Yunus Emre Vakfı Ak Saray'a bağlanıyor...

2007 yılında yurtdışında kültürel faaliyetlerde bulunmak ve Türkçe kursları düzenlemek gerekçesiyle kurulduktan sonra kısa sürede 40 ülkeye yayılan Yunus Emre Vakfı, fiilen Saray’a bağlanıyor.

Yunus Emre Vakfı Ak Saray'a bağlanıyor...

2007 yılında yurtdışında kültürel faaliyetlerde bulunmak ve Türkçe kursları düzenlemek gerekçesiyle kurulduktan sonra kısa sürede 40 ülkeye yayılan Yunus Emre Vakfı, fiilen Saray’a bağlanıyor.

05 Aralık 2017 Salı 12:32
Yunus Emre Vakfı Ak Saray'a bağlanıyor...

Sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin çıkartılacağı vakfın yönetiminin tamamı AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayından geçen isimlerden oluşacak.

Birgün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre, TBMM’ye geçen yıl sunulan ve Milli Eğitim Komisyonu’nda görüşmeleri tamamlanan Yunus Emre Vakfı’nın kuruluş yasasını değiştiren tasarının görüşmelerine bu hafta Genel Kurul’da başlanacak. “Türkiye’yi, Türk dilini, kültürünü ve sanatını tanıtmak” amacıyla kurulan ve kısa sürede ABD’den Japonya’ya, Güney Afrika’dan Rusya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyaya yayılan vakıf 40 ülkede 50 merkezde enstitüler şeklinde örgütlendi.

Tasarının genel gerekçesinde, yapılanmadaki değişikliklerin nedeni, vakfın “tek bir merkezden yönetilebilecek hale gelmesi ve karar alma süreçlerinin hızlanması, devletin dış politikalarıyla uyumlu hareket edebilmesinin sağlanması, doğrudan denetime açık hale getirilmesi, yurtdışı faaliyet imkânlarının artırılmasını” sağlamak olarak açıklandı.

Tasarıya göre, vakfın mütevelli heyeti Kültür ve Turizm Bakanı ile Müsteşarı, Dışişleri, Maliye Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı müsteşarlarının dışında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından belirlenecek dört üyeden oluşacak. Heyette, “AKP’nin arka bahçesi, FETÖ modeli” olarak nitelendirilen Maarif Vakfı’ndan da bir üye yer alacak. Tasarının yasalaşmasıyla mütevelli heyeti ve yönetim kurulunun görevi sona erecek. Ayrıca vakıf tarafından yurtdışında görevlendirilen personele de Schengen ülkelerinden vize alma zorunluluğu bulunmayan hizmet pasaportu verilecek.

İSTEDİĞİNİ ATAMADA SERBEST
Tasarıda, Erdoğan’ın atayacağı üyelerle ilgili eğitim durumu, liyakat, kıdem gibi kriterlere yer verilmedi. Buna göre, Erdoğan vakfın mütevelli heyetine istediği kişiyi atayabilecek, doğrudan atadığı üyeler dışında mütevelli heyeti ve yönetim kuruluna atanacak müsteşarlar da iktidar partisine mensup kişilerden oluşacak.

CUMHURBAŞKANI’NIN VESAYETİ
Komisyonun CHP’li üyeleri, siyasi etkilerden bağımsız olarak ülkeyi yurtdışında temsil etmesi gereken kurumun, taraflı ve siyasi iktidarın güdümünde bir devlet dairesine dönüştürüldüğü gerekçesiyle tasarıya tepki gösterdi. CHP’li üyeler, tasarıya yönelik eleştirilerini şöyle ifade etti:

-Mütevelli heyetinin ve yönetim kurulunun üyelerinin ağırlıklı çoğunluğunun Cumhurbaşkanı tarafından atanması ile vakfın özerkliği ve tarafsızlığı fiilen yok edilmektedir.

-Devletle yalnız mali denetim ilişkisi olması gereken vakıf, Cumhurbaşkanlığının onayı olmadan hareket edemeyecek bir duruma düşürülmektedir. Düzenleme vakfın yönetimini Cumhurbaşkanlığı vesayeti altına sokmaktadır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.