Ahlak toplumun temelidir

Çocuk eğitimi, ailede başlar, okul ve çevresiyle birlikte hayat boyu devam eder. Çocuğa ahlaki davranışların kazandırılması eğitimin önemli bir parçasıdır. Ahlak, bizim dini değerlerimizin başında gelir. Peygamberler, toplumların ahlak ve inançları bozulduğunda gönderilmişlerdir. Bütün peygamberlerin insanlığa çağrısı, ahlak öğretmeye yöneliktir. İnsanlığa barış ve huzur dolu bir hayat planı sunmuşlardır. Hepsi de adaletin, doğruluğun, merhametin, insanlara faydalı olmanın iyi; haksızlığın, hırsızlığın, yalan söylemenin, adam öldürmenin, zulmün kötü olduğunu anlatarak bulundukları toplumu ıslah etmeye çalışmışlardır. Buna rağmen bugün ahlak toplumun en büyük sorunlarından biri haline gelmişse üzerinde biraz düşünmek gerekir

Ahlak nedir?

İyi olan, güzel olan, yapılması uygun olan davranışları belirleyen bir kavramdır. İnsan davranışlarının ve insanlar arasındaki ilişkilerinin, genelde ise toplumun oluşturduğu bir takım kuralların iyi ya da kötü olarak değerlendirilmesidir.

Ahlaki değerler nasıl öğretilir?

Ahlaki değerler, ailede kazanılır. Çocuk ailede öğrendiği davranış kalıplarına göre hareket etmektedir. Çocukta öğrenmenin ilk ve basit şekli, çevresinde gördüğü davranışları taklittir. Olumlu olsun veya olmasın anne babalar, çocukları için doğal eğitim ve öğrenme modelleridir. Bu nedenle çocuğun çevresinde bol miktarda iyi davranış örnekleri meydana getirmeye dikkat edilmelidir. Çocuğa olumlu davranış modelleri sunmaya dikkat ederken, olumsuz davranış modelleri sergilememeye de özen göstermelidir. Aile içinde yalan konuşulduğunu gören çocuk yalanı normal karşılamaya başlar. Yanlış davranış karşısında şiddet gören çocuk karşılaştığı olumsuz bir davranışta şiddeti uygulamayı öğrenir. Zamanla bilinç altına yerleşen olumsuzlukları daha sonra söküp atmak kolay olmaz. O yüzden çocuklarımızın yanlış davranışları konusunda onlara kızarken kendimize bir dönüp bakmalıyız.

Çocuklar anne babaları dışında diğer insanların yaptıklarını izleyerek; söylediklerini dinleyerek; nesne ve olaylara bakarak; televizyon, video, CD, internet, gazete, dergi, kitap vb. okuyarak, seyrederek veya dinleyerek; yani kısaca “gözlem” yoluyla öğrenirler. O yüzden çok dikkatli olmalıyız. Çocuğumuzun izlediklerine, okuduklarına ve çevresindeki kişilere dikkat etmeliyiz. Çocuklarımızı bencilliğe, ahlaksızlığa iten birçok yapımla bugün karşı karşıyayız. Çocuklarınızın oyunlarına, çizdikleri resimlere, izledikleri video ve çizgi filmleri, okudukları kitapları bir gözlemlemenizi istiyorum. Kavgadan beslenen, bencillikte popüler olmuş kahramanlarla karşı karşıya kalacaksınız. Yapmamız gereken ise çocuklarımıza bunları yasaklamak yerine alternatifi olan merhamet, ahlak, yardımlaşma içeriği olan yapımlar sunmaktan geçer. Doğruyu göstermenin yolu yasaklamaktan değil doğru ile karşılaştırmaktan geçer.

Çocuklarımız, yedi yaşına kadar ailede kazandığı duygu, düşünce, yargı, bilgi, beceri, alışkanlıklar gibi özellikleriyle okul hayatına başlar. Okulda ise öğretmenlerinden ve arkadaşlarından her gün yeni ve farklı şeyler öğrenmek suretiyle değişik özellikler kazanır ve gelişir. Bireylerin doğuştan getirdiği nitelikler ile çevresel faktörlerin karşılıklı etkisi, eğitim aracılığı ile bütünleşip istenilen şekli alabilir. İyi-kötü, doğru-yanlış gibi ahlaki özellikler, yalnızca eğitim yolu ile değiştirilebilir ve geliştirilebilirler, aksi takdirde körelebilir veya yozlaşabilirler. Okul eğitiminde, çocuk ve gençlerin ahlaki gelişimleri üzerinde öğretmenin rolü büyüktür. Okul öncesi dönemde çocuk, aile ya da diğer aile bireylerini ahlak modeli olarak seçerken, okul eğitimi döneminde ise ahlak modeli olarak çoğunlukla öğretmenini seçer. Onu otorite olarak kabul eder. Çocuğa göre öğretmenin söylediği ve yaptığı her şey doğrudur. Bunu eminim evinizde birçok kez yaşamışsınızdır. Bu nedenle taklit edilmesi gereken kişi öğretmendir. Öğretmenin kişiliği, öğrencilere ve olaylara karşı tutumu, çocukların kişiliklerine yansır. Çünkü çocuklar öğretmeni örnek alarak onunla özdeşleşmeye çalışırlar. Bu nedenle öğretmen, dengeli ve tutarlı davranışları, adaleti ve sevgisiyle çocuklar üzerinde olumlu etkiler bırakabileceği gibi; hırçın ve sabırsız davranması, sınıftaki disiplini sağlamak için zora başvurması çocuklar üzerinde olumsuz etkiler de bırakabilir. Sınıfta sevgi temeline dayalı bir ortam oluşturan, kendisi haksızlık yapmayan ve haksızlıkları tenkit ederek çocuklarda hassas bir vicdan gelişimi sağlayan, kötü, kırıcı ve aşağılayıcı sözler kullanmayan bir öğretmenin, çocuklara iyi özellikler kazandıracağı, onların kişiliklerini olumlu yönde geliştireceği şüphesizdir.

Çocuğun ahlak eğitiminde en önemli kurum ailedir. Bunun yanında arkadaş ilişkileri, okul hayatı ve kitle iletişim araçları çocuğun ahlaki eğitiminde rol oynamaktadır. Çocuğa güzel ahlakın kazandırılmasında bu etkenlerin etkisi büyüktür. Eğer çocuk, iyi davranışlara yönlendirilrnezse kötü davranışlara yönelebileceğinden hepimiz üzerimize düşen görevi en iyi şekilde yapmalıyız. Sorumluluğu orada burada aramamalıyız. Birlikte adım atarsak başarırız.

Ahlak toplumun temelidir. Ahlak değerlerini yitirmiş bir toplumdan ne bekleyebiliriz ki…

Kirazlı konusunda neden alttan alınıyor?

Kazdağları-Kirazlı çevre katliamı konusunu “Neden Bu Kadar Vicdansızlar?” başlıklı yazımda ele almıştım. Konunun bu sefer bir başka ve önemli yönünü ele almaya çalışacağım: devletin...

Montessori yöntemiyle eğitim-2

Montesorrı yöntemine geçen hafta bir giriş yapmıştık. Bu hafta Montesorrı yöntemine göre bir sınıf nasıl düzenlenir?, Sınıf içi uygulamalar nelerdir? Bunlardan bahsedeceğiz. Çocuk okulda olduğu...

Neden bu kadar vicdansızlar?

Son zamanlarda her gün devlet eliyle yürütülen yeni bir doğa katliamı haberini duyuyoruz. * Dünyanın sayılı güzelliklerinden Burdur’un Salda Gölü'ne 'millet bahçesi tesisleri' yapma kararı, *...

Ahlak toplumun temelidir

Çocuk eğitimi, ailede başlar, okul ve çevresiyle birlikte hayat boyu devam eder. Çocuğa ahlaki davranışların kazandırılması eğitimin önemli bir parçasıdır. Ahlak, bizim dini değerlerimizin...

Sol ve sokak

Türkiye'de 1950 li yıllarda çok ciddi bir sol örgütlenme vardı. 1960 lı yıllarda sol örgütlenme sokağa indi. DİSK bugün dahi yapamadığı kadar büyük katılımlarla...