Bu adam gerçekten çıldırmış olmalı! Haydi tamam, hayattan çok sıkıldı ve kendisini öldürmek istedi diyelim. Ama bir insan kendine hayat boyu ona işkence olacak bir aksiyona neden girer ki? Neden kulağını keser? Kimden bahsettiğim konusunda tahminleriniz vardır. Vincent Van Gogh! 

Van Gogh deli bir adam! Onun hakkında kronik bir depresyon geçirdiğini söylüyorlar! Ama ben onun bu deli halini çok seviyorum! Kendisine zarar vermesini istemezdim orası ayrı. Heyecanla beklediğim “Loving Vincent” filmi de sonunda vizyona girdi! Bu film, başarılı ressamın yazdığı 800’e yakın mektup ve 120’den fazla tablosundan yola çıkarak oluşturulmuş.  Filmi izlemeden önce onun hayatı hakkında ilginç bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum. 

Van Gogh, hayatı boyunca iyi bir amaca hizmet etmek istemiş ve 25 yaşında stajyer rahip olmuş sonrasında kömür madenindeki işçiler için çalışmış. Sonrasında kilisedeki görevinden uzaklaştırılmış. Kardeşi Theo’nun yanına Paris’e gitmiş.

İştahsızlık, mide bulantısı, ateş ve kusma gibi sağlık problemleri yaşayan bu başarılı ressam, Paris’te kendisini alkole vermiş. Bu da ruh sağlığını kötü yönde etkilemiş. İçtiği Absinthe, 19. yüzyılın fenomeni olan ve ilham verdiğine inanılan içki, halüsinasyonlara sebep olmuş. Bu arada Absinthe, Yahya Kemal’in “Büyü Şiir” adlı şiirinde ve Manet’in “The Absinthe Drinker” eserinde bile karşımıza çıkar.

Kötü sağlığına rağmen sürekli resim yapmış ve bunun yanında da mektuplar yazmış. 15 ayda 200 tane resim yapmış. Resim yapma yeteneği bir kenara, kalemi de çok iyiymiş. Bu hızlı üretkenliğinin bir nedeni de hastalığı, hipergrafi sebep olmuş. Ayrıca 27 yaşından sonra resim yapmaya başlamış ve yaklaşık olarak 2,100 adet eseri var. Bu yönden güzel bir örnek kendisi. Demek ki hiç bir zaman hayallerinin peşinden koşmak için geç değil!

Van Gogh, Güney Fransa’ya Arles’e taşındıktan sonra Fransız ressam post-empresyonist akımının öncülerinden olan Paul Gauguin ile arkadaş olmuş; ama arkadaşlığı değişik bir boyuta ulaşmış ve araları bozulmuş. Gauguin, bir gün Van Gogh’a Arles’ten ayrılacağını söylemiş. Van Gogh bu fikri hiç sevmemiş. Gauguin şehri terkederken Van Gogh  arkasından bir kesici ile gitmiş ve arkadaşını hep gördüğünden farklı bir şekilde görmüş. O anda kulağını kesip paketleyip tanıdığı bir kadına vermiş. Bulunduğunda akıl sağlığını tamamen kaybetmiş. Bir başka söylenti ise aralarında aşk ilişkisi olduğu, bu olayın Paul Gauguin tarafından bir yaralanma olduğu ve Van Gogh, Gauguin’in hapse girmesini istemediği için suçu üzerine aldığı.

Kendisi nevi şahsına münhasır olsa da ailesinde tek Vincent Van Gogh o değilmiş meğer! İsmini ölü doğan büyük ağabeyinden almış. Ölü doğan ağabeyi de ismini büyükbabalarından almış. Diğer Vincent ise Theo’nun oğluymuş.  Van Gogh soyadı, Almanya’da hala çok yaygın bir soyad.

Aşk hayatı mı? Pembe dizi tadında! Dul kalan kuzenine mi aşık olmamış, üst sınıftan Eugenia adlı bir kadına mı tutulmamış.. En sonunda da Sien adında Alman bir fahişeye aşık olmuş ve onunla beraber yaşamış. Sadece Siene değil onun başkasından olan bebeğine bile bakmış. Van Gogh’un bazı çizimlerinde Sien’i görebiliriz. Tabii bu ilişki, Van Gogh’un ailesiyle arasını iyice açmış. Theo’nun iknalarıyla Van Gogh Sien’i terketmiş. Benden duymuş olmayın pişman olduğu söylentiler arasında.

Ölmeden önce Van Gogh’a bakan doktoru Gachet’in portresini yapmış ve 1990 yılında 82.5 milyon dolara satılmış. Açık artırmada satılan sıralamada gelmiş geçmiş 13. en pahalı resim olmuş. Ne yazık ki hayatı boyunca da sadece bir resim satabilmiş. 

Ölümünden sonra onu meşhur eden Theo’nun eşi Johanna’ymış. Johanna’nın ölümünden sonra Theo’nun oğlu Amsterdam’da Van Gogh Müzesi’ni 1973’te kurmuş. 
Bunların yanı sıra, Van Gogh aslında ilk özçekim kralı! Kendisinin 43 tane portresini yapmış. 

Çok üzücü ki çoğu ressam gibi bizim koca yürekli Vincent Van Gogh da öldükten sonra değeri anlaşılanlardan. Hayatıyla ilgili daha fazla detay vermeden sizi sinemaya, bu muhteşem filmi izlemeye davet ediyorum!  2017 Avrupa Film Ödülleri’nde En İyi Animasyon Ödülü’nü aldığını ve Golden Globe , Critics Choice, SAG Ödülleri’ne aday gösterildiğini büyük bir tebessümle eklemek isterim. Bu görsel şöleni kesinlikle kaçırmayın derim. Keyifli seyirler dilerim! 

  
   
  
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Rezan Alparslan 2018-01-04 15:09:38

Filminden çok daha detaylı güzel anlatmışsın.Anlatım dilin harika olmuş yazıların çok başarılı tebrikler

Avatar
Hande Akay 2018-01-04 18:08:09

O kadar guzel antlatmissin ki filmin geri kalanini da sinemadan degil sen den dinlemek isterdim

banner46

banner50