Aşkın fizyolojisi

0
306

EZGİ ÖVÜNÇ GÜÇLÜER 

Aşk nedir? Aşkın tarifi çok, cevabı çok… Peki sadece iki kişi arasında yaşanan duyguya mı aşk deriz biz. Bir insan doğaya,bir şehre, bir mesleğe aşık olamaz mı? Sizin cevaplarınızı bilemesem de bence aşk sadece bir kişiye hissedilen duygunun ötesindedir. Benim için aşk ailemdir, mesleğimdir, İstanbul’dur daha aklıma gelmeyen nice şeydir.

Ama size bu yazımda iki kişinin karşılıklı duyguları sonucu oluşan bir fizyolojik döngüden bahsedeceğim.Yani aşkın fizyolojisinden bahsedeceğim.

O Ferhat’a dağları deldiren, nice şaire güzel mısraları yazdıran aşk vücudumuzda ne gibi değişikliklere yol açıyormuş bakalım. Aşık olmak saniyenin beşte biri kadar kısa bir sürede gerçekleşmektedir. Bu sırada beynimizin on iki ayrı bölgesi aynı anda uyarılır. Bu uyarılan bölgeler öforik (kişinin olduğu durumdan aşırı mutluluk duyması) duygular oluşturan dopamin, oksitosin, adrenalin, serotonin gibi hormonların salgılanmasına neden olur. Aşk genel olarak 3 fazda incelenir.

İlk fazda hipotalamustan salgılanan ilk görüşte aşktan sorumlu aşkın hormonu olarak bilinen feniletilamin salgılanır. Aynı zamanda kişi depresyona girdiğinde bu hormonda azalma görülmektedir. Dopamin karşımızdaki kişiye ilgimizin artmasına neden olan bir hormondur ve ilk faz bu hormona da ev sahipliği yapar. Son olarak bu fazda kalbimizin hızını arttıran, kalbimizi yerinden çıkıyormuş gibi hissetmemize sebebiyet veren norepinefrin salgılanır.

İkinci faz ise 6 ay ile 3 yıl arasında oluşur. İlk fazdaki hormonlar giderek azalır ve endorfin salgılanmaya başlar. Endorfin morfin benzeri maddelerdir. İlişkide içtenliği, güveni verir. Sevdikçe ve sevildikçe endorfin salınımı artar.

Üçüncü faz oksitosin fazı olarak bilinir. Oksitosin aşk hormondur ve hipotalamustan salgılanır. Bazı yiyecekler oksitosin salınımını arttırabilir (yumurta, zeytinyağı, meyve, kırmızı et gibi).

Hormonlar genel olarak karmaşıktır. Bu üç fazdaki hormonlar dışında serotonin, östorojen, testesteron hormonlarının salınımı da artar bu aşk karmaşasında. Bilimsel araştırmalar egzersiz düzeyini arttırarak yukarıda konu alan çoğu hormonun artmasını sağlayabileceğimizi göstermektedir.

Burada size 14 Şubat’a sayılı günler kala hormon sağlığımızı korumanın aslında elimizde olduğunu, yalnızca aşk ile değil düzenli egzersiz yaparak mutluluğumuzu ve bazı hormonlarımızın seviyelerini yükseltebileceğimizi vurgulamak isterim.

Sonuç olarak gerçek aşkı yakalayabilen ya da henüz yakalayamayan herkese…