Ergenekon sanığı Erol Ölmez şok açıklamalarda bulundu!

Geçtiğimiz hafta yaptığımız röportajın ikinci kısmı olan açıklamaların bu kısmında Erol Ölmez, Metro Turizm'in FETÖ'cüler ile birlikte kendisine kumpas kurarak Yazıcıoğlu ana davasının delillerini yok ettiğini söyledi.

Metro Turizm ile mahkemelik olan Ölmez, Akit gazetesinden Kenan Kıran'ın yaptığı haberlerde algı operasyonu yarattığını ve yanlış bilgiler sunduğunu belirtti. Kripto FETÖ'cülerin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast hazırlığında olduğunu söyleyen Ölmez, kendisinin bunu engellediği için FETÖ'nün infaz listesinde olduğunu ekleyerek devletin hiçbir şekilde koruma vermediğini ekledi. 

2014 yılında Metro Turizm ile yaptığı yolculuk sırasında çantasının kaybolduğunu söyleyen Ölmez, içerisinde Muhsin Yazıcıoğlu ana davasını etkileyecek olan bilgi ve belgelerin kaybettirildiğini söyleyerek açtığı davanın Yazıcıoğlu ana davasının içerisine eklediğini söyledi. 

“METRO TURİZM FETULLAHÇILARA BELGELERİ SERVİS ETTİ”
Çantam kaybolduktan 6 gün sonra bana ilk beş günü yok hiçbir şoförümüzde bulamadık dediler. 6. Gün Metro’dan arayıp işte Erol Bey size ait olan çantayı bulduk dediler. Nasıl buldunuz dediğimde, bir şubesindeymiş. Deposunda bulmuşlar bize geldi cevabını aldım. Peki bana ait olduğunu nerden biliyorsunuz dediğimde işte baktık size ait olan isimler belgeler vardı, isminiz yazıyordu oradan anladık dedi.  Kapalı kilitli bir çantayı hangi hakla açıyorsunuz, nasıl alıyorsunuz diye sorduğumda, işte açılmıştı filan gibi bahaneler ürettiler. Tamam, ben almaya geliyorum dediğimde hayır bizde değil terörle mücadelede dediler. Bana ait olan bir çantanın terörle mücadelede ne işi var?  Çanta normalde çok ciddi bir sıkıntı arz ediyorsa otogarın karakoluna verirsiniz. Otogarın karakolundaki polis karakolu beni çağırır ve ben de giderim sorun nedir derim. Ama terörle mücadeleye niçin gönderdiniz, terörle mücadeleye gittiğim zaman da bana ait olan çantadan bir tanesinin var olduğu, o da şahsi eşyalarım var ama belgeler ve bilgilerin olduğu eşyaların kaybolduğu yok olduğu görüldü. Ben bunu terörle mücadeledeki arkadaşlara da söylediğim zaman nerde bana ait belge ve bilgiler dediğimde, işte bizdeki olanlar bunlar denildi. 

“BENİ NASIL BİR KUMPASIN İÇİNE SOKTULAR?”
En önemli olan Muhsin Yazıcıoğlu ana davasını etkileyecek tüm bilgi ve belgelerin servis edilmesi ve bu servis edenlerin kime servis ettikleri ortaya çıktı. Çünkü Muhsin Yazıcıoğlu davasını kapatmak yok etmek için, davanın da birinci dereceden tek tanığı benim. Yani ne yaparlarsa yapsınlar hiç kimse bu davayı kapatamayacak. Çünkü burada şimdi Metro Turizm birinci dereceden bilgileri ve belgeleri kaybetmekten yok etmekten saklamaktan suçlu. Bunlar suçlu bunlar yargılanacaklar, Muhsin Yazıcıoğlu ana dava dosyası Fetullahçı Terör Örgütü davası olarak işleniyor. Bunlar yargılanacak, adalete hesap verecekler.  Kimlere servis ettiklerini, kimlerle işbirliği yaptıklarını kimlerle ortak hareket edip bana kumpas ve tezgâh kurup, benim çantamı nasıl aldıklarını açıklayacaklar. Yani beni kimler takip ediyordu, nasıl bilgileri oldu, nasıl bir kumpasın içerisine düştüm? Bunların hepsi gün yüzüne çıkacak. Ama kesinlikle ve kesinlikle Metro Turizm burada suçludur ve bu suçu örtmek için elinden geleni yaptı. Teklifler sundu ve her konuda üstüme üstüme gelip, başka tehditlerle üzerime gelmeye çalıştılar. Ama bunun hesabını muhakkak ki Metro Turizm adalet, Muhsin Yazıcıoğlu ana dava dosyası başladığı andan itibaren bunu adalete açıklayacaklar. Kimlere servis ettiklerini tek tek söyleyecekler. Bu ortak hareket ettikleri Fetullahçılar kimler? Bunların isimlerini verecekler. 

“GALİP ÖZTÜRK FETÖ İLE İÇLİ DIŞLIYDI”
Galip Öztürk üzerinden baktığınız zaman FETÖ ile çok ciddi şekilde içli dışlı olduğunu cümle alem biliyor. Hala da ortak hareket ettiklerini de biliyoruz. Artı terörle mücadelede ne işi var çantanın. Hangi hakla terörle mücadeleye veriyorsun, neye güvenerek veriyorsun, niçin verdin? Çok ciddi bir çelişkidir. Ben terörle mücadeleye gittiğim zaman üç buçuk dört saat bana psikolojik baskı yaptılar. Neden? Niçin? Kimdi bunlar. Şuanda bunların hepsi FETÖ’den dolayı açığa alınmış, sorun yaşamış insanlar. Neden ben Fetullahçıların kumpasına tezgahına geldim. Yani Metro’nun FETÖ ile ne bağlantısı var. Yani Galip Öztürk’ün çıkıp meydanlarda beni bu hale FETÖ soktu çıkarttı deyip, Fetullahçılara himmet adı altında para verdiğini herkes biliyor. Galip Öztürk’ün şuanda FETÖ ile işi yoktur demek abestir. Bunların hala birinci dereceden bağlantıları devam ediyor. Bunlar sadece Galip Öztürk kendini farklı girdiği davalardan kurtarmak için. Bir takım maddi ve manevi gücüyle hareket etti. Çok ciddi şekilde harcadığı rakamlarla şu anda serbest.  Ama beni satın alamadılar. Erol Ölmez’i nasıl satın alacaklar? Erol Ölmez’e teklif de ettiler. Bu haberleri bu davayı yapmak isteyen kişileri satın aldılar. 

“KENAN KIRAN’I NASIL SATIN ALDILAR?”
Özellikle AKİT gazetesinin, tüm şu sizde olan belgelerin hepsi Akit gazetesinde Kenan Kıran haber yaptı, haberin içerisine gerçekleri değil, algı operasyonu yaparak tek çanta olarak geçti. Aslında iki çanta olduğu burada resmi kayıtlarda geçiyor. Kenan Kıran’a ne teklif ettiler, bunun karşılığında ne bedel aldı?
Kenan Kıran’la bu güne kadar yaptığımız bütün haberlerde algı yapıldı. 2011 yılında devlet görevlileri benim yanıma gelip, daha Fetullahçı Terör Örgütü yokken F Tipi terör örgütü ile mücadelede senin desteğine ihtiyacımız var diyerek benim yanıma geldiler. Ve benle konuştuktan sonra, "sen Akit gazetesini arayacaksın ve sen şu şu haberleri yapacak bana bir muhabir gönderir misiniz diyeceksin" dediler. Bana ilk gönderdikleri adam Kenan Kıran.  Kenan Kıran normalde bir muhabirdi Akit gazetesinde benim sayemde yaptığı haberlerle Recep Tayyip Erdoğan’la yolculuk yaptı yan yana geldi, yükseldi ve en son Zaman gazetesine Kayyum olarak atandı. Genel yayın yönetmeni oldu. Şimdi Sabah veya Star gazetesinde. Yani şuan yüksek bir mevkide. Özellikle bu İsmail Ağa cinayetleri. İsmail Ağa cinayetleri, Ergenekon ismi geçmesi bunlar hep danışıklı dövüştür. Benim Kenan Kıranla, Akit gazetesiyle yaptığım bütün haberler danışıklı dövüştür. Devletin anlaşma yaptığı haberlerdir. Benim anlaşmam şuydu, ben Ergenekon daha yeni yeni başlamışken, daha Balyoz filan yokken, tüm sanıkların serbest bırakılacağını, Recep Tayyip Erdoğan’ın tüm bu konuları bildiğini ama hiç kimseye güvenmediğini, güçlü bir ismin buradan çıkıp bunları açıklık getireceğini söyledi. Benim konuşmalarım ve açıklamalarımla özellikle İsmail Ağa cinayetleri dedikleri cinayetlerinin pisliği temizlendi. Yoksa İsmail Ağa’dan tutun benim haberlerimde hepsi Kenan Kıran ve Akit gazetesinde danışıklı dövüştür. Gönül rahatlığı ile ben bunu söylüyorum. 

“DEVLET BİZ SİZİ KORUYAMAYIZ DEDİ”
En son onunla Metro davasında şu haberi bak bana böyle böyle bir kumpas kuruldu dediğimde ve o ara yine Kenan Kıran Akit gazetesinde ve neyin karşılığında Metro’dan ne aldılar da elinde tüm resmi belgeler olduğu halde yalan beyan haber çıkardı. Niçin Metro’yu aklama operasyonuna döndürdü işi? Neden böyle bir haber yaptı? Burada Kenan Kıran’da suçludur. Burada bunların hepsi çok ciddi şekilde Muhsin Yazıcıoğlu davasını kapatmanın örtmenin beraber suçunu işlediler. Muhsin Yazıcıoğlu davası Türk Milleti'ne yapılmış bir suikasttır. Bu davanın kapanması için bana para teklif ettiler, çok ciddi milyon dolarlarlık tekliflerle geldiler. Bunların hepsi resmi kayıtlarda da var. Ana dava dosyası resmi kayıtlarında var. Şuanda anlatacağım her konu resmidir. Resmi ağızdan, resmi kayıt ve tutanaklara geçmiş konulardır. Ben o parayı almadım bu sefer ölümle tehdit ettiler. Benim kapıma kadar gelip, işte bak senin ailen burada biliyoruz, en son sen bedelini çok ağır şekilde ödersin diyerek tehdit dahi edildim. Ama devletin bu konuları bildiği halde hiçbir şekilde tedbir almadığı bir gerçektir. Müracaat ettim, birçok müracaatlarımda kesinlikle her geriye dönüş şu oldu. Biz sizi koruyamayız, biz sizi kollayamayız dediler. Yani devletin bir yetkili makamı senin yüzüne kalkıp böyle bir şey söyleyebilir mi? 

“NEDEN RECEP TAYYİP ERDOĞAN EROL ÖLMEZ’İ KORUYAMIYOR?”
Biz sizi koruyamayız kollayamayız. Demek ki beni faili meçhule bırakıyorlar… Yani Erol Ölmez’e bir suikast yapılsın ki faili meçhule bırakılsın. Devlet beni koruma altına alamıyor, korkuyor. Neden korktuğunu anlamıyorum, ben bunu anlamış değilim yani. Burada bu konu Muhsin Yazıcıoğlu davasında ihale şu anda Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ı ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın üzerine yıkılmak istendi. Ben buna izin vermedim bir Ergenekon sanığı olarak. Ve ben hala neden ciddi anlamda sıkıntılar çekiyorum. Neden devlet, savcılar Erol Ölmez’e sahip çıkmıyor. Özellikle soruyorum neden Recep Tayyip Erdoğan Erol Ölmez’e sahip çıkmıyor?

“MUHSİN YAZICIOĞLU DAVASININ TEK TANIĞIYIM”
Ben Recep Tayyip Erdoğan için birçok riski göze aldım. Şuanda Fetullahçı Terör örgütünün bir numaralı infaz listesindeyim. Ölüm listesine aldılar beni. Bunu bana beyan ediyorlar, savcı bunu beyan ediyor. Bunu bana söyleyen savcı diyor ki Erol Bey biz bir şey yapamayız. Ama bu bir gerçek diyor. Gerçekte o zaman beni nasıl kollayacaksınız. Adamlar bugün yarın sokakta dolaşıyorum, sağa sola gidiyorum ya infaz edilirsem. O zaman ne olacak. Muhsin Yazıcıoğlu davasının tek tanığıyım. O zaman bu davanın tek tanığı olan ciddi anlamda birinci dereceden tanığı infaz edilmiş susturulmuş olacak. Bunu mu istiyorlar yani, tanığın suikaste gitmesini mi istiyorlar yani. Amaçları ne? Beni susturmak için ellerinden geleni yapıyorlar, her türlü engeli önüme koyuyorlar. Böyle bir hukuk devleti olur mu? Adaletten bahsediyoruz, olmayan bir adaletten bahsediyoruz. Bir adalet yok ben inanmıyorum yani. Bir Erol Ölmez’e sahip çıkamayacak kadar, devletin hiç mi bir gücü yok. Böyle bir saçmalık olur mu?

“17-25 ARALIK OPERASYONUNU BAŞLATAN BENİM”
17-25 Aralık operasyonunu başlatan benim, operasyonun ilk FETÖ daha F Tipi örgütken daha yapılanma 17-25 başlamamışken önceki bu operasyonu 20 Mart 2014'te yapacaklardı.
25 Mart’ta da Muhsin Yazıcıoğlu’nun davasını Recep Tayyip Erdoğan ve Hakan Fidan üzerine yıkacaklardı. Arkasından da Ötüken Operasyonu ile hükümete operasyon yapacaklardı. Bunların hepsini şu anda Hükümette biliyor, Cumhurbaşkanı da emniyet ve istihbarat da biliyor.  Ama hiçbiri ya Erol sen bu kadar bize iyilik yaptın kendini riske attın vatandaş, ben sizin için atmadım arkadaş ben vatanımı ülkemi seviyorum.  İçeride yatan Ergenekon sanıkları masum insanlar, hiç alakası olmayan insanlar. Saçma sapan algı yaratarak saçma sapan birtakım belgeler ile yapılan tutuklamalar. O masum olan insanlara Ergenekon operasyonu yapıldı çünkü Türk ordusuna yapılan bir operasyondu Ergenekon. Bunun akıbetinde içeride yatan insanlar vardı. 2011 de bana geldi söz verdiler,  2013’e girdik. Ben 2012’lerde uyarı yaptım. Recep Tayyip Erdoğan Başbakan iken ben kendisine ulaşması için belgeler gönderdim. Başbakanlık dönemindeyken. Ama ona ulaşmadı. Çünkü yanındaki kripto olan FETÖ’cüler yani Pensilvanya’ya biat etmiş olan hain örgüt liderine biat edenler belgeleri ulaştırmadılar. Bunun üzerine Pensilvanya’dan söyle bir uyarı geliyor, Ergenekon sanığı Erol Ölmez bu konuyu çok iyi biliyor, bizim ne yapacağımızı bildiği için operasyonu erkene alıyorlar. 20 Mart’ta yapılacak operasyonu 17-25 Aralık’ta yapıyorlar. Onların arı kovanlarına yani F Tipi Örgütün kovanlarına çomak soktuğum için çok ciddi sıkıntıya girdiler. Ondan sonra onların 17-25 Aralık davası ile beraber aralarından en zayıf halkayı burada Cumhuriyet Savcısı Serdar Coşkun’un karşısına getirdim. Burada ben ne yaptım biliyor musunuz?

“RECEP TAYYİP ERDOĞAN’I ZEHİRLEYECEKLERDİ”
Recep Tayyip Erdoğan’ı zehirleyeceklerdi. Sadece tenden geçen, normal bir doğal şekilde kalp krizi geçirten çok özel bir zehri vereceklerdi. Ben bunun önüne geçtim Recep Tayyip Erdoğan’ı ölümden kurtaran bir adam, 17-25 Aralıkta uyaran adam, Muhsin Yazıcıoğlu davasında yanında olan, FETÖ’nün tehdit ve para tekliflerine karşı dik duran Recep Tayyip Erdoğan’ı satmayan bir insan olarak devlet beni koruyamıyor. 

“ERGENEKON VE BALYOZ DAVALARI ÇÖZÜLDÜ”
17-25 Aralık oldu ondan sonra Fetullahçı Terör Örgütü  adı altında bunların tüm yani paralel yapılanma adı altında Ergenekon ve Balyoz davaları çözülmeye başladı. Bunun çözümünü başlatan tek adam Erol Ölmez. Neden diyeceksin, Kuddusi Okkır ellerimde rahmetli oldu, olmasına birkaç gün kala aldılar ve o öldükten sonra hüngür hüngür ağlayarak yemin ettim. Koğuşların duvarlarına vurarak ağladım. Bunlardan intikamını alacağım diye ve ben verdiğim sözü tuttum. Şu anda Ergenekon ve balyoz davaları hepsi çöktü. Bu davalar çöktüyse ben ölüm riskini göze alarak kendimi riske attım.  Ve benim sayemde şu anda tüm davalar çözüldü.  Ve bu resmi kayıtlarda şu anda anlattığım her şey.  Resmi kayıtlarda olan şeyleri anlatıyorum ben. Ama ben böyle dışarıya çıkıp da kahramanım diye anlatmıyorum. Çünkü ben ülkemi vatanımı seviyorum. Ben ülkem için savaşıyorum. Burada Recep Tayyip Erdoğan için filan değil ülkem için, çünkü ülkeme zarar verecek her türlü şeyin karşısındayım. Ben vatansever bir insanım. Atatürk gibi bir Türk milliyetçisiyim. Cumhuriyetçiyim. Ama kimse kalkıp benim vatanımın aleyhinde hareket edemez. Benim sevmediğim bir insan dahi eğer kalkıp dışardan ona bir müdahale oluyorsa ben o dışardakine karşı cephe olurum. 

“BEN HÜKÜMETÇİ DEĞİLİM”
Bize şuan diyorlar siz Recep Tayyip Erdoğan’ın tarafındasınız. Hayır, arkadaş ben hükümetçi değilim. Ben burada yalnızca terör ile mücadele de Recep Tayyip Erdoğan’ nın yanındayım onun dışında hiçbir şekilde siyasi dernek parti ile alakam yok. Kimseyle bir işim yok bulamazlar. Yani size bu anlattığım her şey tüm resmi kayıtlarda var. Şuan Cumhuriyet Savcılığından alabilirsiniz. Konuştuğum her şey bilinen ve kamuoyunda açıklanmayan şeylerdir. 
Hrant Dink de Uğur Mumcu da gerçekleri biliyordu ve doğru yoldan gidiyorlardı. Korkaklar her gün ölür cesur bir gün ölür. Ben bir Türküm tehditten korkmam. 

"YAZICIOĞLU’NUN KANI ÜZERİNDEN MEVKİ MAKAM SAHİBİ OLDULAR"
Muhsin Yazıcıoğlu Ana Dava Dosyası ile ilgili söyleyeceklerim şudur, bir kere birinci derecede rahmetlinin en güvendiği insanların şuanda sanık olarak yargılanmasıdır. Bunlar yargılanmadıkça dava çözülemez.  Yazıcıoğlu’nun ölümünden sorumlu olan ve mevki makam sahibi birçok insan vardır. Yazıcıoğlu’nun kanı üzerinden mevki makam ve para sahibi oldular. Şuanda bu insanlar bire bir bildiğim insanlar. Bunlar yargılanacak ve Yazıcıoğlu davası başladığı gün çözülecek. Bunların sanık olarak yargılanması gerekiyor. Şuanda 16 kişi birinci dereceden Muhsin Yazıcıoğlu ana davasında sanık olarak yargılanacak. 16 kişi bunlar Türkiye’de tanınan bilinen isimler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.