Adli yıl açılışı: Adaletin teslimi

0
985

Mevzuata göre adli yıl; her yıl 01 Eylül’den 20 Temmuz’a kadar olan süredir. Adli yıl açılışı Yargıtay Kanununun “Her adli yıl, Ankara’da Yargıtay 1. Başkanının söylevi ile açılır. Açılış söylevinin metni üzerinde daha önceden başkanlar kurulunun düşüncesi alınır” hükmüne istinaden 1943 yılından bu yana yapılmakta ve yargının savunma ayağını temsil eden Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı da oluşan teamül gereği törende konuşma yapmaktaydı.

***

Danıştay’ın Kuruluş Yıl dönümü kapsamında 10 Mayıs 2014 tarihinde yapılan törende dönemin Başbakanının Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanının konuşmasının içeriğini beğenmeyerek protestosuyla başlayan süreç aynı yıl Aralık ayında Yargıtay Kanununun adli yıl açılışını düzenleyen 59. maddesinin iptaliyle sonuçlandı. Ancak adli yıl açılışları TBB’siz ve Saray’da yapılmaya devam edildi. Maalesef bu açılışlara hâkim savcıların katılımının zorunlu tutulduğunu, askeri usul yoklama alındığını, hâkim savcıların belediye otobüsleriyle taşındığını, bazılarının partili cumhurbaşkanı önünde ayağa kalkıp olmayan düğmeyi iliklemeye çalıştıklarını gördük.

Kanunla hukukun farkını bilmeyen daha doğrusu bilmek işine gelmeyen ve kanunla hukuku katledenlerin, yargıya verilen önemin ve saygının bir ifadesi olan, adli yıl açılış töreninin yasal dayanağını ortadan kaldırmaları tüm hukuk camiasına, bakın her şey bir kanuna bakar diyerek, gözdağı vermesinden başka bir şey değildi. İktidarın dün yasal dayanağını kaldırdığı uygulamayı bugün yasal dayanaksız olarak tekeline alması maksadının ne olduğu konusunda yeterli fikir vermekte.

Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yasalara yazılarak, meydanlarda slogan atarak mikrofon başında nutuk söyleyerek sağlanmaz. Bunun somut bir görünüme sahip olması ve vatandaşlar tarafından öyle algılanması gerekir. Nitekim bu konudaki kabule göre yargının sadece bağımsız olması değil toplum gözünde de bağımsız görünmesi gerekir. Oysa bugün devam eden “siyasi davalarda” yargının bağımsız ve tarafsız olmadığı aşikar olduğu gibi sanırım vatandaşlar da bu konuda hem fikirdir.

Yargı bugün adeta iktidarın hukuksuzluklarının aracı ve onay makamı haline gelmiştir. Nitekim dinci iktidarın dinsiz mikro ortağının hem “yargının altın çağını yaşadığı” hem de “yargının iktidarın köpeği olduğu” söylemlerini dile getirmesi bu hususu yeterince açıklamakta olsa gerek.

Adli yıl açılışının partili cumhurbaşkanının sarayında ve zorlamayla yapılması yargının yürütmenin güdümünde olduğunun tescilidir ve yargı bağımsızlığına vurulan büyük bir darbedir. Maalesef ki biz yine “Ankara’da hakimler var” diyemeyeceğiz çünkü hakimler sarayda.

Fazla uzatmadan yazımızı bir fıkra ile bitirelim. Rivayet odur ki yurt dışına ziyarete giden bizimkiler denize kıyısı olmayan o ülkede “Denizcilik Bakanlığı” olduğunu öğrendiklerinde çok şaşırarak sorarlar:

  • Yahu sizde deniz yok ama bakanlığı var, nasıl olur? Karşı taraf cevabı yapıştırır.
  • Sizde de adalet yok ama bakanlığı var. O nasıl oluyorsa bu da öyle oluyor.

Velhasıl, Akp’nin Sarayında yapılan Adli Yıl Açılışı adalete teslim olması gerekenlerin adaleti teslim almasının ilanından başka bir şey değildir.

Bir Yorum Yazın