Bir 24 Kasım daha geldi. Milli Eğitim Bakanı ve yetkililerin hiçbir duygu, samimiyet içermediğini bildiğimiz; adeta sentetik mesajlarla günü kurtarmaya çalışan anlayışını bugün de görüyor ve reddediyoruz. Bizler, yeni neslin kendi eseri olacağına inanan öğretmenler olarak;

*Öğretim programlarını Atatürk’süzleştirerek yeniden yapılandırmaya çalıştığınız genç dimağlara, berrak zihinlere saldırılarınız bitmeden,

* Atamalardaki mülakat sisteminiz kaldırılmadan,

* Atadığınız liyakatsız yöneticilerinizden kurtulmadan, .

*Günübirlik eğitim politikalarından arınmadan,

*Akıl almaz PDR Yönetmeliği çöpe atılmadan,

* “Ya eşini, ya işini seç” anlayışınız değişmeden,

*Yılda bir defa olsun öğrencisinin durumuyla ilgilenmeyen veliye “öğretmene not ver” dediğiniz performans sisteminiz gömülmeden,

* 3600 ek gösterge öğretmenlere verilmeden

* Mezarda emeklilikle adeta bugünden bitirdiğiniz hayatlar iade edilmeden,

* Teog-Ygs gibi merkezi sınavları kaldırıp yerine ”adam gibi” bir sistem getiremeyen yetkilileriniz koltuklarını terk etmeden,

* Aladağ facialarına önlem alamayanlar hesap vermeden,

* Sorgusuz sualsiz işinden atılanlara adalet gelmeden, Ve burada sayamadığım nice yanlışınıza sırtınızı dönmeden öğretmenin gününü kutlamayın siz.

Mustafa Sabri’nin-Mustafa Sabricilerin değil; Mustafa Kemal’in yolundan giden öğretmenler olarak bizler!

Öğrencilerimizin pırıl pırıl yüreklerinden alıyoruz gücümüzü; onların sevgisinden, davamızın doğruluğundan alıyoruz. Fukara görünce ya abdal, ya cingân demeyen,hâşâ; onun derdiyle dertlenen, yoksulun isyanına ortak olan yüreklerimizden alıyoruz gücümüzü. Bizler, cumhuriyet öğretmenleri olarak, laik, bilimsel,çağdaş eğitim anlayışımızla dokunduk hayatlara. Yarın da dokunacağız. Dün nasıl yaptıysak, öyle. Dokunduğumuz o hayatlarla kutlayacağız günümüzü. İki satırlık kimyasal mesajlarınızın alâsına bedeldi bu sabah mailime gelen öğrencimin mesajı. Başöğretmen Mustafa Kemal ülküsüne sahip tüm öğretmenlerimiz adına kabul edip paylaşıyorum sizinle:

“Yine lacivert bir geceydi.

Yağmur yağıyor, yağıyor, hiç durmayacak gibi yağıyordu.

Dünyanın bütün yağmurları bizim şehre boşalıyordu sanki.Odamda, penceremin ucundan bakarken sokak lambasının aydınlığında fark ettim köşe başında belli belirsiz, saçak altına sığınmış vardiya işçisini.

Biraz kambur, omuzları düşmüş... Gelen ilk otobüse binip uzaklaştı. Arkasında sarı ışıklar...

O gecenin sabahında, gün ağarıp okul yoluna düştüğümde sırtımda ağırlıktan sünmüş çantamın, elimdeki beslenme çantamın, bir de mataramın ağırlığını yıllar sonra da hatırlayacağımı hiç düşünemezdim. Yaşam mücadelesinin ağırlığının ilk adımlarıydı sanki.

Yılın ikinci haftasıydı.

Eşofmanları olmadığı için dersinize girmekten korkan o küçük yavruyu öpüşünüz geldi aklıma. Onu sevişiniz, saçlarına dokunuşunuz.O küçük kızın. Zor bir gündü.

O gece düşündüm dünyada bazı insanların hayata damlattığı emeği, ve bazılarının damıttığı sevgiyi...

Üzerinden yıllar geçti bu anlattıklarımın. Biliyor musunuz, dokunduğunuz o saçlar artık daha uzun.

Daha al, öptüğünüz yanaklarım. Ben, aynı ben. Aradan geçen zamanda, annem atmış aldığınız eşofmanın altını. Üstü duruyor. Belki kızım olur birgün. Ona giydirip

fotoğrafını gönderirim size. Kim bilir, görüşürüz belki. Yokluğun,düşkünlüğün sancısı yüreğime düşmüşken;Siz,O yüreğe dokundunuz,öyle güzel dokundunuz ki...Şimdi düşünüyorum:Yılın ilk dersi değildi,Ama ilk ciddi dersiydi hayatımın.

Öğretmeni, sizden sevmeyi öğrendim.

Gülümsetmeyi sonra.

O sarı ışıklarıyla geceyi aydınlatan sokak lambası şahit söylediklerime.

O lambanın az ilerisindeki düşük omuzlu adam da.

Her 24 Kasım’da annemle adınızı anıyor, dua ediyorlar. “Ekmek derdindeydik, üstü başı alamıyorduk ki...” diye devam ediyor her seferinde. Sizin için anlamı ne olur bilmiyorum,Bir anlamı olsun istiyor muyum, onu da bilmiyorum.

Kızım olursa, adınızı vereceğim ona.

Suya renk olsun,

Hayata umut,

Yüreğe çiçek olsun.

Öğretmenim, Gününüz kutlu olsun.”

Sevgi ve umutla...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.