Aslında ne oluyor?

Türkiye’de icranın başında Erdoğan var ve onu resmi hiçbir görev üstlenmemiş Bahçeli destekliyor sanıyorduk. Yanılmışız. Meğerse durum 2015’ten beri tam tersiymiş.

Öncelikle yarın ( 12 Temmuz Cumartesi) günü Erdoğan, PKK’nın sözünü tuttuğunu buna karşılık da siyasi iktidarın da dağdaki PKK’lıya garanti verdiğini açıklayacak.

Daha önemlisi Pazartesi günü (14 Temmuz 25) çıtayı daha yükselterek, genel affın yolunu yapacak…

GENEL AF SONRASI İMAMOĞLU İÇERİDE TUTULABİLİR Mİ?

Soru şu, genel af ilan edilir de, Ekrem İmamoğlu ve diğer başkanlar içeride tutulmaya devam edilebilir mi?
Hemen bir tespit yapayım. 19 Mart operasyonu hazırlıklı, planlı bir operasyon değil. Hatta, asıl operasyon üç tetikçi marifeti ile Erdoğan’a çekildi. CB İdari İşler Başkanı Mustafa Kıratlı, İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Hasan Doğan. (Erdoğan sonrası için, kullanabilecekleri tek partisiz isim olan Hakan Fidan'ı lider yapmaya çalışıyorlardı)

Erdoğan ile her bir randevuya 100 bin dolar alan Kıratlı’ya, sonrasında rüşvetin kapısı benden geçer diyen Altun da kızağa çekildi. Siyaset kulislerinde bu konuda Bilal oğlanın, Selçuk Bayraktar’ın yine damat Berat Albayrak’ın adı geçse de, dümende yine Bahçeli vardı.

İMAMOĞLU DAVASININ TRT’DE YAYINLANMASI DA OPERASYON

Bahçeli, Özel’in İmamoğlu davası TRT’de yayımlansın, sözünü destekledikten sonra, kapalı kapılar ardında Özel’e el yükselterek, diğer kanallar da canlı olarak yayımlasın ki, savunmanın her tümcesini tüm TR duysun, dedirtti. Böylece plan, tanıklara dayalı tezler çürürken, İmamoğlu’nun tahliyesinin yolu açılsın, hedefine emin adımlarla ilerliyor.

34 yıl önceki bir vakada diplomanın denkliği yoktu suçlaması, sadece İmamoğlu’na yöneltilmiş. Diğer 28 kişiye hiçbir soruşturma açılmadı. Çünkü aralarında GS Üniversitesi’nden bir akademisyenin de bulunduğu diploma vakasında, 34 yıldır diploma almasına vesile olduğu her bir öğrencinin diplomasının da iptali gibi, diploma alanların yaptıkları işlerin de geçersiz olması gibi bir kaos söz konusu olurdu.

Durumu fark eden, sehemdeki (suç topluluğu) tüm suçlular, suça bulaşmış tüm bürokratlar, siyasiler ve kara parayı temsil eden tüm AKP’liler Erdoğan sonrası okların kendilerine döneceğinden rahatsız. Düşünsenize onların da 34 yıl önce aldıkları diplomadan, attıkları imzayla kadar her şey dava konusu olacak.

Zaten ORC’nin anketine göre 19 Mart davasını MHP’nin yüzde 68’i, AKP’nin yüzde 52’si siyasi görüyor. Ve aslında AKP’de Erdoğan’da bu davanın sürdürülemez olmasından dolayı diken üstünde. 

NATO’NUN MUHATABI 2015’TEN BU YANA BAHÇELİ

Ve aslında 2015’ten bu yana NATO’nun BOP ve Türkiye denkleminde görevlendirdiği isim sanıldığı gibi RTE değil, Bahçeli.
Siyasal iktidarını ve bugünkü sistemi RTE, Bahçeli sayesinde inşa etti.

2014 seçimlerinde Bahçeli ve Kılıçdaroğlu’nun Ekmeleddin vakası olmasa bugün Erdoğan yoktu. 

Bahçeli olmasa 15 Temmuz 2016 kalkışması başarılı olurdu.

Bahçeli olmasa 2017 referandumu olmaz ve RTE başkanlık sistemini öneremezdi. 

Bahçeli olmasa RTE, 2018 ve 2023 başkanlık sistemi seçimlerini kazanamazdı. 

Dahası, Bahçeli’nin 2022 seçimlerinden önce koalisyonu yıkıp, erken seçim talebi olmasa bugün AKP iktidarı yoktu. 

İngiltere, ABD ve Rusya’nın desteğiyle iktidarını sürdüren Erdoğan’ın kalemini kıran aynı sehem, onu bugüne dek iktidarda tutan Bahçeli eliyle yine o koltuktan indirmek üzere büyük bir operasyon yürütüyor. Ve sonrasında da 19 Mart operasyonu emsali ile tüm AKP’nin üzerinden geçmek üzere devam edecek rövanşist bir döneme tanıklık edeceğiz!..
 

{ "vars": { "account": "G-9KFVFXJPJ" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }