Ali Avcu yazdı | Erdoğan’a kurulan tuzak…

31 Mart yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu’nun YSK tarafından mazbatasına el konulmasını AKP içerisinde ve çevresinde kimler Erdoğan’a ön ayak olup seçimleri iptal ettirdiyse tuzağı kuranlar da onlardır.

Nasıl mı?

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan 31 Mart akşamı AKP’nin Ankara’da bulunan genel merkezinde her seçim sonrası olduğu gibi gelenek haline gelen balkon konuşmasında “Bu seçimde arzu ettiğimiz neticeleri alamadığımız yerlerdeki sonucun tek sebebini, milletimize kendimizi yeterince anlatamamış, gönüllere yeterince girememiş olmamız olarak görüyorum” değerlendirmesinde bulunuyordu.

Devam eden balkon konuşmasında Erdoğan demokrasi adına umut verici konuşmalarda bulunarak “her işte bir hayır vardır”diyordu. Ve konuşmasına şöyle devam ediyordu:

“Ankara ve İstanbul’un ilçelerinin büyük bir çoğunluğunu Cumhur İttifakı almıştır.”

Konuşmasını sürdüren Erdoğan “önümüzdeki dönem hem partimiz hem ülkemiz için daha hayırlıya ve daha iyiye doğru bir değişim dönemi olacaktır. 4,5 yıl seçim yok”diyordu.

1 Nisan sabahı her ne olduysa Erdoğan’ın o yapıcı konuşmaları ortadan gitmiş, başka bir Erdoğan gelmişti.

31 Mart’ı 1 Nisan’a bağlayan o gece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yakın çevresinde bulunan başta Damat Berat Albayrak olmak üzere MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin İstanbul seçimlerini erteleme konusunda ikna ettikleri kulislere yansıyan bilgiler arasındaydı.

Güvenilir kaynaklardan aldığım kulis bilgilerine göre senaryo şöyle işleyecekti;

*Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinden YSK’ya baskı yapılarak AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri için yaptığı her türlü itirazın, YSK tarafından kabul edilmesi sağlanacaktı.

*Bu itiraz sürecinde Erdoğan AKP’ye gönül vermiş seçmenle birlikte tüm ülkenin yanı sıra uluslararası alanda da ciddi bir itibar kaybına uğrayacaktı.

*YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanan Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını elinden almasıyla Erdoğan’ın ülkede tek adam olarak ne hukuk, ne de adalet tanımayan bir Cumhurbaşkanı olduğu tüm ülkeye ve dünyaya bir kez daha kanıtlanmış olacaktı.

Peki, bu durumdan kimler nasıl faydalanacaktı.Onu anlatmadan önce şu gerçeği de hatırlatmadan geçemeyeceğim. Erdoğan’ın kendisi ve iktidarı söz konusu olduğunda ne hukuk, ne de adalet tanımadığı gerçeğini de kabul etmek gerekir diye düşünüyorum.

Ankara’nın derin dehlizleri kulislerine yansıyan bilgilere göre AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın baskısıyla YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal etmesinin ardından 23 Haziran’da seçimlerin tekrarlanmasına karar vermesi sonucu Millet İttifakı cephesinde ağır bir mağduriyet oluştu.

Bu mağduriyet karşısında kendi seçmeninin de tepkisini çeken AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan 23 Haziran seçimlerinde ikinci kez ve çok daha ağır bir yenilgiye uğrayacağı çeşitli anket şirketlerinin gerçekleştirmiş oldukları anketlere de yansımakta.

AKP’nin 23 Haziran’daki seçimlerde alacağı yenilginin faturasının Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çıkacağının ipuçları daha şimdiden kendini göstermeye başladı. İstanbul sokaklarındaki bilbordlara asılan Binali Yıldırım’ın seçim propaganda afişlerinde Erdoğan’ın olmayışı örneğinde olduğu gibi.

Oysa ki 31 Mart yerel seçimlerinde Binali Yıldırım’ın İstanbul Cadde ve sokaklarındaki bilbordları süsleyen afişlerinde Erdoğan’la birlikte fotoğrafları bulunmaktaydı.

İMAMOĞLU GERÇEĞİ

23 Haziran seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının yeniden Ekrem İmamoğlu olacağı gerçeği kaçınılmaz.

Muhalefet cephesi karşısında ikinci kez yenilgiyi tadan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapısı gereği hırsından daha çok yanlışlar yapacağını da göz önünde bulundurduğumuzda, Erdoğan yakın çevresi tarafından kendisine kurulan siyasi tuzağın içine tamamiyle düşmüş olacak…

Plan, bu süreçten sonra yavaş yavaş işlemeye başlayacak.

*Birinci aşama olarak AKP içerisinde Erdoğan’a karşı isyan bayrağı açılacak.

*İkinci aşama olarak AKP içerisindeki muhalifler arasındaki uzlaşma olanağı kalmayacak bir şekilde parti içerisindeki iktidar kavgası daha da derinleşecek.

*Üçüncü aşamada eski devrik Başbakan Davutoğlu Eylül, Ekim gibi yeni kuracağı partinin dilekçesini İçişleri Bakanlığı’na sunacak. Sonrası AKP’den yaklaşık olarak 50-55 milletvekili Davutoğlu ve arkadaşlarının kuracağı parti çatısı altında toplanarak TBMM’de grubu bulunan altıncı parti olacak.

*Dördüncü aşamada AKP içerisindeki isyan bayrağını çeken Damat Berat Albayrak eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Bülent Arınç’ın da desteğini alarak AKP Genel Başkanı olacak.

*Beşinci aşamada ise MHP lideri Devlet Bahçeli Cumhur İttifakı’ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı suçlayarak ayrılacak.

*Altıncı aşamada ise Cumhur İttifakı’ndan ayrılan MHP lideri Bahçeli Kasım 2020’de erken seçim olması için TBMM’deki partilere teklifte bulunacak.

Ve 23 Haziran seçimleri Cumhurbaşkanı Erdoğan için sonun başlangıcı olacak.

Kirazlı konusunda neden alttan alınıyor?

Kazdağları-Kirazlı çevre katliamı konusunu “Neden Bu Kadar Vicdansızlar?” başlıklı yazımda ele almıştım. Konunun bu sefer bir başka ve önemli yönünü ele almaya çalışacağım: devletin...

Montessori yöntemiyle eğitim-2

Montesorrı yöntemine geçen hafta bir giriş yapmıştık. Bu hafta Montesorrı yöntemine göre bir sınıf nasıl düzenlenir?, Sınıf içi uygulamalar nelerdir? Bunlardan bahsedeceğiz. Çocuk okulda olduğu...

Neden bu kadar vicdansızlar?

Son zamanlarda her gün devlet eliyle yürütülen yeni bir doğa katliamı haberini duyuyoruz. * Dünyanın sayılı güzelliklerinden Burdur’un Salda Gölü'ne 'millet bahçesi tesisleri' yapma kararı, *...

Ahlak toplumun temelidir

Çocuk eğitimi, ailede başlar, okul ve çevresiyle birlikte hayat boyu devam eder. Çocuğa ahlaki davranışların kazandırılması eğitimin önemli bir parçasıdır. Ahlak, bizim dini değerlerimizin...

Sol ve sokak

Türkiye'de 1950 li yıllarda çok ciddi bir sol örgütlenme vardı. 1960 lı yıllarda sol örgütlenme sokağa indi. DİSK bugün dahi yapamadığı kadar büyük katılımlarla...