2023 hedefleri havlu attı

İçinin zaten boş olduğu çok iyi bilinen AKP’nin 2023 hedeflerinin bittiği, bu hedefleri koyanlar tarafından da kabul edildi. Tümüyle seçmen kitlelerini etkileme amacıyla ortaya konulan, kendilerinin de inanmadığı temelsiz propaganda malzemeleriydi zaten bunlar. Artık foyası döküldüğü kabul edilen sözde hedeflerin bu kadar uzun süre kullanılmış olması bile onlar için bir başarıydı.

Ekonomi yazarı Cüneyt Akman AKP popülizmini bir Ponzi finans sistemi olarak değerlendiriyor. “2023 hedefleri” diye sunulan hikâye, daha önce Toplumsal haber sitesinde “Rantiyeci ekonomik sistem neden yürümez“ başlıklı yazımda ele aldığım, “Ponzi Finans Sistemi”nin tipik, klasik bir örneğiydi. Bu yazdıklarımın daha iyi anlaşılması için, bahsettiğim o yazımı da okumanızı öneririm.

Kısaca anımsayacak olursak, neydi bu meşhur “Ponzi sistemi”? 1920’lerde ABD’de ortaya çıkan bu sistem, sonradan gelen para ile ilk alınan paraların faizini ödemek üzerine kuruluyor. Ancak aslında ortada üretim ve kâr olmadığından oyun daha fazla sürdürülemiyor ve sistem bir süre sonra çökmeye zaten mahkûm.

Ponzi sistemini kurmak için önce inandırıcı bir hikâye, sonra inandırıcı vaatler ve etkileyici-karizmatik bir şahıs gerekiyor. Sistem sürekli büyümek zorunda olduğundan zamanla potu sürekli artırmak ve en sonunda çılgın projelere kadar gitmek gerekiyor. Ponzi sisteminin işleyişi gereği vaat ve hedef açıklamalarında ekonomik ve siyasi rasyonel mantık aranmıyor.

2023 HEDEFLERİ; KLASİK PONZİ SİSTEMİ ÖRNEĞİ

Gerçeğe aykırı olduğu bilindiği halde “2023 hedeflerimizde Türkiye dünyanın en büyük on ekonomisi arasına girecek” denilerek potun iyice yükseltilmesi de Ponzi sisteminin beklenen bir sonucuydu aslında.

Bu hedeflerin tutturulması için hiçbir şey yapılmazken, yıllar geçtiği halde hedeflere değil yaklaşmak, gitgide uzaklaşılırken, seçmenin bu hikâyelere inancı uzun yıllar bir şekilde sağlandı. Lozan antlaşmasının gizli maddelerinin olduğuna, 2023’de süresinin dolacağına, dünyanın bizi kıskandığına ilişkin akla ziyan açıklamalara, apaçık yalan ve safsatalara halkın önemli bir kesimi inandırıldı.

Türkiye kanatlanıp uçacakmış, kimse tutamayacakmış artık bizi! İyi de bunlar nasıl olacakmış, o ekonomik seviyelere nasıl gelinecekmiş, eğitim sistemimizin ve üretim alt yapımızın bu hedeflere uygun hale getirilmesi için bir şeyler yapılıyor muymuş? Bu tür sorular sorulamazdı ve sordurmadılar. Bu sözde hedeflerin safsata olduğunu söyleyenler, tartışmaya açanlar Türkiye’nin kalkınmasını istemeyen vatan hainleri” olarak yaftalandı.

SÜREKLİ ALDATILMA VE ALDATMA TOPLUMSAL DEĞER OLDU!

Akla aykırı bu 2023 safsatalarına inanan önemli bir toplum kesimi hala varken Ak Saray 2019-2023 dönemini kapsayan 11’inci kalkınma planını bu hafta TBMM’ye sessizce sundu. Topluma utangaçça“unutun o 2023 hedeflerini, durum maalesef değişti” demek zorunda kalındı. O iddialı 2023 hedeflerindeki afaki rakamlar birden en az yarıya indirilmişti.

Bu 11’inci kalkınma plana göre önceki 2023 hedefleri bir yana, 4 yıl sonra (2023’de) 6 yıl önceki, (2013’te) ulaşılan hedeflere yeniden ulaşabilmek başarı olarak görülüyor. Yani 2013’den 2023’e 10 yıl boyunca kalkınma adına boşa kürek sallamış olacağız, o da şimdiye kadar açıklanan planlar gibi boş çıkmayıp bu yeni hedeflere varılırsa.

2023 için neler vaat etmişlerdi ve şimdi 11’inci kalkınma planı ile bu vaatler nasıl geri çekildi, bunlara biraz bakalım.

2013’DE AÇIKLANAN 2023 HEDEFLERİ NEYDİ, ŞİMDİ BEKLENTİ NE OLDU?

Erdoğan’ın 2011’de açıkladığı hedeflerden sadece birisi erkenden tutturuldu; Türkiye’nin nüfusunun 2023’de 82 milyona ulaşacağını söylemişti, bu öngörü 4 sene önceden gerçekleşti, süper! Diğer hedeflerin yanına bile yaklaşılamadı.

* Milli Gelir 2023’de 2 trilyon dolar olacaktı, beklenti (yarıya çekilerek) 1.08 trilyon dolara indi.

* Kişi başına milli gelir 25 bin dolar olacaktı, (yarıya inerek) 12 bin 484 dolara çekildi.

* Dünyada en büyük 20 ekonomi arasında 17’inci sırada iken ilk 10 ülke arasına girecektik, yeni hedeflerde ilk 20’den aşağı düşmemek başarı sayılacak.

* İhracat 500 milyar dolara ulaşacaktı, beklenti (yarıya inerek) 226.6 milyar dolara çekildi.

* İşsizlik yüzde 5’e inecekti, beklenti (ikiye katlanarak) yüzde 9.9’a çıkartıldı.

BIRAKIN 2023’Ü, 2018’İ BİLE ÖNGÖREMEDİLER

AKP 2023 için mesnetsiz ve afakî hedefleri durmadan dillendirirken, 2014 başında beş yıllık bir dönem için açıkladıkları 2018 hedeflerine zaten ulaşamamıştı. 10’uncu Kalkınma Planı’nda konulan 2018 hedefleri ile gerçekleşen sonuçlara baktığımızda, hedeflerden değil ufak sapmalar, bunların yanına bile yaklaşılamadığı görüldü; tüm hedeflerde az değil, ortalama yüzde 60 oranlarında sapmalar oldu.

* 2018 için hedeflenen GSYH (Milli Gelir ) 1,3 trilyon dolardı, gerçekleşen (% 60’ı) 784 Milyar dolar oldu.

* 2018 yılı toplam ihracat hedefi 277 milyar dolardı, gerçekleşen (% 60’ı) 168 milyar dolar oldu.

* 2018 yılı için kişi başına milli geliri hedefi 16 bin dolardı, gerçekleşen (% 60’ı) 9 bin 632 dolar oldu (2019’da daha da düşüyor).

* 2018 yılı için işsizlik hedefi yüzde 7.2 idi, gerçekleşme (% 65 fazlasıyla) yüzde 11 oldu. (Mart 2019 verisine göre yüzde 14,1)

* 2018’de yıllık ihracat hedefi 277 milyar dolardı, gerçekleşme (% 60’ı) 167,9 milyar dolar oldu.

NE ADALET KALDI NE KALKINMA…

Hedef koymak iyi tabi de, bu hedeflere ulaşmak için ciddi çaba gerekmez mi?

Çocuk ileride doktor olmak istediğini söylüyor. Hedef güzel ve iddialı, ama hiç ders çalışmıyor, karnesi her sene zayıflarla dolu. Hocaları “sen bu performansla 2 yıllık meslek yüksek okuluna bile zor girersin evladım, gel gerçekçi ol, ya çalış ya da hedef küçült” diyor. Çocuk gerçeği biliyor ama uzun süre bunu kabul etmiş görünmüyor, etrafını kandırmaya devam ediyor. Üniversite sınavları yaklaşırken hedefi küçültmek zorunda kalıyor ve “bari işletme, iktisat filan okuyayım” diyor, ama önceki performansı ve verdiği sözleri hiç tutmadığına bakılacak olursa, (hocalarının başta dediği gibi) meslek yüksek okulu ile yetinmek zorunda kalacak!

Demokrasi ve hukuk devleti olmaktan uzaklaşan ülke, her alanda geriye gitti. İktidarın artık ekonomide, siyasette, dış politikada sorunları çözme, ülkeyi büyütme ve geliştirme yönünde yapacağı hiç bir şeyinin kalmadığını, yani hikayelerinin iyice tükendiğini herkes gibi kendileri de görmektedir.

Son on yılda ekonomide ve kalkınmada planların ve hedeflerin kıyısına bile yaklaşamadıkları görülmüştü. Beşinci dönemini yaşayan AKP iktidarlarının dayandığı Ponzi finans sisteminin çöktüğünü biz uzun zamandır zaten biliyorduk; 11’inci kalkınma planı ile bu gerçeği şimdi onların da kabul ettiği anlaşılıyor.

Kirazlı konusunda neden alttan alınıyor?

Kazdağları-Kirazlı çevre katliamı konusunu “Neden Bu Kadar Vicdansızlar?” başlıklı yazımda ele almıştım. Konunun bu sefer bir başka ve önemli yönünü ele almaya çalışacağım: devletin...

Montessori yöntemiyle eğitim-2

Montesorrı yöntemine geçen hafta bir giriş yapmıştık. Bu hafta Montesorrı yöntemine göre bir sınıf nasıl düzenlenir?, Sınıf içi uygulamalar nelerdir? Bunlardan bahsedeceğiz. Çocuk okulda olduğu...

Neden bu kadar vicdansızlar?

Son zamanlarda her gün devlet eliyle yürütülen yeni bir doğa katliamı haberini duyuyoruz. * Dünyanın sayılı güzelliklerinden Burdur’un Salda Gölü'ne 'millet bahçesi tesisleri' yapma kararı, *...

Ahlak toplumun temelidir

Çocuk eğitimi, ailede başlar, okul ve çevresiyle birlikte hayat boyu devam eder. Çocuğa ahlaki davranışların kazandırılması eğitimin önemli bir parçasıdır. Ahlak, bizim dini değerlerimizin...

Sol ve sokak

Türkiye'de 1950 li yıllarda çok ciddi bir sol örgütlenme vardı. 1960 lı yıllarda sol örgütlenme sokağa indi. DİSK bugün dahi yapamadığı kadar büyük katılımlarla...