Anlaşıldı; bu ülke bizlerin ülkesi olmaktan çıkıp Arda'ların ülkesi olmaya doğru hızla ilerliyor.

Üstelik ülkenin bu hale gelmesi için yaklaşık 40 yıldır sistemli bir şekilde uğraşanlar, artık bu çabalarının semeresini toplamaya da başlamış.

Kibirle karışık şımarıklığın, korkuyla bezenmiş kabadayılığın, sırtını güçlüye yaslayarak efelenmenin bir yaşam biçimine dönüştüğü ülkenin adıdır artık Türkiye.

Yıllar önce dönemin muktedirlerinden Mesut Yılmaz'ın tüccar kardeşi Turgut Yılmaz'ın, bir röportajda kendisinin yolsuzluklarını yazan gazeteciler için 'onları böcek gibi görüyorum' dediği günlerin ardından geldik bu günlere.

Şairin dediği gibi, her şey birdenbire olmadı yani.

Ülkenin gerçek akademisyenleri, yurtsever gençleri, cesur gazetecileri katledilip zindanlarda çürütülürken; onların yerine cehalet öven intihalci akademisyenler, kabadayılığa özendirilmiş cahil gençler ve tek marifetleri majestelerinin uçağına binerek muktediri övmek olan gazeteciler yetiştirildi.

Onların hepsi bu ülkenin okullarında, sokaklarında, daha da fenası evlerinde yetişti.

Yüreği 'Bizim Aile'nin Yaşar Usta'sı ile birlikte atan insanların yerini, ne şekilde olursa olsun kazanmayı şiar edinen insanlar aldı.

Ali Ağaoğlu 'çapkın işadamı' diye, Arda Turanlar, Emre Belözoğlulları 'hırçın furbolcu' diye pazarlandığı bir ülkede, Hilal Cebeci denen kadının, bir isyan şarkısı eşliğinde kalçalarını 'devrimci' diye pazarlamasına şaşıranlar var hâlâ, işte bu anlaşılır değil.

Bu ülke, Berkin'lerin, Ali İsmail'lerin, Ceylan Önkol'ların, 40 günlükken açlıktan ölen Ayaz bebeğin, 9 yaşında adına tren kazası denen bir cinayette canveren Arda'ların ülkesi olsun diyenlere bunun bedelini canları ile ödeten bir ülke, bugün barda eşine sarkıntılık yaptığı popçuyu darp edip peşinden silahla hastane basan Arda'nın vücudunda cisimleşmiş bir ülkedir.

Her tarafta büyük bir çürüme ve burun direklerini sızlatan bir kokuşmuşluk var.

Sendika başkanlarının milyonluk makam araçlarına bindiği, Diyanet'in faizle para kazandığı, yazdığı kitabın tamamına yakınının intihal ve araklama olduğu ortaya çıkınca, 'ben zaten yazar değilim yazıcıyım' diyen yazıcının kitabının haftalardır 'çok satanlar' listesinin ilk sırasında olduğu bir ülke yıllar içinde el birliği ile yaratıldı adım adım.

Şimdi koca ülke, bir çıkış yolu, bir umut ışığı arıyor el yordamıyla.

Yol göstermesi beklenenler çoktan yolunu şaşırmış.

Adalet dağıtması beklenenler cübbelerini iliklemiş.

Vicdanın sesi olması beklenenler cüzdanın esiri olmuş.

Artık iktidara muhalefeti bile iktidar yandaşları yapar hale gelmiş.

Meclis'ten yükselen bir kaç cesur ve aykırı ses olmasa, 600 kişilik Meclis bile bir müsamere sahnesine dönüştürülmüş.

Bu gidişi bu toplum kaldırsa bile bu topraklar daha fazla kaldırmayacaktır.

Toplum tamamen sinip kişiliğini yitirsebile, Hollanda sığırı ve Arjantin Angusu için görmezden gelinen bu toprakların kara sığırı bir gün hesabını soracaktır.

Çikita muza feda edilen Anamur muzu, Ukrayna buğdayı için yok edilen yerli buğday hesap soracaktır.

Bu topraklardan umudu kesmemek için çokça nedenimiz var bizim.

Nice yiğitler, nice kahramanlar yetiştirmiş tarih boyunca.

Pir Sultanlar, Şeyh Bedrettinler, Dadaloğulları, zulmün karşısında duran Köroğlu'nu İnce Memed'i çıkarmış bu topraklar bağrından.

'Bağımsızlık benim karakterimdir' diyerek silkinip yedi düvele meydan okumuş Mustafa Kemal'i, Kara Fatma'yı, Şerife Bacı'yı, Şahin Bey'i, Sütçü İmam'ı, Yörük Ali'yi yetiştirdi bu topraklar.

Denizleri, Mahirleri çıkardı en karanlık günlerinde bağrından.

Bakmayın bugün şarlatan din bezirganlarının, sahte külhanların, popo sallayanların devrinin yaşanmasına.

Şairin de dediği gibi; Bugünlerden geriye, bir yarına gidenler kalır bir de yarınlar için direnenler...

Bizim hâlâ umudumuz var.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.