Ali Kemal Erdem yazdı: 23 Haziran’da Erdoğan’ın karizması güncellenecek!

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) hukuk kurallarını hiçe sayarak aldığı seçim iptal kararının ardından Türkiye, tarihinin en heyecanlı seçimlerinden birine hazırlanıyor. 23 Haziran’da İstanbul’da yapılacak olan seçim bir yerel seçim olmaktan ziyade bir Türkiye seçimidir. Sonuçları İstanbul ile sınırlı kalmayacak ve Türkiye’nin önümüzdeki yıllarına da tesir edecektir. Her şeyden önce Erdoğan, 39 ilçede miting yapacağını duyurarak bizzat kendi karizmasını ortaya koymuştur. 31 Mart seçimlerinden önce Erdoğan, kampanyanın son günlerinde İstanbul’a yüklensede pek kaybedeceğini düşünmediğinden olsa gerek hedefinde daha çok Millet İttifakı Ankara adayı Mansur Yavaş olmuştu. 31 Mart’ta kendisi açısından bir sürprizle karşılaşan Erdoğan şimdi bütün gücüyle İstanbul’a yüklenmeye hazırlanıyor. Dolayısıyla 31 Mart’ta seçimi kaybeden Binali Yıldırım’dı ancak 23 Haziran’da da İmamoğlu kazanırsa bu sefer  kaybeden Erdoğan’ın bizzat kendisi olacaktır. 23 Haziran’da Erdoğan’ın karizması da güncellenecek ya karizmasının hala sağlam olduğu anlaşılacak ya da sağlam bir çizik yiyecektir.

KIRGIN MUHALİF SEÇMEN SOKAKTA KAVGAYA ÇEKİLEBİLİR!

Başta da belirttiğimiz gibi 23 Haziran İstanbul seçimi Türkiye tarihinin en heyecanlı seçimlerinden birisi olacaktır. Bu kadar heyecan beraberinde gerginlik ihtimalini de yükseltiyor. Bunun birinci nedeni İstanbul’un sandıkları gibi çantada keklik olmadığını gören Cumhur ittifakının daha agresif bir şekilde sahaya inecek olması. Bunun yanı sıra muhalif insanların da  YSK kararına duydukları kırgınlık ve öfke nedeniyle sokakta uğrayabilecekleri sataşmalara karşı daha tahammülsüz olabileceklerini göz ardı etmemek gerekiyor. Son dönemlerde sokak röportajlarında muhalif insanların korku duvarlarını yıktıkları gözden kaçmıyor. Daha net, daha kararlı ve yeri geldiğinde gözaltına alınma riskine aldırmadan isim vererek suçlayıcı konuşmaktan çekinmiyorlar. Bu tutum sevindirici olmakla birlikte seçim sürecinde iktidar destekçileri tarafından fırsata çevrilerek muhalifleri kavganın içine çekmek için fırsata dönüştürülmek istenebilir. İmamoğlu’nun bu seçimdeki en büyük görevlerinden biri de haksızlığa uğradıklarını düşünen muhalif insanların soğukkanlılığını korumalarını sağlamak olacaktır.

İKTİDAR SANDIĞA GİTMEYENLER İÇİN KESENİN AĞZINI AÇABİLİR!

Cumhur ittifakı umudunu sandığa gitmeyen 1 milyon 700 bin seçmene dikmiş durumda. İddiaya göre seçime katılmayanların isimleri iktidarın elinde. Kampanyada da asıl bu kesime yoğunlaşılacağı belirtiliyor. Bu durumda bu kişileri sandığa hele de iktidarın yanına çekmek için her yolun deneneceğini tahmin etmek zor değil. Yakında gecekondu mahallelerinden “Oy verene 100 dolar vereceklermiş” türü duyumlar gelmeye başlarsa şaşırmamak lazım. Muhalefet de 31 Mart’ta seçime gitmeyenlere yönelik özel çalışma yapmayı ihmal etmemelidir. Bu seçimi küsüratlar belirleyecektir dolayısıyla her bir seçmen önemlidir.