Ana Sayfa Gündem ABD, Suriye ve terör örgütleri

ABD, Suriye ve terör örgütleri

Amerika Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile Büyük İsrail Politikası (BİP) önünü açmak istediği biliniyor. Vietnam’da boyunun ölçüsünü aldığı için, “yoğurdu üfleyerek” yemeye çalışıyor. Soğuk Savaş döneminden kalma alışkanlıkla, “gerilim politikası” uygulamaktan geri durmuyor.

BOP kapsamında dizayn etmek istediği Ortadoğu’da terör örgütlerinin var olması ve terörle mücadele etme stratejisinden vaz geçmiyor.

Anımsanacağı gibi, Suriye’ye önce “Irak Şam İslam Devleti (IŞİD)”unsurları salındı. “Allah ü ekber” diyerek Allah’ın yarattıklarının kafalarını kesen bu meczup teröristler ile mücadele için Suriye’ye postu serdi. Gerçek amacı; “Arap Baharı” sürecinde deviremediği Suriye Devlet Başkanı Beşar esat’ı yok etmekti.

BOP Eşbaşkanı olarak Türkiye Başbakanına rol verildi. Müslüman teröristler, Müslüman bir ülkeyi tatbikat alanına çevirirken, BOP Eşbaşkanı da “Şam Camiinde Cuma namazı kılma” hedefini işaret etti.

Artık “Soğuk Savaş” süreci yerini “Terörle Savaş” süreci almıştı. Soğuk Savaş dönemini tarafların liderleri, Suriye’de ipi gerdiler. Rusya, İsrail ile ABD’nin desteklediği terör örgütleri tarafından kuşatılan Suriye hükümetinin yanında yer aldı.

ABD, İsrail ve Yuanistan güvencesinde Güney Kıbrıs Rum Devleti; Doğu Akdeniz’de petrol ve doğal gaz çıkarma işini gerçekleştirdi.
Yunanistan, tarihte görülmemiş bir pervasızlıkla Ege’deki 18 Türk adacık ve kayalığına egemen oldu.

PKK terörü karşısında bütün enerjisini kullanmakta olan Türkiye; Amerika’ya angaje olarak komşuluk ve Adana Mutabakatı ilkelerini ayaklar altına alarak Suriye bataklığına daldı!

SURİYE TERÖR ÖRGÜTLERİNİN REKLAMSYON ALANI OLDU

Suriye coğrafyası, adeta dünyadaki terör örgütlerinin Amerika insiyatifi ve Türkiye’nin gözetiminde toplandığı yer oldu.

Suriye’nin neden yıllarca PKK liderini Şam’da denetim altında tuttuğu nedeni, netlikle ortaya çıktı: Türkiye’nin PKK’sının Suriye’de PYD\YPG olduğu ayan beyan anlaşıldı. Başından beri el altında PKK’yı lojistik olarak el altında destekleyen ABD; PYD’yi açıkça destekledi ve “kara gücü” olarak ilan etti.

İkiz Kulelerin vurulmasından sonra Afganistan’daki partneri El Kaide dahil, Müslüman teröristlerle mücadele etmek ve IŞİD’i yok etmek savıyla Suriye’ye gelmişti. Suriye toprakları bir santranç tahtası ve başta IŞİD ile PYD olmak üzere Müslüman teröristlerı piyon olarak kullandı. Türk Silahlı Kuvvetlerine kurulan kumpasların benzeri, Suriye ordusuna düzenlendi. Satın alınan kimi subaylar Türkiye topraklarına geçti. Çeşitli terör örgütlerinden derlenenlerle “Özgür Suriye Ordusu (ÖSO(“ kuruldu (Barış Pınarı Harekatı aşamasında adı “DSO-Demokratik Suriye Ordusu” olarak değiştirildi).

Halen Suriye meşru rejimini devirmek ve Suriye’nin parçalanmasını sağlamak için faaliyet gösteren terör örgütleri şunlardır:

PYD|YPG,ÖSO|DSO, IŞİD, HTS, Nusra, Ebu Ubeyd İbn Cerrah Tugayı, Ebu Bekir Sıddık Tugayı, Ensar el Tevhid, Hurras el Din, Muhacirin Ensar Ordusu, İslami Parti, Cisr el Suğur, Cunud el Şam, Ceyş Usra, Ecnad el Kavkaz, Ahrar el Şam, Feylak el Şam, Ceyş el Ahrar, Ceyş el Sünne, Liva el Hak, Ensar el Din, Nurettin Zenki Tugayları, Şukur el Şam, Ceyş el Mücahiddin, Cephet el Şamiyye, Festakim Kema, Suvvar el Şam, İhvanı Müslimin, Cyş el Nasr, İdlib Hür, Birinci Sahil Tümeni, İkinci Sahil Tümeni, Fevc el Evvel, Ceyş el Sani, Ceyş el Nukba, Şuheda el İslam Deraya, Fırka el Hürrite, Ceyş el Melahim, Ceyş el Badiye, Ceyş el Sahil, Saraya el Sahil, Saraya el Kabul, Cund el Şeria, Ensar el Hak, Ebna el Şeria, Saraya el Guraba…vb.

PYD|PKK içinde İngiliz ve İrlandalı gönüllülerin olduğu BCT (Bab Crow Tugayı); aynı zamanda “UÖT (Uluslararası Özgürlük Taburu) olarak örgütlüdür. Nitekim 2014 yılında Alman ZDF’nin Kobani’ye (ayn el Arab’a) giden gazeteciler; BCT’yi tanıdılar. Keza, “Kobani ve Kürtlerin Umudu” adlı yayında PYD’yi “ Özgürlük Savaşçıları” olarak tanıdılar. Daha 2000’lerde Die Welt gazetesi, PKK unsurlarını da aynı adla tanımlamıştı.

Agance Franse Presse de “ambargoya karşı çıkan direniş hareketi” olarak tanımlamıştı. ABD ile Fransa gazetecileri de PYD için “Direnişçi Kürtler” adını kullanmıştı.
İngiltere’nin BCC televizyonu ise; 22 Mayıs 2007 günü Ankara’nın Anafartalar caddesinde yaşamını yitiren 7 kişiye yöneltilmiş saldırının “Direniş Kürtler” tarafından yapıldığını ifade etmişti.

PKK liderlerinden olan Cemil Bayık da 3 Temmuz 2019 günü Washington Post gazetesine makale yazdı.

Çeşitli devlet veya kurumlar bunları yaparken Türkiye bir şey yapmadı mı? 2019’da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini kazanmak için TRT, başına 4 milyonödül konmuş Osman Öcalan’ı ekrana çıkardı. AKP Hükümeti de İmralı Adası sakini A. Öcalan’dan AKP’ye oy verilmesini salıklayan mektubunu kamuoyuna duyurdu!

Bütün bunlar dikkate alındığında; Suriye Hükümeti’nin Anadolu Kurtuluş Savaşını veren Kuvayı Milliye gibi “yedi düvel” karşısında özgür kalma savaşı verdiğini söylemek, abartı olmayacaktır.

ULUSLARARASI HUKUDA AMERİKA’NIN SİCİLİ BOZUKTUR

ABD, 1919 Paris Konferansına sunulan “Wilson Prensipleri” ile Sovyetlerin “halkların bağımsızlığı” kavramını elinden almak üzere harekete geçmişti.

Zaman için Amerika; halkları veya devletleri özgürleştirme yerine gözyaşlarına boğan, halkları bibirine vurdurtan, planladılğı darbelerle hükümetler yıktığı, devletleri istikrarsızlığa düşürerek güdümlediği bir aktivite içinde oldu. NATO aracılığıyla birçok ülkenyi illegal ”Gladyo” ile iç savaşa sürüklerken, CİA aracılığıyla da bir çok darbenin gerçekleşmesini sağladı.

Türkiye’nin 12 Mart, 12 Eylül ve 15 Temmuz darbelerin arkasında Amerika’nın olduğu artık yadsınmıyor.

Kıta Amerika’sında uyguladığı senaryoların içinde Şili ve Nikargua darbeler sonrasında, ABD “Uluslararası Adalet Divanı” tarafından mahkum edildi.

Güney Amerika devletlerin tümü, ABD tarafından güdülenmek istenmiştir. Bunlardan biri de Nikaragua idi. 1967’den itibarı sürdüren, ailesi sürekli yönetimi elinde bulunduran bir ailenin mensubu olan diktatör Anastasio Somoza idi. “Sandinist Ulusal Kurtuluş Cephesi (FSLN), silahlı mücadeleye vardırdığı sert bir muhalefet sonunda, 1979 yılında Somoza’yı devirdi; süregelen iç savaşı sona erdirdi.

Kısa bir süre sonra FSLN hükümeti, demokratik seçime gitti. Oyların %67’sini alan Daniel Ortega seçimi kazandı. “Başucumuzdaki tehlike” tanımlamasında bulunan ABD, hemen ekonomik ambargo ilan etti. Solcu Ortega iktidarını devirmek için CİA harekete geçti. Devrik Somoza’nın komşu Honduras’a kaçmış taraftarlarından “Contras” oluşumunu örgütledi, eğitti, teçhiz edip silahlandırarak Nikaragua’ya saldırttı. Yeniden başlayan iç savaşta oluk oluk Nikaragualı aktı.

Nikaragua hükümeti, 9 Nisan 1984 tarihinde ABD’yi Lahey’deki “Uluslararası Adalet Divanı”na şikayet ett. ABD’nin terör örgütleriyle işbirliği yaptığı, unsurlarını eğitip donatarak finanse ettiği, bu nedenle üç konuda uluslararası hukuk ilkelerini ihlal etiği sonucuna vardı. 27 Haziran 1986 tarihinde ABD’yi mahkum etti:

1- Başka bir devletin egemenliğine kuvvet kullanarak müdahale ettiği,
2- Hukukun genel prensiplerine aykırı eylemleri desteklediği,
3- İkili dostluk, ticaret ve seyrüsefer anlaşmasını ihlal ettiği … için ABD, Nikaruaga’ya 17 milyar dolar tazminat ödemeye karar verdi.

Aslında ABD’nin Vietnam’da, Afganistan’da, İran’da, Irak’ta, Libya ve Mısır’da yaptığı Nikaragua’da yaptıklarından az değildir. Bugün de Suriye de tekrarlıyor. Fakat Nikaragua mahkumiyeti tecrübesiyle, buralardaki müdahalelerini bir koalisyon şekline sokuyor veya maşalar kullanıyor.

İşlediği suçu ispat edilmez hale getirmenin en sağlam yolu; maşalar (terörist gruplar) organize edip birbirine ve hedef devletlere karşı kullanmaktır. Suriye’deki IŞİD, ÖSO ve PYD bu fonksiyonu ifa etmekteler…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

12,424BeğenenlerBeğen
6,982TakipçilerTakip Et
0AbonelerAbone

SON HABERLER

‘Ya kanalım kapanırsa’ hazırlığı mı yapıyor: Perinçek A haber’de

AKP destekçisi Doğu Perinçek’in A Haber’de canlı yayına çıkacağı duyuruldu...

‘Eşofman giyen kızlar çıplaktır’ diyecek kadar sapkındı ama öğretmenliğe geri dönüyor!

Konya Bölge İdare Mahkemesi, beden eğitim dersinde eşofman giyen öğrenciler için 'çıplaklık' algısı yaratmaya çalışan ve Atatürk'e hakaret eden paylaşımlarda bulunan sözde öğretmen Ercan Harmancı'nın...

Atatürk’e ‘soyu belirsiz’ diyen Akit için hesap vakti

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e hakaretten yargılanan Akit yazarı canlı yayında olduğu için duruşmaya katılmadı.

Hürriyet’in son ombudsmanı yorumladı: Gazete değil, artık bir ceset…

Hürriyet gazetesinden çıkarılanlar arasında yer alan gazeteci Banu Tuna, gazetenin Demirören grubuna satılmasından sonra gazetecilerin enerji politikaları ve ekonomi ile ilgili haberlerde "dikkatli olmak zorunda...

10 Kasım’a ‘bayram’ demişlerdi, töreni de zamanında yapamadılar: Soruşturma açıldı

Çanakkale Bayramiç'te, 10 Kasım'daki Atatürk'ü anma töreninin vaktinden 5 dakika önce başlatılmasıyla ilgili kaymakamlık soruşturmasında, görevli öğretmenler H.A. ve D.A. açığa alındı...