Prof. Dr. Uğur Kaynak yazdı...

Prof. Dr. Uğur Kaynak Kanal İstanbul projesinin çevreye vereceği zararları açıkladı...

Prof. Dr. Uğur Kaynak yazdı...

Prof. Dr. Uğur Kaynak Kanal İstanbul projesinin çevreye vereceği zararları açıkladı...

11 Aralık 2017 Pazartesi 23:32
Prof. Dr. Uğur Kaynak yazdı...

Prof.Dr.Uğur Kaynak


Bu çalışmada, “Kanal İstanbul Projesi” İzostazi, Sismotektonizma ve Sismoloji gibi Jeofiziksel disiplinlerin ışığında değerlendirilmiştir.
Projenin son durumuna göre geometrik boyutları:
Uzunluk: 43.000 metre
Genişlik: 400 metre
Derinlik: 25 metre 
olarak saptanmış bulunmaktadır. Buna göre Yamuk olan kanal kesitinin, Şev Stabilizasyon Açısı (içsel Sürtünme Açısı) çok düşük olan alüvyal zemin yüzünden en az 20 dereceye kadar yatırılmak zorunluluğu doğunca, projelendirilen 400 metre genişliğin yaklaşık 500 metreye çıkarılması söz konusudur. Bu nedenle kanalın ikizkenar yamuk biçimli kesitinin “orta tabanı” 400 metre olarak alınmıştır. Buna göre;
Kanalın hacımı (Hafriyat Hacmi) = 43.000 x 400 x 25 = 430.000.000 m3
Hafriyat tonajı = 430.000.000 m3 x 2.7 Ton/m3 = 1.161.000.000 Ton.
Kanal İstanbul tamamlanıp servise alındığından itibaren hem anında hem de zaman içerisinde oluşacak etkileri, şu ana başlıklarda toplayabiliriz:
A)İzostatik Etkiler
B)Sismotektonik Etkiler
C)Sismolojik Etkiler
D)Klimatolojik etkiler
E)Marmara Çukurluğu şev stabilizasyon etkileri
F)Fauna ve Flora etkileri
G)Fosseptik etkiler
H)Tarımsal Etkiler
I)Çevre Kirliliği Etkileri
J)Demografik Etkiler
K)Ekonomik Etkiler 

Bu Proje; Tıpkı Şüveyş ve Panama Kanallarında olduğu gibi, global çapta Yerküre’nin coğrafi yapısına “planlanmış” ve tamamlandığında “uygulanmış” bir saldırıdır.
Küresel ısınma da önünde sonunda Yerküre’nin coğrafi yapısını değiştirecektir. İnsanoğlu, ancak doğal güçlerle savaşarak değil, onu koruyarak kalkındığı sürece, sürdürülebilir bir refah’a ulaşabilir.
A)İzostatik Etkiler:
Yerkabuğunun derinliklerinde “Magma Katman”ı diye bir katman yoktur. İster Okyanussal, ister Kıtasal olsun; Yerkabuğu, Astenosfer denilen elastoplastik özellikli “kor Kaya”lardan oluşan bir katman üzerinde yüzmektedir. (Arşimet yasasına göre tam anlamı ile yüzmektedir.) Bu nedenle yerkabuğu üzerine hızlı bir yük bindirilmesi durumunda, yerkabuğu bel verecektir. Bu durum Keban ve Atatürk barajlarında çok belirgin olarak kendini göstermiş olup, halen izostatik depremler rezervuar havzalarında devam etmektedir. Aynı şekilde yerkabuğu üzerinden hızlı bir şekilde yük kaldırıldığı takdirde orada bir yükselme etkiliği oluşur. Örnek olarak Grönland ve Antarktika buzulları kayarak okyanuslara ulaştığından, terk ettikleri yerlerde yükselmeler halen devam etmektedir.
Bir milyar yüz altmış bir milyon ton hafriyatın şatlara yüklenerek Marmara Denizine dökülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde ilave çevre sorunları oluşacak ve maliyet katlanarak artacaktır. Bu durumda 1.161.000.000 ton malzeme yer değiştirmiş olmaktadır. 
Kural olarak yerkabuğu hemen buna reaksiyon gösterecek ve kanal bölgesi yükselirken, depolama bölgesi bel verecektir. Kazılarak alınan 2.7 Ton/m3 yoğunluklu zemin malzemesi yerine 1 Ton/m3 yoğunluklu deniz suyunun gelmesi demek 1.7 Ton/m3 Boşluk oluştu demektir.
B)Sismotektonik Etkiler:
Kazı alanının zeminindeki sığ plastik malzemeler (Çekmece Formasyonu, Silivri Silt Taşları) olayı kolaylıkla takip edebilirlerken, onların tabanındaki sert kireçtaşları ve Istranca’nın devamı olan gömülü paleozoik formasyonlar bu deformasyona ancak yeni eğim atımlı faylarla yanıt vereceklerdir.
C)Sismolojik Etkiler:
Kanal alanında beklenilen izostatik deprem etkinliği onlarca yıl azalarak da olsa devam edeceğinden, kurulacak olan yeni şehir’in betonarme yapıları, bu uzun süreli deprem momentlerine maruz kalmaları yüzünden mikro çatlaklarla yanıt verecek ve periyodları büyütülerek kendi plastik özellikli zeminleri yüzünden daha sakıncalı bir duruma geleceklerdir.
Özellikle deniz tabanında, depo alanındaki izostatik depremler ise zaten gerilim altındaki Orta Marmara Segmentinin sürtünme kilidinin azaltılmasına neden olarak, beklenilen büyük depremi öne çekecektir. 
D)Klimatolojik Etkiler:
Yörenin albedosu değiştirilecek, İstanbul’a ilaveten çok büyük bir uydu kentin yamanması sonucunda Çatalca Yarımadasının iklimi, üzerinden gelip geçen yağmur bulutlarının yağmaması yüzünden daha da kuraklaşacaktır. Buna karşılık poyraz, yıldız, karayel gibi hâkim rüzgârların rüzgâraltında kalan güney Marmara toprakları, bulutların yolu üzerindeki ilave bir buharlaşma alanı yüzünden daha fazla yağış alabileceklerdir.
E)Marmara Çukurluğu şev stabilizasyon etkileri:
Deniz tabanındaki depolama alanının oluşturduğu deformasyon ve titreşim yüzünden, ortalama 80 derece gibi çok yüksek bir yamaç eğimine sahip olan Marmara çukurluklarının kenar duvarları duraysız hale gelebilecek ve her biri bir–iki milyar tona yaklaşan heyelanlar oluşabilecektir. Bu da güney sahilleri için Özellikle Bandırma , Erdek ve Gemlik Körfezleri için tehlikeli olabilecek tsunamiler demektir. 
F)Fauna ve Flora etkileri:
Akdeniz ve Ege denizi yoluyla Tropik denizlerden gelen flora ve karnivorlar şu anda Egede bile söz konusudur. Küresel ısınma nedeniyle Süveyş Kanalından Akdeniz’e ulaşan zehirli yosunlar, canlı yaşantıyı olumsuz etkilerken, tropik okyanuslardan gelen kimi zehirli, kimi yırtıcı balıklar da yerel balık popülasyonu için zamanla soykırım boyutlarına varan tehlikeler doğurmaktadır. Bu tehlike, yeni ve (dok yapıldığında) akıntısız bir bağlantı yolu yüzünden Karadeniz’e kadar uzanabilir.
G)Fosseptik Etkiler:
En azından 500.000 nüfuslu olması planlanan Yeni Kanal Şehrinin kanalizasyonu arıtılsa da, Marmara Denizinin tabanında ilave bir fosseptik siltasyonuna neden olacaktır. Bu durumda Çekmece Çukurluğundaki tüm taban faunası ve florasının “daha hızla” yok olması kaçınılmazdır.
H)Tarımsal Etkiler:
Yaklaşık 500.000 nüfuslu bir uydu kent planlanmaktadır. Onbinlerce dekar zirai toprak ve Yüzlerce hektar orman örtüsü yok edilecektir. Bu topraklar Hollanda’ya kiraya verilebilseydi, 100.000 Holştayn İneğine mısır silajı üretirlerdi.
I)Çevre Kirliliği Etkileri:
İlave 500.000 nüfuslu bir kentin atıkları hem deniz için, hem de kara için yeni çevre kirliliği sorunları demektir. Türkiye acil olarak plastik atıklar için kalıcı bir çözüm üretmek zorundadır.
J)Demografik Etkiler
Yeni Uydu Şehir yüzünden, İstanbul’u terk ederek gelen bujuvazinin terk ettiği alanlara, varoşlardan bir göç dalgası, boşalan ve ucuzlayan varoşlara ise Anadolu’dan yeni bir göç dalgası söz konusudur. Hatta Yeni uydu şehrin neredeyse tümünün, yeni vatandaş yapılan zengin Araplara tahsis edilmesi bile planlanmış olabilir.
E)Ekonomik Etkiler.
Yarım asırdan beri bütün büyük şehirlerimiz göç almakta, kırsal hayat bitirilmekte, hayalet köylerde birkaç inatçı ihtiyar yaşamakta, böylece yarım asırdan beridir diri tutulan inşaat sektörü, “ekonominin lokomotifi” olmaya devam etmektedir. Bu söylem ise çok büyük bir kandırmaca demektir. Şehirlerimizdeki betonlaşmalar yüzünden şehirlerimizin bütün tarihsel dokusu yok edilmektedir. Üretime dayanmayan, tüketimi teşvik eden bir “ekonominin lokomotifi”, ancak kısa süreli çare olup, o andaki iktidarların başarılı oldukları sanrısını oluşturmaktadır. Dış borçlara, cari açığa, tırmanan enflasyona yönelik derin ekonomik yorumlar yapmaya gerek yoktur. Ancak bu lokomotifin buharı tükendiğinde mucizevi büyümelere sahne olan Türk Ekonomisi, petrolü tükenecek olan arap ülkelerinden de hızlı bir “ekonomik çöküntü” yaşayacaktır.

Toplumsal Haber Merkezi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner46

banner50