Metamorfoz (Başkalaşım), pek çoğumuzun bildiği gibi bir türün, aynı tür içerisinde, morfolojik, fizyolojik ve anatomik olarak birbirinden tamamen farklı yapılara dönüşmesi demektir. En bilinen örneği ise tırtılın belli bir süre sonra önce koza haline, sonra ise kozanın farklılaşarak kelebeğe dönüşmesidir. Benimse bu aralar takıldığım geçirdiğimiz Toplumsal Metamorfoz.

Günümüzde bilim ve teknoloji artık akıl almaz boyutlarda başkalaşım geçirmekte. Doğru orantılı olarak teknoloji insan yaşamının içerisine girdikçe gerek toplumsal yaşam gerekse de insan yaşamı başkalaşım geçiriyor. İnsan beyninin işleyişinin sırları çözüldükçe teknoloji ve bilimle birleşen yaşam formu yapay zekâ ya da dijital vatandaşlık kavramını ortaya çıkardı. Bu yeni vatandaşlık türünün yapay zekâyla koordinasyon denemeleri başladı. Geçmişte Amerikan sinemalarında izlediğimiz bilim kurguların artık kurgu olmayabileceği belki de yaşamın bire bir kendi olabileceği gerçekliği akla daha yatkın hale geldi. Facebook’taki yapay zekâ ya da Arabistan vatandaşı Sophia’nın gelişimine bakınca buna hayran kalmamak mümkün değil. Hayatın kendi içinde de yaşam döngüsünü de kendine benzetmeye başladı. Her gün uyandığımız sosyal yaşamın kendisi devam eden süreğenliği içersinde başkalaşım geçirdiğini gözlemlememek ne mümkün. Özellikle eski fotoğraflarla günümüz fotoğraflarına bakınca dünle bu gün arasındaki farklılıkları daha da net görebiliyoruz.

Sosyo kültürel olarak yaşam standartlarımız dışında ekonomimizde de fazlasıyla hissediyoruz bunu. Çocukluğumda babamın maaş aldığı zaman kilo kilo, koli koli alınan mutfak harcı bu gün bakıyorum ki bir çok kişinin evinde kilo yerine gram ve adete terk etmiş durumda. Alım gücünün düşmesi üretimin yerini tüketime bırakma kaynaklı olmasının endeksi dışında bir yandan da ülke ekonomisinin genelinde ihracat yerine ithalata terk etmişlik söz konusu.

Teknoloji, ekonomi, eğitim gibi alanların başkalaşım geçirmesi ile yaşamın içerisinde bu başkalaşıma ayak uyduramayan insanoğlu, geri kalmışlığın daha da net söylemek gerekirse bilgisizliğin verdiği güçsüzlükle daha çok hurafelere ve dine yönelmeye başlıyor. Uçlar dengesizliği yaşanıyor. Zengin/fakir, eğitimli/eğitimsiz, dindar/dinsiz, bilgili/bilgisiz yani tam bir birinin zıttı iki toplum. Alıştığımız emperyalizmin dışında hatta mevcut emperyalist devletlerin bile korktuğu yeni bir sistem ortaya çıkıyor. Çıkan bu sistem yine kapitalist mantıktan beslenen yeni bir emperyalizm kavramı. Bu kavram hayatımıza hızla sızmaya başladı kendi vatandaşlık sistemi( Dijital vatandaşlık) kendi para birimi ( Bit Coin), kendi zekâsı (Sophia), hatta görülen o ki kendine ait yeni bir dili ( Facebook yapay zekâları) bile oluşturuyor. Bu yeni vatandaşlık sisteminde din, dil, ırk, sınır ayrımı olmaksızın yep yeni bir şekilde örgütleniyor. Bu durumda eğer değişime ayak uyduramaz isek yeni oluşan bu toplumda ezilen, acı çeken, sömürülen olarak mevcudiyetimizi devam ettirmek zorunda kalacağız.

Sonuç olarak acil olarak yaşanan Toplumsal Metamorfozu görerek bu yaşamın hangi tarafında var olacağımızı seçmemiz gerekiyor. İki şık var ya dijital dünyaya ayak uyduracak bir sistem alt yapısı oluşmalı ya da yeni sömürge sisteminin içerisinde sömürülen olma fikrine alışmalıyız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner46

banner50