Bireyin cinsel gelişimi bebeklik dönemiyle başlar.

Dolayısıyla çocuğun cinsel eğitiminde ailenin rolü büyüktür. Değişen aile yapılarına göre; çocuğa verilecek eğitimin nasıl olacağı ve eğitimi verecek olan kişinin kim olacağı da değişecektir.

Bireyin anne babası sağ ve beraber yaşıyorsa; okul öncesi dönemde her iki cins hem kendi bedenlerini tanımaya başlar hem de diğer cinsin bedenini merak eder. Bebeklerin nasıl olduklarını merak ederler ve bunlarla ilgili sorular sormaya başlarlar. Bu dönemde cinsiyet fark etmez her iki ebeveyn de soruları yanıtlayabilir. Fakat okul dönemi ve ergenlik döneminde kız çocuklar ile anneleri , erkek çocuklar ile ise babaları konuşmalıdır. Her iki ebeveynin de hem kendileriyle olan iletişimi hem de çocuklarıyla olan iletişimleri güçlü olmalıdır. Çünkü bu ilişkilerin güçlü olması çocuğun riskli cinsel davranışlarını engelleyecektir.

Birey tek ebeveyne sahipse, kendi cinsiyetinde rol model alacağı ve cinsel eğitimi kimin vereceği sorunu oluşur. Eğer sağlıklı bir boşanma gerçekleşmişse yani anlaşmalı ve çocuk(lar) için anne babanın görüşmeye devam ettiği, eğitimin verilmesi sorun olmayacaktır. Boşanmış çiftler arasındaki ilişki olumlu olursa ergenlik için olumlu süreç izlenir. Çekişmeli bir boşanma olduysa ve ebeveynler görüşmüyorsa asla karşı taraf için olumsuz düşünceler çocuğa dile getirilmemelidir. Bu karşı cinse olan tutumu ve davranışları değiştirir. Olumsuz tutum ve düşünce oluşturabilir. Diğer ebeveyn vefat ettiyse ya da tek ebeveynin evlat edinme gibi bir durumu varsa cinsellikle ilgili konuşmaları çocuğun yakın olduğu ve aynı cinsten birinin yapması doğru olacaktır.

Birey evlat edinildiyse; cinsel gelişim süreci farklılık göstermeyecektir. Okul öncesi konuşmalar, “sen bizim çocuğumuz olduğunda” “çocuğumuz olarak evimize geldiğinde” şeklinde olmalıdır. Çocukta bir kulak dolgunluğu olacaktır ve evlatlık edinildiğine dair bilgilendirme için hazır hale gelecektir. “Bebek nasıl oluşur?” Diye sorduğunda bunun yanıtı bir fırsat olacaktır ve bazı annelerin çocuklarını karınlarında büyütmedikleri söylenebilir. Evlat edinilen çocukla bu durumu konuşmanın en uygun zamanı 3-6 yaş aralığıdır. Bebeğin oluşumuyla ilgili sorularher anne bebeğini karnında büyütemez ama onu kalbinde büyütür. Sen başka bir karında büyüdün ama ben seni gördüğümde işte benim bebeğim bu dedim” denilebilir. Bu yanıt çocukta biyolojik ebeveynlerine karşı merak duygusu oluşturabilir ve bununla ilgili sorular sorabilir. Bu sorular aile için kaygı oluştursa da, aile kendi içinde bu kaygı ile başedebilir ve paniklemezse çözüm de kolay olacaktır. Çocuktan gelen bu soruları yanıtsız bırakmamak, doğru cevaplar vermek, soruları dikkatle dinleyip kaygılarının ne olduğunu öğrenmeye çalışmak, konudan uzaklaşmamak, konuyu kapatmamak ve her zaman cevaplarda çocuğunuza olan sevginizi ortaya koymak sorunları çözecektir.

Henüz ülkemizde rastlanmasa da dünyada gay ve lezbiyen ebeveyn sayısı artmaktadır. Çiftler daha önce heteroseksüel bir evlilikten çocukları olabilir ya da evlat edinmiş olabilirler. Çocuklarıyla kendi tercihlerinden ve kendi duygularından bağımsız konuşma yapmalıdırlar. Diğer çocuklardan farklı olarak çocuklara, eşcinsellik ve aile yapıları hakkında daha önceden bilgi verilmelidir. Çünkü akranlarının meraklı sorularına ve duygusal açıdan etkilenecekleri konuşmalarına maruz kalabilirler. “Senin nasıl iki annen var?” “Ailem size gelmemi istemiyor” gibi. Bu konuşmalara karşı çocuğun önceden hazır hale getirilmesi gerekir.

Aslında her ebeveyn çocuğu cinselliği konuşmaktan çekinir. Bunun altında yatan neden utanma duygusu ve nasıl konuşacaklarını bilmemektir. Eşler kendi aralarında cinselliği konuşamıyorlarsa çocuklarıyla konuşmaları daha zor olacaktır. Anne-babaların cinsel konuları konuşmada yaşadıkları zorluğu fark eden çocuk merak ettiklerini soramaz. Aile yapıları nasıl olursa olsun güvenli iletişim ortamı sağlandığında her çocuk ilk bilgiyi önce aileden almak ister. Bu da cinsel kimlik ve gelişim için çok önemlidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.