanın sayılı güzelliklerinden Burdur’un Salda Gölü'ne 'millet bahçesi tesisleri' yapma kararı, *...

Ahlak toplumun temelidir

Çocuk eğitimi, ailede başlar, okul ve çevresiyle birlikte hayat boyu devam eder. Çocuğa ahlaki davranışların kazandırılması eğitimin önemli bir parçasıdır. Ahlak, bizim dini değerlerimizin...

Sol ve sokak

Türkiye'de 1950 li yıllarda çok ciddi bir sol örgütlenme vardı. 1960 lı yıllarda sol örgütlenme sokağa indi. DİSK bugün dahi yapamadığı kadar büyük katılımlarla...